# MADDE 117
Borçlu Temerrüdü İhtar Ve İfa Günü
Resmi Kanun Metni
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 117, bir borcun ödenmesinde geciken borçlunun hangi andan itibaren "temerrüde" (yani hukuken ödemede gecikmiş duruma) düştüğünü düzenler. Temerrüt, borçlunun yalnızca gecikmesi değil; aynı zamanda alacaklının icra takibi başlatabileceği, faiz isteyebileceği ve tazminat talep edebileceği hukuki bir eşiktir. Madde üç temel kural getirir: Birincisi, borcun bir vadesi yoksa veya vade belirlenmemişse borçlu ancak alacaklının yazılı veya sözlü ihtarıyla temerrüde düşer. İkincisi, ifa günü taraflarca birlikte belirlenmiş veya sözleşmeden doğan bir hakla tek taraflı bildirimle belirlenmişse, o günün bitimiyle birlikte ihtara gerek olmaksızın temerrüt gerçekleşir. Üçüncüsü, haksız fiil (trafik kazası, mal zararı vb.) ve sebepsiz zenginleşme durumlarında temerrüt tarihi otomatiktir; fiilin işlendiği veya zenginleşmenin gerçekleştiği gün borçlu temerrüde düşer. Ancak sebepsiz zenginleşen kişi iyiniyetliyse (örneğin, kendisine fazladan ödeme yapıldığını bilmiyorsa), temerrüt için bildirim şarttır. Kısacası madde, "borçlu ne zaman temerrüde düşer?" sorusunun cevabını borcun kaynağına göre üç farklı senaryoda netleştirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi olarak tedarikçinize olan borcunuzun vadesini düşünün. Diyelim ki iki firma arasındaki sözleşmede ödeme tarihi açıkça "30 Nisan" olarak yazılmış. Bu durumda 30 Nisan geçtiğinde, alacaklının ayrıca bir ihtar göndermesine gerek yok; borçlu otomatik olarak temerrüde düşer. Bu, alacaklının hemen icra takibi başlatabilmesi ve gecikme faizi talep edebilmesi anlamına gelir. Ancak sözleşmede vade belirtilmemişse, alacaklının borçluya noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla bir ödeme ihtarı göndermesi gerekir; borçlu ancak bu ihtarın kendisine ulaşmasından sonra temerrüde düşer. Ticari hayatta en kritik nokta, vadenin açıkça belirlenmesidir. SicilAI üzerinden yapacağınız sözleşme incelemelerinde, vade maddesinin açık ve uygulanabilir olduğundan emin olmanız; aksi hâlde ihtar süreçlerinin uzaması ve faiz hesaplamalarının gecikmesi gibi ticari kayıplarla karşılaşmanız olasıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Vadenin belirsiz bırakılması: Sözleşmede "en kısa sürede" veya "uygun zamanda" gibi muğlak ifadeler kullanılırsa temerrüt için ihtar şartı doğar; bu da alacaklının tahsilat sürecini aylarca uzatabilir.
- İhtarın usulüne uygun yapılmaması: İhtarın noter kanalıyla veya imza karşılığı elden teslim gibi ispatlanabilir yöntemlerle yapılması gerekir. Aksi hâlde ihtarın ulaştığı ispat edilemeyebilir.
- Sebepsiz zenginleşmede iyiniyet istisnasının gözden kaçırılması: Karşı tarafın iyiniyetli olduğu durumlarda temerrüdün otomatik işlemediği unutulmamalıdır; aksi hâlde faiz başlangıç tarihi hatalı hesaplanır.
- Birlikte belirlenen güne rağmen temerrüt faizi başlatmamak: Vade günü belliyken borçlu temerrüde düşmüş sayılır; ancak alacaklı bu tarihi bilmezse veya takip başlatmazsa zamanaşımı ve faiz kaybı oluşur.
- Tek taraflı bildirim hakkının kötüye kullanılması: Sözleşmede saklı tutulan bildirim hakkı usulüne uygun kullanılmazsa, belirlenen gün geçersiz sayılabilir ve temerrüt ihtara bağlı hale gelir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.