# Madde 16
Kooperatif Ortak Çıkarma İtiraz Süreci
Resmi Kanun Metni
(Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.
Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.
Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.
Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.
(Ek: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, bir kooperatif ortağının ortaklıktan çıkarılabilmesi için uyulması gereken kuralları belirler. Öncelikle şunu netleştirmek gerekir: Bir ortak, kooperatifin anasözleşmesinde (iç tüzük/temel sözleşme) açıkça yazmayan bir sebeple çıkarılamaz. Yani kooperatif yönetimi keyfi bir gerekçeyle “seninle yollarımızı ayırıyoruz” diyemez; çıkarılma sebepleri önceden ve herkesin görebileceği şekilde anasözleşmede tanımlanmış olmalıdır.
Çıkarma kararını kural olarak genel kurul verir. Genel kurulun gündemine bu işi getirecek olan ise yönetim kurulunun teklifidir. Ancak anasözleşmede açıkça yazılırsa, bu yetki yönetim kuruluna da devredilebilir. Yine de çıkarılan ortağın genel kurula başvurma hakkı saklı tutulmuştur.
Kararın bir formalitesi vardır: Çıkarma kararı gerekçeli bir şekilde tutanağa geçirilir ve ortaklar defterine işlenir. Kararın onaylı bir örneği, tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere verilir. Bu tebliğ, sürelerin başlaması için kritik öneme sahiptir. Çıkarılan ortak, tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ya dava açar ya da eğer kararı yönetim kurulu verdiyse genel kurula itiraz edebilir. Genel kurula itiraz, noter aracılığıyla yönetim kuruluna gönderilecek bir yazı ile yapılır. Bu itiraz ilk toplanacak genel kurula sunulur. Önemli bir incelik: Genel kurula itiraz etmeyi seçen ortak, bu durumda yönetim kurulu kararı aleyhine doğrudan dava açamaz; ancak genel kurulun itiraz üzerine vereceği karara karşı dava hakkı saklıdır.
3 ay içinde ne genel kurula ne de mahkemeye başvurulmazsa çıkarma kararı kesinleşir. Kesinleşmeyen bir çıkarma kararı varsa, o kişinin yerine yeni ortak alınamaz ve kişinin ortaklık hak ve yükümlülükleri karar kesinleşene kadar devam eder.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir kooperatif yönetim kurulu, üyesi olan bir esnafın kooperatif malına zarar verdiği gerekçesiyle onu ortaklıktan çıkarmak istiyor. Anasözleşmede “kooperatif malına zarar vermek” açıkça çıkarma sebebi olarak sayılmış olsun. Yönetim kurulu teklif eder, genel kurul karar alır. Bu karar gerekçeli olarak tutanağa yazılır, ortaklar defterine işlenir ve onaylı örneği notere tevdi edilir. Noter, kararı ortağa tebliğ eder. Ortak, bu tebliğden itibaren 3 ay içinde mahkemeye itiraz davası açabilir. Eğer bu süreçte ortak dava açarsa, çıkarma kararı henüz kesinleşmediği için ortak kooperatifteki haklarını kullanmaya devam eder. Kooperatif de bu süreçte yerine yeni ortak alamaz.
Bu madde, özellikle kooperatif ortak yapısı ve sicil kayıtları açısından kritiktir. Çıkarma kararının usulüne uygun alınmaması, ileride açılacak iptal davalarında kooperatifi zor durumda bırakabilir. Ticaret sicili işlemlerinde, ortaklık yapısındaki değişikliklerin doğru ve zamanında işlenmesi gerekir. Bu noktada SicilAI gibi dijital takip platformları, karar süreçlerini ve süreleri izleyerek hem kooperatif yönetiminin hem de ortağın hak kaybına uğramamasına yardımcı olabilir. Özellikle tebligat tarihinin ve 3 aylık itiraz süresinin kaçırılması, telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Anasözleşmeye aykırı sebep: Anasözleşmede açıkça tanımlanmamış bir gerekçeyle çıkarma kararı alınırsa, karar yok hükmünde sayılabilir veya iptal davasına konu olur.
- Gerekçesiz ve usulsüz karar: Kararın gerekçeli olarak tutanağa geçirilmemesi ve ortaklar defterine yazılmaması ciddi bir usul hatasıdır.
- Notere tevdi süresinin kaçırılması: Kararın onaylı örneğinin 10 gün içinde notere verilmemesi, tebligatın geç yapılmasına veya hiç yapılmamasına yol açar; bu da sürelerin işlememesine ve kararın sakatlanmasına neden olur.
- 3 aylık sürenin kaçırılması: Kural olarak itiraz süresi hak düşürücü süredir. Tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde dava açılmazsa veya genel kurula itiraz edilmezse karar kesinleşir.
- Yanlış itiraz yolunun seçilmesi: Yönetim kurulu kararına karşı önce genel kurula itiraz edip sonuç alınmadan doğrudan dava açmak usul hatasıdır. Genel kurula itiraz edildiğinde, yönetim kurulu kararı aleyhine dava açılamayacağı unutulmamalıdır.
- Kesinleşmeden yeni ortak alınması: Çıkarma kararı kesinleşmeden yerine yeni ortak alınırsa, bu işlem de ileride iptal edilebilir ve kooperatif tazminatla karşı karşıya kalabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.