# MADDE 126
Sürekli Edimli Sözleşmelerde Temerrüt ve Fesih
Resmi Kanun Metni
İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, sürekli edimli sözleşmeler dediğimiz; kira, hizmet, tedarik ve abonelik gibi tarafların süreklilik içinde borç ifa ettiği sözleşmeleri ilgilendirir. Kural özetle şudur: İfa edilmeye başlanmış bir sözleşmede, borçlu taraf (örneğin kiracı, iş gören veya mal teslim edecek satıcı) temerrüde düşerse, alacaklı tarafın iki seçimlik hakkı vardır.
Birinci seçenek: Alacaklı, sözleşmeyi ayakta tutarak borcun ifasını ve bu ifaya ek olarak gecikme tazminatını (örneğin temerrüt faizini) isteyebilir. İkinci seçenek: Alacaklı, sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir. Önemli olan, bu iki haktan birini seçmektir; aynı anda hem "sözleşme devam etsin" deyip hem de fesih yoluna gitmek mümkün değildir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek verelim: Bir esnaf, dükkânını aylık 20.000 TL bedelle kiraya vermiş olsun. Kiracı üç aydır kira ödemiyor ve sözleşme hâlâ yürürlükte. Burada mal sahibi (alacaklı), TBK Madde 126 uyarınca iki yoldan birini tercih edebilir:
- Sözleşmeye devam ederek birikmiş kira alacaklarını ve gecikme tazminatını dava edebilir.
- Sözleşmeyi feshederek dükkânın boş kaldığı süre, yeni kiracı bulunana kadar oluşan kira kaybı ve emlak komisyonu gibi zararları talep edebilir.
Ticari hayatta bu ayrım özellikle tedarik sözleşmelerinde kritiktir. Bir restoran, gıda tedarikçisinin düzenli teslimat yapmaması nedeniyle zarara uğradığında; ya ifa ve gecikme tazminatı isteyip tedarikçiyle çalışmaya devam eder ya da sözleşmeyi feshedip başka tedarikçinin daha yüksek fiyatından doğan farkı tazmin eder. Fesih yoluna giderken alacaklının, borçluya usulüne uygun bir ihtarname çekmesi ve gerekli ticari belgeleri saklaması büyük önem taşır. SicilAI olarak bu gibi hukuki seçimlerde önerimiz, sözleşmenin türünü ve tarafların üzerinde mutabık kaldığı cezaî şart hükümlerini dikkate alarak hareket etmenizdir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Hak düşürücü sürelerin kaçırılması: Borçlu temerrüde düştükten sonra uzun süre sessiz kalmak, fesih hakkının kötüye kullanılması ya da zımnen vazgeçme olarak yorumlanabilir.
- Seçimlik hakkın karıştırılması: Sözleşmenin devamını isteyip ifa talebinde bulunduktan sonra aynı dönem için feshe dayanmak mümkün değildir; bu çelişkili tutum davada aleyhe sonuç doğurur.
- Temerrüt ihtarı eksikliği: Sözleşmede açık bir vade yoksa, borçlu önce ihtarnameyle temerrüde düşürülmelidir; bu adım atılmadan yapılan fesih hukuken geçersiz sayılabilir.
- Zararın ispat edilememesi: Süresinden önce sona erme nedeniyle talep edilen tazminat, fesih ile zarar arasındaki illiyet bağı kanıtlanmadıkça hükme bağlanmaz; faturalar, yazışmalar ve sözleşmeler mutlaka saklanmalıdır.
- Kira ve hizmet sözleşmelerindeki özel hükümlerin göz ardı edilmesi: Bu madde genel düzenleme olup kira ve iş sözleşmelerinde daha özel koruyucu kurallar bulunur; esnaf ve işletme sahipleri mutlaka kendi sözleşme tipine özgü hükümleri de incelemelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.