# MADDE 108
Tevdi Edilemeyen Malın Satışı Yetkisi
Resmi Kanun Metni
Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir.
Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, borçlunun edimini yerine getirmek için teslim etmek istediği malın alacaklı tarafından kabul edilmediği veya teslim edilemediği durumlarda, borçlunun elinde kalan malı satıp bedelini depo etme hakkını düzenler. Sözleşmenin konusu olan şey doğası gereği güvenli biçimde saklanmaya uygun değilse (örneğin çabuk bozulan gıda maddeleri), teslim edilecek şey bozulabilir nitelikteyse ya da bakımı, korunması veya depolanması ciddi masraf gerektiriyorsa, borçlu alacaklıya önceden bildirim yapmak şartıyla mahkemeden izin alarak malı açık artırmayla sattırabilir ve elde ettiği parayı tevdi (depo) edebilir. İkinci fıkra ise pratik bir kolaylık getirir: Eğer mal borsada işlem görüyorsa, piyasa fiyatı varsa ya da değeri satış giderlerine göre düşükse, açık artırma zorunluluğu ortadan kalkar ve mahkeme önceden ihtar koşulunu da aramadan satışa izin verebilir. Bu düzenleme, borçlunun malın bozulması veya masraf altında ezilmesi riskine karşı korunmasını sağlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünün: Soğuk zincire bağlı gıda ürünleri sattı, ancak alıcı malları teslim almayı reddetti ya da ortadan kayboldu. Mallar depoda beklerken bozulma tehlikesiyle karşı karşıya. İşte bu madde devreye girer. Borçlu şirket, mahkemeden satış izni alarak malı satabilir ve satıştan elde ettiği bedeli mahkeme veznesine veya noter tevdi makamına depo eder. Bu sayede hem borçlu zarardan kurtulur hem de alacaklı parasından mahrum kalmaz. Uygulamada en kritik nokta, satış bedelinin doğrudan kullanılmaması ve depo işleminin usulüne uygun yapılmasıdır. Özellikle borsaya kote ürünler veya fiyatı piyasada belirli olan hammaddeler için ikinci fıkradaki kolaylaştırılmış satış yolu tercih edilmelidir. SicilAI olarak önerimiz, böyle bir durumla karşılaşan tacirlerin öncelikle bir hukuk danışmanına başvurarak mahkeme izin sürecini doğru başlatması ve tüm belgeleri (sözleşme, ihtar, satış faturası, depo makbuzu) özenle arşivlemesidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İhtar şartının ihmal edilmesi: Alacaklıya önceden bildirim yapılmadan satışa girişilirse, işlem hukuka aykırı hale gelir ve borçlu tazminatla karşı karşıya kalabilir. İhtara ilişkin tebligat belgeleri mutlaka saklanmalıdır.
- Mahkeme izni alınmadan satış yapılması: Madde açıkça "hâkimin izniyle" satış yapılabileceğini öngörür. İzinsiz gerçekleştirilen satışlar, borcun ifa edilmediği yönünde yorumlanabilir.
- Satış bedelinin depo edilmemesi: Mal satıldıktan sonra elde edilen bedel tevdi edilmez ve doğrudan kullanılırsa, borçlu temerrüde düşer ve faiz yükümlülüğü doğar.
- Yanlış satış yöntemi seçimi: Maddenin ikinci fıkrasındaki istisnaların (borsa kaydı, piyasa fiyatı, düşük değer) bulunup bulunmadığı dikkatle değerlendirilmelidir. İstisna yokken açık artırma dışına çıkılırsa işlem geçersiz sayılabilir.
- Malın değerinin düşük gösterilmesi: Satışın usulsüz yapılması hâlinde kötü niyetli davranış iddiasıyla borçlu hakkında icra takibi veya tazminat davası açılabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.