# MADDE 132
İbra Sözleşmesi Şekle Bağlı Değildir
Resmi Kanun Metni
Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 132. maddesi, ticari hayatın en pratik düzenlemelerinden birini getirir: Bir borcu ortadan kaldıran ibra sözleşmesi (yani alacaklının, borçlunun borcunu ödemiş gibi sayılmasını veya borçtan vazgeçtiğini kabul ettiği anlaşma) için herhangi bir şekil şartı aranmaz. Başka bir deyişle, borcu doğuran asıl işlem —örneğin bir satış sözleşmesi— noterde yazılı şekilde yapılmış veya taraflar özel bir şekil kararlaştırmış olsa bile, borçlu ile alacaklı aralarında anlaşıp bu borcu sözlü olarak, e-posta ile, WhatsApp yazışmasıyla ya da herhangi bir yazılı metin olmaksızın tamamen veya kısmen silebilir. Bu madde, borcun sona erdirilmesi işlemini "tasarruf işlemi" olarak kabul eder ve tasarruf işlemlerinde kural olarak şekil serbestisi geçerlidir. Yani, asıl sözleşme ne kadar resmi olursa olsun, o borcun ortadan kaldırılması, tarafların iradesine bağlanmıştır ve bu iradeyi açıklamaları yeterlidir. Bu sayede iş dünyasında hızlı ve esnek çözümler üretmek mümkün hale gelir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Yıldız Tekstil A.Ş., tedarikçisi Anadolu Kumaş Ltd. Şti.'nden 500.000 TL'lik kumaş satın alır. Sözleşme, noterde düzenleme şeklinde yapılmıştır. Ancak kumaşların bir kısmı ayıplı çıkar ve taraflar uzlaşır. Yıldız Tekstil, kalan 150.000 TL'lik borcun ödenmemesi koşuluyla ayıplı kumaşları iade etmeyecektir. Bu uzlaşma bir "ibra sözleşmesi"dir. Madde 132 sayesinde bu ibranın yazılı yapılması veya noter onayı alması zorunlu değildir. Tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla (örneğin e-posta yazışmasındaki "borçtan vazgeçtik" ifadesiyle) borç sona erer. Şirket sahipleri açısından bu durum, özellikle iflas süreçlerinde veya mahkeme harici yeniden yapılandırmalarda büyük bir esneklik sağlar. Sicil işlemlerinde ise dikkat edilmesi gereken nokta, ibranın varlığını ispat yükümlülüğüdür. Yazılı bir belge olmasa bile tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar, e-posta yazışmaları veya ödeme dekontları ibranın ispatında kullanılabilir. SicilAI’in önerisi: İbra sözleşmesi şekle tabi olmasa da, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek için tarafların en azından kısa bir yazılı beyan veya e-posta ile irade beyanını kayıt altına alması, akıllıca bir yönetim pratiğidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat zorluğu: Şekil şartı aranmadığı için taraflardan biri, ibrayı inkar edebilir. Sözlü yapılan ibranın ispatı, özellikle dava aşamasında tanık beyanlarına kalır; bu da süreci uzatır ve risk oluşturur.
- Kısmi ibrada belirsizlik: Borcun sadece bir kısmının ibra edildiği durumlarda, hangi alacağın kapsandığı açıkça belirtilmezse, taraflar arasında "kalan borç" üzerinde anlaşmazlık çıkabilir. İbra kapsamının açıkça yazılması gerekir.
- Zamanaşımı ve feragat karışıklığı: İbra sözleşmesi ile alacaklının alacağından vazgeçmesi farklıdır. İbra, borcu sona erdirir; alacaklı daha sonra "vazgeçmedim, sadece erteledim" diyemez. Bu ayrımın bilinmemesi, şirketlerin hukuki süreçlerde ciddi kayıplar yaşamasına yol açabilir.
- Üçüncü kişilerin hakları: Bir borç için kefil varsa veya borçlu aleyhine haciz işlemi başlatılmışsa, borçlu ile alacaklı arasındaki ibra sözleşmesi, kefilin veya haciz alacaklılarının haklarını etkileyebilir. Bu durumlarda ibranın onların rızası olmadan geçersiz sayılması riski ortaya çıkar.
- Şirket içi yetki sorunu: Anonim veya limited şirkette ibra sözleşmesini imzalayan kişinin şirketi temsil yetkisi yoksa, yapılan ibra geçersiz olabilir. Özellikle büyük tutarlı ibralarda genel kurul veya yönetim kurulu kararı gerekebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.