# MADDE 183
Alacak Devri Serbestisi ve Sınırları
Resmi Kanun Metni
Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, Türk hukukunda alacak temlikinin (alacağın devrinin) temel kuralını düzenler. Buna göre; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça bir alacaklı, borçlusuna sormadan ve rızasını almadan alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Yani bir işletmenin, müşterisinden olan fatura alacağını bir bankaya, faktoring şirketine veya başka bir firmaya temlik etmesi için borçlunun "Evet" demesi beklenmez; alacaklı tek başına bu devri yapabilir. Ancak madde üç önemli istisna koyar: (1) Kanun engel olabilir, örneğin bazı kamu alacakları veya kişilik haklarına bağlı alacaklar; (2) Sözleşme engel olabilir, taraflar sözleşmede "bu alacak devredilemez" şeklinde bir yasak getirmişse; (3) İşin niteliği engel olabilir, örneğin kişiye özel eğitim veya sanatsal bir edim gibi başkası tarafından ifa edilemeyecek işler.
İkinci fıkra ise iyi niyetli üçüncü kişiyi korur: Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan kişiye karşı, ileride "arada devir yasağı vardı" diyerek ödeme yapmaktan kaçınamaz.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnek ile düşünelim: Üretici A firması, perakendeci B firmasına mallarını satmış ve 500 bin TL'lik fatura alacağı doğmuştur. A firması, nakit akışını hızlandırmak için bu alacağını C faktoring şirketine devreder. B borçlusunun rızası gerekmez. C şirketi, devir aldığı alacağı B'den tahsil etmek ister. B, sözleşmesinde gizli bir devir yasağı maddesi bulunduğunu ileri sürerek ödemeyi reddetmeye kalkışabilir; ancak B daha önce A'ya devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması (örneğin cari hesap ekstresi altına imzalı bir "borçlu olduğumuzu kabul ederiz" şerhi) vermişse, C şirketine karşı devir yasağı savunmasını ileri süremez. Bu hüküm, özellikle faktoring, ciro ve şirketler arası alacak devirlerinde güveni sağlayan bir şemsiye gibidir. SicilAI platformunda yapılan alacak devri işlemlerinde de borçlunun yazılı beyanlarının incelenmesi, bu korumadan faydalanılabilmesi için kritik önem taşır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Eksik şerh riski: Borçlu, devir yasağı istediği halde buna ilişkin şerhi yazılı borç tanımasına koymazsa, sonradan bu savunmayı iyi niyetli devralana karşı öne süremez; alacaklı tekrar ödeme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
- Sözleşme–belge uyumsuzluğu: Ana sözleşmede devir yasağı varken ayrıca düzenlenen borç tanımalarında yasak yazılmazsa, uyuşmazlık halinde yargı süreci uzar ve mahkeme ikinci fıkra gereği devralanı korur.
- Kişisel alacakların devri: İşin niteliği veya kanun gereği devri mümkün olmayan bir alacağın devredilmesi hâlinde devir geçersiz olur; devralan firmalar bunu araştırmadan ödeme yapmamalıdır.
- Çift temlik riski: Aynı alacağın birden fazla kişiye devredilmesi hâlinde öncelik uyuşmazlıkları yaşanır; bu nedenle devralacak tarafın, borçlunun imzalı beyanlarını ve temlik tarihini dikkatle doğrulaması gerekir.
- Borçlu taraf için ağır sonuç: Devir yasağına rağmen yazılı borç tanıması veren borçlu, asıl alacaklıya ödeme yapmış olsa bile devralan üçüncü kişiye yeniden ödeme yapmak zorunda kalabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.