# MADDE 192
Borç İçin Alacak Devrinde Mahsup Miktarı
Resmi Kanun Metni
Alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı, kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 192, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ve ticari hayatta sıkça karşılaşılan ancak çoğu zaman yanlış uygulanan bir konuyu açıklığa kavuşturur: alacağın temliki ile borç ödeme. Bir alacaklı, kendi borcunu ödemek amacıyla sahip olduğu alacağını (örneğin, kendi müşterisinden olan tahsilat hakkını) kendi borçlusuna (devralana) devreder. Ancak devir sırasında, bu devredilen alacağın hangi miktarının asıl borca mahsup edileceği açıkça belirlenmemişse devralan (alacağı devir alan borçlu), kendi alacağına ancak fiilen tahsil ettiği tutarı veya gerekli özeni gösterseydi tahsil edebilecek olduğu tutarı mahsup edebilir. Yani devralan, devredilen alacağın tamamını otomatik olarak kendi alacağından düşemez; önce borçludan (asıl borçlu müşteriden) tahsilat yapması beklenir. Bu madde, devir işleminin bir "sigorta" veya "peşin ödeme" değil, bir tahsilat aracı olduğunu vurgular.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut bir senaryo üzerinden düşünelim: (A) firması, (B) firmasına 100.000 TL borçludur. Aynı zamanda (A) firmasının (C) müşterisinden 150.000 TL alacağı vardır. (A), (B)'ye olan borcunu kapatmak için 150.000 TL'lik bu alacağını (B)'ye devreder ancak sözleşmede kaç TL'nin mahsup edileceğini açıkça yazmaz. (B), (C)'den tahsilat yapmaya çalışır; eğer (C) iflas etmişse ve sadece 40.000 TL tahsil edilebiliyorsa, (B) ancak 40.000 TL'yi (A)'nın borcundan düşebilir. (B), özen yükümlülüğünü ihmal edip (C) hakkında zamanında icra takibi başlatmamışsa ve (C)'nin malvarlığı bu yüzden kaçırılmışsa, özen gösterseydi tahsil edebileceği tutarı dahi mahsup edebilir. SicilAI olarak şirket sahiplerine tavsiyemiz, alacak devir sözleşmelerinde mahsup tutarını, teminat niteliğini ve devrin kesin mi tahsil amaçlı mı olduğunu açıkça yazmalarıdır. Aksi hâlde devralan, devrettiğini sandığı alacağın tamamını alamaz, sadece tahsil edebildiği kadarını borçtan düşebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Mahsup miktarının belirsiz bırakılması: Devir sözleşmesinde "alacağımı devrediyorum" demek yerine kaç TL'nin borca sayılacağı yazılmazsa devralan, ancak fiili tahsilat kadarını mahsup edebilir.
- Özen yükümlülüğünün ihlali: Devralan (B), devraldığı alacağı zamanında takip etmez, dava açmaz veya icra başlatmazsa; bu ihmal nedeniyle tahsil edilemeyen kısım için (B) kusurlu sayılır ve daha az mahsup hakkı doğar.
- Teminat amaçlı devir ile tahsil amaçlı devrin karıştırılması: Eğer amaç yalnızca teminat göstermekse bu ayrıca belirtilmeli ve güvence verenin geri ödeme hakkı saklı tutulmalıdır; aksi hâlde devir, borcu sona erdirici bir "ifaya yönelik devir" olarak yorumlanır.
- Borçluya (C'ye) bildirim yapılmaması: Devir, borçluya (C'ye) bildirilmezse (C), (A)'ya ödeme yaparak borcundan kurtulur ve (B) eli boş kalır; bu durumda mahsup hakkı da daralır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.