# MADDE 136
Borç İfası İmkansızlaşması Borçlunun Sorumluluğu
Resmi Kanun Metni
Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır.
Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 136, Türk Borçlar Kanunu'nda "imkânsızlık" kavramını düzenler. Özetle şunu söyler: Borçlu, kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebeple borcunu yerine getiremez hale gelirse, borç kendiliğinden sona erer. Yani borçlunun elinde olmayan nedenlerle (yangın, deprem, hırsızlık, devlet yasağı gibi) ifa imkânsızlaşmışsa, borçlu bu borçtan kurtulur ve herhangi bir tazminat ödemez. Ancak bu durumun bir istisnası vardır: Karşılıklı (iki tarafa da borç yükleyen) sözleşmelerde, borcundan kurtulan taraf, daha önce karşı taraftan almış olduğu parayı veya malı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermek zorundadır. Ayrıca henüz kendisine ifa edilmemiş edimi (örneğin bedeli ödenmemiş malı) talep etme hakkını kaybeder. Bu kural, sözleşme veya kanunla hasar (risk) henüz ifadan önce alacaklıya yükletilmediği sürece geçerlidir. Üçüncü fıkra ise bir bildirim yükümlülüğü getirir: Borçlu, imkânsızlığı alacaklıya gecikmeksizin bildirmeli ve zararın artmaması için önlem almalıdır; aksi halde doğan ek zararları tazmin etmekle yükümlü olur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir şirket size 100.000 TL karşılığında makine satmayı taahhüt etti ve siz de 20.000 TL kapora ödediniz. Makinenin depolandığı fabrika, şirketin kusuru olmadan çıkan bir yangında kül oldu ve makine üretilemez hale geldi. Bu durumda şirket borcundan kurtulur; ancak sizden aldığı o 20.000 TL kaparoyu iade etmek zorundadır. Siz de makineyi teslim almadığınız için kalan bedeli ödemekle yükümlü değilsiniz. Şirket, yangını öğrendiği anda sizi derhal aramaz ve "makine teslim edilemeyecek" demezse, bu ihmal nedeniyle uğrayacağınız ek zararları (örneğin başka bir tedarikçiye geç sırf bu yüzden daha pahalıya makine almanızdan doğan farkı) karşılamak zorunda kalabilir. SicilAI olarak sıkça karşılaştığımız bir örnek de şudur: Esnaf, dövizle mal ithal edeceğini taahhüt eder; ancak ülkenin ithalat yasağı nedeniyle mal gelmez. Bu durumda esnafın hiçbir kusuru yoktur, borç sona erer; ancak müşterisinden aldığı avansı iade etmesi gerekir ve bunu zamanında bildirmediği takdirde ek tazminatlarla karşı karşıya kalır. Bu madde, iflas ve konkordato süreçlerinde de önem taşır; borçlunun iflas etmesi tek başına imkânsızlık sayılmaz, bu nedenle dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İmkânsızlığı alacaklıya gecikmeksizin bildirmemek — bu, ek zararlardan borçlu sorumluluğu doğurur ve borçluyu kurtaran üstünlüğü fiilen kaybettirebilir.
- Zararı artırıcı önlemleri almamak (örneğin hasar gören malları kurtarabilecekken kurtarmamak), tazminat yükümlülüğünü genişletir.
- Borçlunun kusurlu olduğu imkânsızlık durumlarını da bu madde kapsamında sanmak — kusurlu ifa imkânsızlığında borçlu borçtan kurtulamaz ve tazminat öder.
- Sözleşmeye hasarın alacaklıya yüklendiğine dair (örneğin "sipariş edilen ürün doğal afette zarar görürse risk alıcıya aittir") açık bir hüküm koymamak; bu ihmal, ticari dengeleri bozar.
- Sebepsiz zenginleşme iadesini zamanında yapmamak — gecikmiş iadede faiz ve yargılama gideri riskiyle karşılaşılır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.