# Ek Madde 2
Tapu Kadastro Personeline Rücu Zamanaşımı
Resmi Kanun Metni
(Ek: 10/9/2014-6552/84 md.)
Tapu ve kadastro işlemleri ile ilgili olarak, Devletin kusursuz sorumluluğu sebebiyle yapılan ödemeler dolayısıyla, ihmali bulunan personel aleyhine başlatılacak rücu istemleri, ödeme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ağır kusura dayalı sorumluluğu bulunan personel için 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 73 üncü maddesi hükümleri saklıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu düzenleme, tapu ve kadastro işlemlerinden doğan devletin kusursuz sorumluluğu gereği ödenen tazminatların, işlemi hatalı yapan kamu personelinden geri istenmesine ilişkin zamanaşımı sürelerini belirler. Tapu müdürlüğündeki hatalı bir tescil, eksik incelemeyle yapılan terkin ya da kadastro güncellemesindeki hata nedeniyle devlet bir üçüncü kişinin zararını tazmin ederse; bu ödemeyi, ihmali bulunan memura rücu edebilir. Rücu için öngörülen süreler iki katmanlıdır: Ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde personel aleyhine dava veya takip başlatılmalıdır. Bunun yanında, hataya yol açan tapu/kadastro işleminin gerçekleştirildiği tarihten itibaren 10 yıl dolmuşsa, ödeme daha yeni yapılmış olsa bile rücu istemi zamanaşımına uğrar. Yani erken yapılan ödemelerde 2 yıl, geç yapılan ödemelerde ise 10 yıllık üst sınır belirleyici olur. Maddenin sonunda, ağır kusur ile sorumluluğu bulunan personel için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 73 üncü maddesi hükümleri saklı tutulmuştur. Bu, basit ihmal ile ağır kusur/kastın farklı rejime tabi olduğu anlamına gelir; ağır kusur halinde rücu, genel hükümlere göre değerlendirilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut senaryo: Bir işletme, gayrimenkulü üzerindeki ipoteği teminat göstererek kredi kullanmıştır. Tapu görevlisi, sahte vekâletname ile ipoteği hukuka aykırı şekilde terk edip işletmenin hakkını zayıflatmıştır. Zarar gören işletme, tapu siciline güven ilkesi uyarınca devletten tazminat alır. Devlet, ödediği bu bedeli görevli memurdan tahsil etmek ister. Diyelim ki ödeme tarihi 15 Mart 2025’tir; rücu davası 15 Mart 2027’ye kadar açılabilir. Ancak hatalı terkin işlemi 1 Haziran 2019’da yapıldıysa 10 yıllık üst sınır 1 Haziran 2029’dur ve bu senaryoda belirleyici olan 2 yıllık süredir. Buna karşılık ödeme 15 Mart 2030’da yapılmışsa, 10 yıllık mutlak süre 1 Haziran 2029’da dolduğu için rücu mümkün olmaz. Ticaret erbabı için pratik sonuç şudur: Devletin tazminat ödeme yükümlülüğü ile personelden tahsil zamanaşımı birbirinden bağımsızdır; vatandaş veya şirket, memurun sorumluluğunun zamanaşımına uğramasını beklemeden tazminatını alır. SicilAI olarak özellikle tapu müdürlükleri ve kadastro birimlerinin, ödeme tarihini ve işlem tarihini birlikte izleyen bir rücu takvimi oluşturmasını öneriyoruz; aksi hâlde kamu kaynağı yerinde kalamaz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Devlet ödemesi yapılmadan başlatılan rücu takipleri, dava şartı eksikliği nedeniyle reddedilebilir; rücu hakkı ancak ödemenin yapıldığı tarihte doğar.
- 2 yıllık sürenin “kusurun öğrenildiği tarih”ten başlatılması yaygın bir yanılgıdır. Kural olarak başlangıç, fiili ödeme tarihidir; hatalı işlemin ortaya çıkması veya idari soruşturmanın sonuçlanması bu süreyi başlatmaz.
- Personelin basit ihmali ile ağır kusuru birbirine karıştırılmamalıdır. Ağır kusur veya kast hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nun 73 üncü maddesi saklı olduğundan süre hesabı ve savunma stratejisi değişir.
- Zamanaşımı süreleri her bir personel için ayrı işler; tazminata birlikte sebebiyet veren birden çok görevli varsa, kusur payları ve her birine karşı işleyen süreler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.