# MADDE 120
Temerrüt Faizi Oranı Sınırları
Resmi Kanun Metni
Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi, bir borcun zamanında ödenmemesi durumunda uygulanacak temerrüt faizi oranının nasıl belirleneceğini ve hangi sınırlara tâbi olduğunu düzenler. Bu madde, şirket sahipleri ve esnaf için özellikle kritiktir; çünkü ticari hayatta neredeyse her sözleşmede geç ödeme yaptırımı gündeme gelir. Maddenin üç fıkrası, adeta bir güvenlik şeridi gibi işler:
- Birinci fıkra: Sözleşmede açıkça bir temerrüt faizi oranı yazılmamışsa, ödeme günü geldiğinde yürürlükte olan mevzuattaki faiz oranı (örneğin ticari işlerde avans faizi, adi işlerde yasal faiz uygulanır) devreye girer. Yani boşluk, kanunun gösterdiği oranla doldurulur.
- İkinci fıkra: Taraflar dilerse sözleşmeyle temerrüt faizi kararlaştırabilir; ancak bu oran, yasal faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz. Ortalama bir ifadeyle söylemek gerekirse, sözleşmede belirlenen oran, kanuni oranın en fazla iki katı olabilir. Örneğin kanuni temerrüt faizi %20 ise, sözleşmeye %50 yazılamaz; üst sınır %40’tır.
- Üçüncü fıkra: Sözleşmede yalnızca bir işlemin akdi (vadeden önceki döneme ilişkin) faiz oranı belirlenmiş, temerrüt faizi hiç kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz oranı kanuni temerrüt faizinden yüksekse, temerrüde düşen borçlu için de akdi faiz oranı geçerli olur. Bu hüküm, borçlunun temerrüde düşerek daha düşük faiz ödemesinin önüne geçer; sözleşmedeki yüksek akdi faiz, gecikme faizine dönüşerek alacaklıyı korur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: A şirketi, B esnaftan mal almış ve taraflar sözleşmede “yıllık %30 akdi faiz” uygulanacağını yazmış, ancak temerrüt faizi oranına hiç değinmemiştir. Malın bedeli ödenmediğinde B, A’yı temerrüde düşürdüğünde ne olur? O tarihte ticari işlerde uygulanan yasal avans faizi diyelim ki %24’tür. Sözleşmede temerrüt faizi olmadığı için üçüncü fıkra devreye girer: akdi faiz (%30) yasal faizden (%24) yüksek olduğundan, B; A’dan temerrüt dönemi için %30 faiz isteyebilir. Bu, alacaklının lehine güçlü bir korumadır.
Ticari hayatta sözleşmelerin sonunda “gecikme hâlinde yasal faiz uygulanır” gibi kısa bir ifade yerine, oranı açıkça yazmak hem taraflar arasında ihtilafı azaltır hem de icra takibinde hesap kolaylığı sağlar. Sicil dosyalarında, şirket ortaklarının veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptığı sözleşmeler incelenirken bu maddeye uygun faiz şartları aramak; hem borçlunun hem alacaklının haklarını korur. SicilAI platformunun sözleşme taramalarında bu üst sınır kontrolü, ileride doğabilecek faiz uyuşmazlıklarının önüne geçmek için kritik bir adımdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmeye kanuni sınırın üzerinde bir temerrüt faizi koymak: İkinci fıkradaki “yüzde yüz fazlasını aşamaz” kuralı ihlâl edilirse, aşan kısım geçersiz sayılır ve faiz otomatik olarak yasal üst sınıra çekilir. Bu, alacaklı için beklenmedik bir kayıp yaratır.
- Temerrüt faizi ile akdi faizi karıştırmak: Akdi faiz, borcun vadesine kadar işleyen faizdir; temerrüt faizi, ödeme gününden sonra işler. Sözleşmede bunlardan yalnızca biri yazılıysa, hangi hükmün devreye gireceği üçüncü fıkraya göre belirlenir. Bu ayrımı bilmeden sözleşme kurmak yanlış hesaplara yol açar.
- Mevzuat değişikliklerini izlememek: Kanuni faiz oranları Merkez Bankası ve ilgili mevzuatla zamanla değişebilir; oranı “sabit” sanarak sözleşme yazmak, ileride uygulanacak üst sınırı yanlış hesaplamanıza neden olabilir. Sözleşmede “yasal sınırlar içinde” gibi esnek ifadelere yer vermek daha güvenlidir.
- İhtar şartını atlamak: Temerrüt faizi işlemeye başlaması için borçlunun usulünce temerrüde düşürülmesi gerekir; aksi hâlde madde 120’deki oran tartışması hiç doğmaz. Alacaklı, ihtar tarihini ve esasını ispat edemezse faiz başlangıcını ispat edemez.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.