# MADDE 100
Kısmi Ödemede Ana Borç Mahsubu Kuralı
Resmi Kanun Metni
Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.
Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
TBK Madde 100, borçlunun borcunu kısmen ödemesi halinde bu ödemenin hangi kaleme sayılacağını belirler. Genel kural (TBK m.99) gereği yapılan ödemeler önce işlemiş faiz ve giderlere mahsup edilir. Ancak 100. maddenin birinci fıkrası borçluya önemli bir istisnai hak tanır: Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse, yaptığı kısmi ödemeyi doğrudan ana borçtan (anaparadan) düşme hakkına sahiptir. Bu hüküm emredicidir; aksine bir sözleşme hükmü geçersizdir. İkinci fıkra ise teminatlı alacakları korur. Alacaklı, alacağının bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almışsa, borçlu ödemesini güvence altına alınan ya da güvencesi daha iyi olan kısma yönlendiremez. Bu sayede kefil veya rehin veren lehine sağlanan güvence, borçlunun tek taraflı beyanıyla etkisiz hale getirilemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin bankaya 100.000 TL anapara ve vadesi henüz gelmemiş 10.000 TL faiz borcu olduğunu düşünün. Şirket 50.000 TL kısmi ödeme yaparsa ve bu ödemeyi ana paradan düşürmek istediğini açıkça beyan ederse, banka bu beyanı kabul etmek zorundadır. Borç, 50.000 TL anapara + 10.000 TL faiz olarak güncellenir. Ancak bu alacağın 40.000 TL'lik kısmı için şirketin ortağı kefalet vermişse, şirket "ödediğim 50.000 TL'yi kefaletli kısımdan mahsup et" diyemez. Çünkü kanun koyucu, teminatı zayıflatmamayı ve kefilin riskini artırmamayı amaçlamıştır. Banka kredilerinde, cari hesap mutabakatlarında, faktoring ve leasing sözleşmelerinde bu düzenleme sıkça uygulanır. SicilAI platformunda, özellikle ödenmemiş borç kayıtlarının ve kısmi ödeme senaryolarının analizinde bu madde; hem borçlunun hem de alacaklının haklarının doğru tespit edilmesi için kritik bir referans noktasıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Gecikmiş faiz varken ana para mahsubu yapmak: Faiz veya giderler muaccel olmuş ve ödenmemişse, borçlu birinci fıkradaki korumadan yararlanamaz; alacaklı ödemeyi önce faiz ve giderlere sayabilir.
- Emredici hükmü ihlal eden sözleşmeler: "Borçlu kısmi ödemeyi ana paradan düşemesin" şeklinde yapılan anlaşmalar geçersizdir. Bu hüküm ancak maddenin sağladığı hakkın borçlu tarafından kullanılmamasıyla işlerlik kazanır.
- Ödeme anında beyanın açıkça yapılmaması: Borçlu, TBK m.100 hakkını kullanmak istiyorsa ödeme sırasında "ana borçtan mahsup edilmek üzere" ödediğini açıkça bildirmelidir; aksi halde ödeme genel kurala göre önce işlemiş faize sayılır.
- Teminatlı kısma mahsup girişimi: Borçlunun, alacaklının kefalet veya rehin aldığı kısma ödemeyi yönlendirmesi hukuken engellenmiştir. Bu yönde bir beyan alacaklı tarafından reddedilebilir ve teminat veren üçüncü kişinin riski artırılamaz.
- Güvence verenlerin erken rahatlaması: Kefil veya rehin veren, borçlunun yaptığı kısmi ödemelerle güvence kapsamındaki borcun erken kapandığını varsaymamalıdır; ikinci fıkra, bu tür bir mahsubu açıkça yasaklamıştır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.