# MADDE 123
Temerrütte Süre Verme Hakkı
Resmi Kanun Metni
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 123, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde (örneğin satış, kira, eser sözleşmeleri) taraflardan birinin borcunu zamanında ifa etmemesi hâlinde diğer tarafa nasıl bir yol izleyeceğini düzenler. Buna hukuk dilinde "temerrüt" denir. Madde, alacaklının doğrudan sözleşmeden dönmesine izin vermez; önce borçluya borcunu ifa etmesi için "uygun bir süre" verilmesini veya bu sürenin hâkim tarafından belirlenmesinin istenmesini şart koşar.
Buradaki "uygun süre", işin niteliğine, borcun türüne ve ticari teamüllere göre değişir. Örneğin bir tedarikçinin 1000 adet ürünü teslim etmesi gerekiyorsa, alıcının tanıyacağı süre üretim ve nakliye için makul bir zamanı içermelidir. Süre tanınmadan sözleşmeden dönülmeye kalkışılırsa, bu hukuka aykırı olur ve karşı tarafa tazminat yükümlülüğü doğurabilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut bir senaryo üzerinden ele alalım: Bir işletme, üretim makinesi satın almak için satıcıyla sözleşme imzalar ve bedelin tamamını öder. Satıcı, makineyi sözleşmede belirtilen tarihte teslim etmez. Bu durumda alıcı işletme, satıcıya yazılı bir ihtar göndererek "makinenin 10 gün içinde teslim edilmesini" ister. Bu ihtar, madde kapsamında uygun süre verilmesidir. Verilen 10 gün, makinenin kurulumu ve devreye alınması için makul bir süre ise geçerlidir. Bu süre sonunda satıcı hâlâ teslim etmezse, alıcı sözleşmeden dönebilir; ödediği bedeli ve uğradığı zararı faiziyle birlikte talep edebilir.
Bir diğer yol ise hâkimden süre belirlenmesini istemektir. Bu yöntem özellikle borçlunun süreye itiraz edeceği durumlarda güvence sağlar. Mahkeme, tarafların durumunu değerlendirip hakkaniyete uygun bir süre tespit eder. Bu süre, borçluya tebliğ edildiği anda temerrüt sonuçlarını doğurmaya başlar. Ticari hayatta süre verme işleminin noter ihtarnamesi veya taahhütlü mektupla yapılması ispat açısından kritiktir. Bu noktada SicilAI olarak önerimiz; süre verirken mutlaka yazılı belge oluşturmanız, teslim alındısını saklamanız ve sürenin ne kadar "uygun" olduğunu gösteren ticari yazışmaları arşivlemenizdir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Verilen sürenin "uygun" olmaması: Süre çok kısa tutulursa, bu süre geçersiz sayılabilir ve süre sonunda yaptığınız dönme beyanı hukuki sonuç doğurmaz.
- Süre verme işleminin yazılı yapılmaması: Sözlü olarak verilen süre ispat edilemez; mahkemede elinizde belge olmadığı için davayı kaybedebilirsiniz.
- Süre dolmadan sözleşmeden dönmek: Bu durumda siz sözleşmeye aykırı hareket etmiş sayılırsınız ve karşı taraf sizden tazminat isteyebilir.
- Süre verilmesinin temerrüt faizini ortadan kaldırmayacağını unutmak: Borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etse bile gecikme süresi için faiz ve varsa gecikme cezası talep edilebilir.
- İstisnaları göz ardı etmek: Borcun ifası imkânsız hâle gelmişse, borçlu ifa etmeyeceğini açıkça bildirmişse veya borçlunun durumu süre verilmesini gerektirmiyorsa, doğrudan dönme hakkı doğabilir. Bu istisnaların varlığını iyi değerlendirin.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.