# MADDE 109
Tevdi Edilen Malın Geri Alınması
Resmi Kanun Metni
Alacaklı, tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamış veya tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmuş olmadıkça borçlu, tevdi edilen şeyi geri alabilir.
Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak, bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Borçlu, borcunu tam olarak ifa etmek istemesine rağmen alacaklının kendisinden kaynaklanan bir sebeple (örneğin malı teslim almayı reddetmesi veya geçerli bir engel çıkarması) borç konusu şeyi bir yere tevdi etmek zorunda kalabilir. TBK Madde 109, bu tevdi işleminin “geçici” bir çözüm olduğunu ve borçlunun belirli şartlarla tevdi edilen şeyi geri alabileceğini hükme bağlar. Temel kural şudur: Alacaklı, tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıkça bildirmemişse veya bu tevdi işlemi bir rehnin ortadan kalkmasına yol açmamışsa, borçlu tevdi ettiği malı geri alabilir. Ancak borçlu bu geri alma hakkını kullandığında, alacak sanki hiç ifa edilmemiş gibi tüm yan haklarıyla (faiz, ceza, rehin, kefalet gibi) birlikte yeniden canlanır. Yani tevdi, borcu kesin olarak sona erdiren bir ödeme değildir; sadece alacaklıya ulaştırılmayı bekleyen bir emanet durumudur. Bu madde, borçlunun tevdi yoluyla zarara uğramasını önleyerek onun fiili durumu değerlendirmesine imkân tanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket, tedarikçisine olan borcu kapsamında belirli bir ürünü sözleşmeye uygun şekilde teslim etmek ister. Fakat tedarikçi, şirketin iflas erteleme talebi veya ticari itibarı gibi gerekçelerle malı teslim almayı reddeder. Şirket bu durumda malı notere veya yetkili bir kuruma tevdi ederek üzerindeki teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini belgeler. Eğer tedarikçi daha sonra malı kabul edeceğini bildirmeden geçen sürede şirket piyasada mallara daha fazla ihtiyaç duyuyorsa, TBK m.109 uyarınca tevdi ettiği malı geri alabilir. Fakat bu geri alma, tedarikçinin alacak hakkını ortadan kaldırmaz; şirket malı kullanmak istiyorsa borcunu başka bir yolla ödemek veya tedarikçiyle yeniden anlaşmak zorundadır. Sicil işlemlerinde özellikle rehinli stoklar söz konusu olduğunda bu madde kritiktir: Rehin verilmiş bir malın tevdi edilmesi, rehni kendiliğinden sona erdirmez. Ancak tevdi anında taraflar rehnin kaldırılması konusunda anlaşmışsa, borçlu malı geri alamaz. Bu nedenle şirket sahipleri ve esnaflar, tevdi işleminin koşullarını ve alacaklının tutumunu izlemeli; malı geri çekmek istediklerinde hukuki sonuçların farkında olmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Tevdi edilen malın geri alınması, borcu sona erdirmez; bu durumda alacaklı faiz, ceza ve temerrüt hükümleri dahil tüm haklarını ileri sürebilir. Borçlu geri alma kararını verirken bu yükümlülükleri hesaba katmalıdır.
- Eğer tevdi işlemi, üzerindeki bir rehni ortadan kaldırmışsa veya alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini yazılı beyan etmişse, geri alma hakkı hukuken ortadan kalkar. Bu sınırı bilmeden yapılacak geri alma, alacaklıya karşı ifa imkânsızlığı doğurabilir.
- Borçlu, tevdi edilen malı geri aldığında bu işlemi notere veya ilgili kuruma usulüne uygun bildirmezse, tevdi işleminin geçerliliği tartışmalı hale gelir ve alacaklıya karşı kötü niyet iddiasıyla karşılaşabilir.
- Şirketlerde tevdi edilen malın muhasebe kayıtlarının düzgün tutulmaması, geri alma sonrası borçluluk durumunun gizlenmesine neden olur; bu da hem ticari defterlerde hem de sicil beyanlarında tutarsızlık yaratır. SicilAI olarak önerimiz, bu tür işlemlerde mutlaka yazılı belge ve alacaklının kabul beyanını saklamanız ve tevdiyi bir hukuk danışmanıyla yürütmenizdir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.