# MADDE 33
Finansal Kiralama Feshinde Mal İadesi ve Tasfiye
Resmi Kanun Metni
(1) Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. İade edilen malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir. İade alınan malın üçüncü kişilere finansal kiralama yöntemiyle kiralanması hâlinde de aynı esaslar uygulanır.
(2) Sözleşme kiracı tarafından feshedilirse kiracı malı geri vermekle beraber uğradığı zararın tazminini, kiralayandan talep edebilir.
(3) Sözleşmeden kaynaklanan borçlara karşılık teminat olarak alınan ipoteklerin paraya çevrilmesinde 2004 sayılı Kanunun 150/ı maddesi hükümleri uygulanır.
(4) Kiracının bu Kanunda belirtilen süreler içinde borcunu ödememesinden dolayı kiralayan tarafından noter aracılığıyla kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı Kanunun 68/b maddesi hükümleri uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, finansal kiralama (leasing) sözleşmesinin sona ermesi veya feshedilmesi durumunda kiralanan malın akıbetini düzenler. Özellikle iş makineleri, araçlar veya üretim ekipmanı kiralayan şirketler/esnaflar için geçerlidir. Sözleşme; kiralayan (leasing şirketi) tarafından feshedilirse ya da kanunda belirtilen şartlarla kiracı tarafından feshedilirse, kiracı malı iade etmekle yükümlüdür. İade edilen mal üçüncü bir kişiye satılırsa, elde edilen satış bedeli öncelikle vadesi gelmemiş kira bedellerini ve varsa kiralayanın zararını karşılar. Eğer satış bedeli bu toplamdan düşükse aradaki farkı kiracı tamamlar; yüksekse fazla tutar kiracıya ödenir. Aynı kural, malın finansal kiralama yöntemiyle tekrar kiraya verilmesi hâlinde de geçerlidir. Kiracının kendi isteğiyle sözleşmeyi feshetmesi durumunda ise malı geri vermesi ve varsa zararını kiralayandan talep edebilmesi mümkündür. Son iki fıkrada ise teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi ve noter aracılığıyla gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında icra hukukuna yapılan atıflar yer alır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin finansal kiralama yoluyla edindiği bir iş makinesi olduğunu düşünelim. Ödemeler aksadığı için leasing şirketi sözleşmeyi fesheder ve makineyi teslim alır. Şirket bu makineyi açık artırmayla satar. Diyelim ki kalan kira borçları toplamı 1.000.000 TL, kiralayanın ek zararı 200.000 TL; satış bedeli ise 1.500.000 TL çıktı. Bu durumda satış bedeli toplam borçtan yüksek olduğu için aradaki 300.000 TL kiracıya iade edilir. Eğer satış sadece 800.000 TL olsaydı, kalan 400.000 TL'lik fark kiracıdan tahsil edilirdi. Bu hesaplama sözleşmede başka bir değer belirlenmemişse geçerlidir. Ticari hayatta bu tür bir tasfiye süreci, şirketin nakit akışını doğrudan etkiler. Ayrıca kiracı, sözleşmeyi haklı nedenle feshederse malı iade edip kiralayandan tazminat isteyebilir; ancak bu durumda iadenin ve fesih gerekçesinin hukuken ispatlanabilir olması şarttır. SicilAI olarak bu tür süreçlerde sözleşme şartlarını, ödeme planını ve yasal uyarı sürelerini takip etmenizi; fesih öncesi bir uzman görüşü almanızı öneririz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmede satış bedelinin nasıl belirleneceği, hangi kurum veya ekspertiz tarafından değer tespiti yapılacağı açıkça yazılmamışsa, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklar doğabilir.
- İade edilen malın satışı zaman alır; bu sürede oluşan depolama, sigorta ve muhafaza masrafları kiralayanın zararına eklenebilir ve bu ek maliyet kiracının aleyhine sonuçlanabilir.
- Kiracı tarafından fesih durumunda yalnızca malın iadesi yetmez; fesih gerekçesinin kanıtlanamaması hâlinde tazminat talebi reddedilebilir ve üstelik kiracı vadesi gelmemiş borçların tamamını ödemek zorunda kalabilir.
- 2004 sayılı Kanun’a yapılan atıflar gereği, ipoteğin paraya çevrilmesi ve fesih ihtarnamesi süreçlerinde itiraz süreleri oldukça kısadır; bu sürelerin kaçırılması hâlinde icra takibi kesinleşir ve malın haczi ile satışı kaçınılmaz olur.
- Noter aracılığıyla gönderilen fesih ihtarnamesine rağmen belirtilen sürede borç ödenmezse, malın iadesi ve tasfiye süreci başlar; bu nedenle ihtarnameyi ciddiye almamak büyük bir risk oluşturur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.