# MADDE 104
Makbuz Karinesi ile Borç Sona Ermesi
Resmi Kanun Metni
Faiz veya kira bedeli gibi dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmişse, önceki dönemlere ait edimler de ifa edilmiş sayılır.
Alacaklı anaparanın tamamı için makbuz vermişse, faizlerini de almış olduğu kabul edilir.
Borç senedi borçluya geri verilmişse, borç sona ermiş sayılır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Türk Borçlar Kanunu’nun 104. maddesi, makbuz verilmesine bağlı olarak borcun ödenmiş sayılmasını düzenleyen üç önemli karine getiriyor. Bu hüküm, ticari hayatta sıkça tartışılan “Bu alacak ödendi mi, ödenmedi mi?” sorularını büyük ölçüde çözer. İlk karine şudur: Faiz, kira bedeli, aidat veya taksit gibi dönemsel edimlerden yalnızca biri için alacaklı tarafından çekince (ihtirazı kayıt) belirtilmeksizin makbuz verilmişse, önceki dönemlere ait edimler de ifa edilmiş sayılır. Yani alacaklı, yalnızca “mart kirasıdır” yazıp önceki aylara ait borçları saklı tuttuğunu belirtmezse, borçlu ocak ve şubat kirasını ödemiş gibi kabul edilir.
İkinci karineye göre; alacaklı, borçlu tarafından ödenmesi gereken anaparanın tamamı için makbuz verdiyse, faiz alacaklarını da tahsil etmiş sayılır. Üçüncüsü ise borç senedinin borçluya geri verilmiş olmasıdır; bu durumda borcun sona erdiği varsayılır. Bu karineler borçlu lehine getirilmiş karine olduğundan, aksini iddia eden alacaklının ispat yükümlülüğü doğar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi, bankaya veya özel bir finans kuruluşuna olan kredinin anaparasını kapatırken makbuzun üzerinde “faiz alacağı saklıdır” şerhi bulunmazsa, banka daha sonra işlemiş faizleri talep edemez. Aynı şekilde bir işyerini kiraya veren kimse, kiracıdan yalnızca son dönemin kirasını alırken kestiği makbuzda önceki dönem borçlarını saklı tuttuğunu açıkça yazmazsa, eski kira alacaklarını hukuken isteyemez. Bu nedenle tahsilat yapan taraf, makbuzları “ihtirazı kayıt” koyarak düzenlemelidir.
Borç senedinin iadesi de özellikle sicil dosyaları açısından hayati bir önem taşır. Ödenmiş bir kambiyo senedi veya adi borç senedi alacaklıda kaldığı sürece borçlu, yeniden icra takibi riskiyle karşılaşabilir. SicilAI olarak işletmelere önerimiz; makbuzlarda dönem ve işlem açıklamasının mutlaka yer alması, senet iadelerinde ise senedin üzerine “ödenmiştir” ibaresi yazılıp tarih atılmasıdır. Böylece hem ticari defterlerde hem sicil işlemlerinde ispat gücü yüksek bir kayıt düzeni oluşur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Çekincesiz makbuz kesilmesi: Kira, faiz ve taksit tahsilatlarında “önceki dönemlere ait alacaklar saklıdır” kaydı yazılmadan makbuz kesen alacaklı, eski dönem alacaklarını kaybedebilir.
- Anapara için verilen genel makbuz: Anaparanın tamamı alınırken faiz ve fer’i haklar saklı tutulmamışsa, faiz alacaklarının da tahsil edildiği varsayılır.
- Borç senedinin şerhsiz iadesi: Senede “ödenmiştir, ibra edilmiştir” şerhi düşülmeden borçluya verilmesi, senedin iyi niyetli üçüncü kişilere devri hâlinde yeniden takip konusu olma riski taşır.
- Ödeme sırasında makbuz alınmaması: Borçlu, nakit veya banka ödemesi yaptığı hâlde makbuz ya da ödeme dekontunu saklamazsa, maddenin sağladığı korumadan yararlanamaz.
- Makbuzda dönem ve açıklama eksikliği: Hangi dönem borcuna istinaden ödeme yapıldığı belli olmayan genel ifadeler, ileride karine uyuşmazlıklarına ve mahkeme süreçlerine neden olur.
- Dijital makbuzlarda boş açıklama alanı: e-fatura ve elektronik makbuzlarda açıklama alanının boş bırakılması, aynı hukuki sonuçları doğurur; açıklama ve çekince bilgileri mutlaka eklenmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.