# MADDE 131
Asıl Borcun Sona Ermesi Feri Haklar
Resmi Kanun Metni
Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.
Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, hukukta "feri (bağlı) haklar" olarak bilinen kavramı düzenler. Bir borcun ana kaynağı olan asıl borç ortadan kalktığında, ona bağlı olan yan unsurlar da kendiliğinden sona erer. Örneğin bir kredi sözleşmesinde asıl borç tamamen ödendiğinde, o borcu güvence altına alan rehin (ipotek veya araç rehni), kefalet sözleşmesi, işlemiş faiz borcu ve ceza koşulu (gecikme tazminatı) da sona erer. Ancak maddenin ikinci fıkrası önemli bir istisna getirir: Eğer taraflar sözleşme yaparken ya da borç ifa edilene kadar yapılacak bir bildirimle, işlemiş faiz ile ceza koşulunu talep etme hakkını saklı tutmuşlarsa, ana borç ödenmiş olsa bile bu kalemler alacaklı tarafından istenebilir. Ayrıca durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılıyorsa da bu hak geçerlidir. Üçüncü fıkra ise taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordato konularında özel kanun hükümlerinin öncelikli olacağını belirtir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket, bankadan aldığı krediye karşılık ortağının kefaletini ve şirket aracı üzerinde rehin vermiş olsun. Şirket, kredi borcunu vadesinden önce kapatmak istediğinde, banka sözleşmesinde "erken ödeme cezası" veya işlemiş faiz talep etme hakkını açıkça saklı tutmuşsa, borç kapanmış olsa bile banka bu ek bedelleri talep edebilir. Sicil ve ticaret hayatında sık karşılaşılan bir diğer durum ise ticari alacaklardır: Bir mal tedarikçisi, alacağı teminat altına almak için müşterisinin kefil olmasını şart koşar. Müşteri borcunu ödediğinde, kefalet sözleşmesi kendiliğinden sona erer; kefil artık sorumlu tutulamaz. Bu nedenle satıcıların, ödeme sırasında işlemiş faiz ve ceza koşuluna ilişkin haklarını yazılı olarak saklı tutmaları gerekir. SicilAI üzerinden yapacağınız işlemlerde, borcun yapılandırılması veya rehin fekki süreçlerinde bu maddeye dayanarak hak talebinde bulunabilmeniz için ödeme dekontlarınızda açık bir irade beyanına yer vermeniz kritik bir adımdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ödeme sırasında hak saklı tutmama: Borçlu, ödemeyi yaparken "ceza koşulu ve işlemiş faiz talep hakkı saklı tutulmaksızın" ödeme yaptığına ilişkin bir bildirimde bulunmazsa, bu haklar zımnen feragat edilmiş sayılabilir.
- Faizin işlemeye devam ettiğinin sanılması: Asıl borç kapanmasına rağmen, sözleşmede saklı tutma hükmü olmadığı halde müşteriden faiz tahsil etmeye devam edilmesi, hukuka aykırılık ve haksız zenginleşme iddiasına yol açar.
- Rehin ve kefaletin süresinde kaldırılmaması: Borç sona erdiği halde tapu veya ticaret sicilindeki rehin/ipotek kaydının fekkedilmemesi, sicil kayıtlarının gerçeği yansıtmamasına ve üçüncü kişilerin zarar görmesine neden olur.
- Özel hükümlerin göz ardı edilmesi: Kıymetli evrak (çek, bono) ile taşınmaz rehni ve konkordato süreçlerinde bu madde tek başına esas alınamaz; ilgili özel kanunlar öncelikle uygulanır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.