# MADDE 156
Zamanaşımı Kesilmesinde Yeni Süre ve On Yıl Kuralı
Resmi Kanun Metni
Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.
Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 156, zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde ortaya çıkan sonucu düzenler. Zamanaşımı kesildiğinde, işlemekte olan eski süre ortadan kalkar ve borcun niteliğine göre belirlenen yeni bir zamanaşımı süresi baştan işlemeye başlar. Asıl dikkat çekici hüküm ikinci fıkradadır: Eğer borçlu, borcunu bir senetle ikrar etmiş (yani yazılı bir belgede borcunu açıkça tanımış) veya bu borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi her koşulda on yıl olur. Bu, genel zamanaşımı sürelerinden (örneğin 2 yıl veya 5 yıl olabilen ticari alacaklarda) daha uzun bir koruma sağlar. Borcun artık bir yargı kararıyla veya borçlunun kendi yazılı ikrarıyla sağlam bir belgeye dayanıyor olması, alacaklının uzun süre boyunca hakkını arama güvencesi getirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf düşünün; mal sattığı müşterisinden 3 yıl boyunca ödeme alamıyor. Normal şartlarda faturaya dayalı alacak için dava açma süresi, sözleşme ilişkisine göre beş yıl olabilir. Ancak bu süre dolmadan borçlu, noter huzurunda ya da adi bir senetle borcunu tanırsa, zamanaşımı kesilir. İşte madde 156 devreye girer: Bu ikrar tarihinden itibaren yeni zamanaşımı süresi on yıl olarak işlemeye başlar. Aynı şekilde, alacaklı borçluya dava açıp mahkemeden veya hakemden lehine bir karar aldıysa, kararın kesinleşmesiyle birlikte alacak yeniden on yıllık zamanaşımına bağlanır. Bu durumda alacaklı, takip başlatmak için on yıl boyunca haklı olarak bekleyebilir. Sicil uygulamalarında da bu husus önemlidir: Bir borç veya ticari alacak, mahkeme kararına bağlandığında veya senetle ikrar edildiğinde, bu durumun tespit edilmesi ve sürelerin doğru hesaplanması için SicilAI üzerinden yapılacak hızlı bir analiz, şirketlerin hukuki süreçlerde zamanlama hatası yapmasını önleyebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Senetle ikrarın kapsamını yanlış yorumlamak: Borçlunun bir e-postada veya mesajda borcu kabul etmesi her zaman "senetle ikrar" anlamına gelmeyebilir; yazılı bir belgeye ve açık bir irade beyanına ihtiyaç vardır.
- Kesilme tarihinin yanlış belirlenmesi: Zamanaşımı hangi işlemle kesildiyse (dava açılması mı, icra takibi mi, borç ikrarı mı) yeni süre o işlemin tarihinden mi, kararın kesinleşmesinden mi işleyecek detaylı şekilde incelenmelidir.
- Mahkeme kararının kesinleşmesini beklememek: Karar verildiği anda değil, kanun yolu süreçleri tükenip karar kesinleştiğinde on yıllık süre başlar. Bu nokta atlanırsa takip zaman aşımına uğrayabilir.
- Zamanaşımı definin zamanında ileri sürülmemesi: Borçlu, zamanaşımı süresinin dolduğunu iddia edecekse bunu mahkemede açıkça dile getirmelidir; hâkim resen dikkate almaz. Bu teknik ayrıntı, alacaklı veya borçlu açısından hak kaybına yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.