# MADDE 122
Temerrüt Faizini Asan Zararin Tazmini Sarti
Resmi Kanun Metni
Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi, bir borcun ödenmesinde geciken borçlunun yalnızca temerrüt faizi ödeyerek kurtulamayacağını düzenler. Eğer alacaklı, gecikme nedeniyle temerrüt faizinden daha yüksek bir zarara uğramışsa, borçlu bu ek zararı da tazmin etmekle yükümlüdür. Örneğin; borçlu, 100.000 TL’lik bir faturayı zamanında ödemez ve alacaklı bu yüzden kendi tedarikçisine olan borcunu ödeyemediği için 5.000 TL’lik bir cezai şart ödemek zorunda kalırsa, işlemiş temerrüt faizi yalnızca 1.000 TL ise aradaki 4.000 TL’lik fark da borçludan talep edilebilir. Maddenin ikinci fıkrası ise usule ilişkin bir kolaylık getirir: Bu ek zararın miktarı, hâlihazırda açılmış olan davada tespit edilebiliyorsa, alacaklının ayrı bir dava açmasına gerek kalmadan hâkim, esas hakkındaki kararla birlikte bu zararın da ödenmesine hükmeder. Borçlu ancak kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat ederse bu ek zarardan kurtulabilir; aksi halde kusur karinesi aleyhine işler.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Ticari hayatta nakit akışı her şeyin temelidir. Bir şirket sahibi veya esnaf, mal teslim ettiği veya hizmet verdiği karşı taraftan parasını geç alamadığında, kendi çeklerini ödeyemeyebilir, kredi notu bozulabilir veya tedarikçisiyle ilişkisi kopabilir. İşte bu madde, alacaklının sadece “gecikme faizi” ile yetinmek zorunda olmadığını, uğradığı gerçek ve belgelenebilir ek zararı da isteyebileceğini gösterir. Örneğin bir inşaat firması, taşeronuna ödemeyi 3 ay geciktirdiğinde taşeronun işçileri istifa eder ve taşeron yeni işçi bulmak için yüksek maaşlar ödemek zunda kalırsa, bu maaş farkını temerrüt faizini aşan zarar olarak talep edebilir. Ayrıca alacaklı, dava açarken zarar kalemini açıkça belirtmeli ve belgeleriyle sunmalıdır. Sicil veya ticaret odası işlemleri bağlamında doğrudan bir prosedür olmamakla birlikte, ticari defterlere işlenen temerrüt faizi ve ek tazminat bedelleri, şirketin muhasebe kayıtlarında ve dolayısıyla yıllık bilançolarda kendini gösterir. SicilAI olarak tavsiyemiz, her ticari sözleşmeye “gecikme hâlinde temerrüt faizini aşan zararın tazmin edileceğine” dair açık bir madde eklemeniz ve tüm yazışmaları, sözleşmeleri, ihtarnameleri saklamanızdır. Böylece doğabilecek bir uyuşmazlıkta ispat yükü büyük ölçüde kolaylaşır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- En sık yapılan hata, yalnızca temerrüt faizi talep edip ek zarar kalemini dava dilekçesinde hiç belirtmemektir. Bu durumda hâkim kendiliğinden ek zarara hükmedemez; bu zararın açıkça talep edilmesi gerekir.
- Ek zararın ispatlanamaması riski yüksektir. Zararın varlığı ve miktarı fatura, sözleşme, ödeme dekontu, mahkeme kararı veya resmî yazışma gibi somut belgelerle kanıtlanmalıdır. Sözlü beyanlar tek başına yeterli değildir.
- Borçlu tarafın savunmasında “hiçbir kusurum yok” iddiasına karşı hazırlıklı olunmalıdır. Özellikle ödemenin yapılmamasının mücbir sebep veya üçüncü kişinin kusurundan kaynaklandığını iddia edebilir. Alacaklı, borçlunun kusursuz olduğunu çürütecek delilleri önceden toplamalıdır.
- Zamanaşımı süreleri göz ardı edilmemelidir. Ek tazminat talebi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren genel zamanaşımı süresine tabidir ve geç dava açılması hakkın kaybına yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.