# MADDE 196
Borcun Üstlenilmesi Dış Üstlenme Sözleşmesi
Resmi Kanun Metni
Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur.
İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.
Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 196, Türk Borçlar Kanunu'nda borcun üstlenilmesini, yani borçlunun değişmesini düzenler. Günlük hayatta bir şirketin veya esnafın borcunu başka bir kişiye ya da şirkete devretmesi sıkça ihtiyaç duyulan bir durumdur. Bu maddeye göre borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve eski borçlunun borçtan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak bir sözleşmeye bağlıdır. Yani borçlu kendi başına borcunu bir başkasına devredemez; alacaklının onayı şarttır.
Madde iki tür üstlenmeden söz eder: İç üstlenme, borçlu ile üstlenen arasında yapılan anlaşmadır ve alacaklıyı bağlamaz. Ancak bu iç anlaşma, üstlenen veya onun izniyle borçlu tarafından alacaklıya bildirilirse, bu bildirim bir dış üstlenme önerisi anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık olabileceği gibi örtülü de olabilir; örneğin alacaklı, üstlenenin ifasını çekince koymadan kabul ederse veya üstlenenin borçlu sıfatıyla yaptığı işlemlere rıza gösterirse borç üstlenilmiş sayılır. Bu, özellikle yazılı sözleşme yapılmadığı durumlarda önemli bir kolaylık sağlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Şirket sahibi veya esnaf, bir tedarikçiye olan borcunu başka bir işletmeye devretmek istediğinde bu madde devreye girer. Örneğin, A şirketinin B firmasına 100.000 TL borcu olsun. A ile C şirketi arasında “borcu C üstlenecek” şeklinde bir anlaşma yapılmışsa bu iç üstlenmedir. Bu anlaşma B'ye iletildiğinde veya C, B'ye doğrudan ödeme yapacağını bildirdiğinde ortada bir dış üstlenme önerisi vardır. B, C'nin ödemesini çekincesiz kabul ederse eski borçlu A borçtan kurtulur ve yeni borçlu C olur.
Bu madde, şirket birleşme ve devralma süreçlerinde de kritik rol oynar. Bir şirketin aktif ve pasifiyle devralınmasında borçların devri, alacaklıların rızasına bağlı olarak geçerlilik kazanır. Sicil işlemlerinde, özellikle ticaret siciline tescil ve ilan edilen devirlerde, alacaklıların itiraz sürelerini kaçırmamak önemlidir. SicilAI platformu, bu tür borç yapılandırma ve devir süreçlerinde tarafların hangi adımları izlemesi gerektiğini, alacaklı onayının nasıl alınacağını ve örtülü kabul risklerini otomatik uyarılarla takip etmenize yardımcı olabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Alacaklının yazılı onayının alınmaması: Borç üstlenme sözleşmesi geçerlilik için alacaklının rızasına bağlıdır. Yazılı onay alınmazsa ve alacaklı örtülü kabulü reddederse, eski borçlu borçtan kurtulamaz.
- İç üstlenmenin dış üstlenme ile karıştırılması: Borçlu ile üstlenen arasındaki anlaşma alacaklıyı bağlamaz. Alacaklıya bildirilmedikçe borçlu değişikliği gerçekleşmez.
- Örtülü kabulün ispat sorunu: Alacaklının çekincesiz ifayı kabul etmesi örtülü kabul sayılır, ancak bu durumun ispatı ileride sorun yaratabilir; özellikle ödemenin hangi borç için yapıldığı açıkça belirtilmelidir.
- Kayıtsız şartsız ifa kabulünün sonuçları: Alacaklı, üstlenenin ödemesini çekince koymadan kabul ederse, sonradan eski borçluya başvurma hakkını kaybeder. Bu nedenle alacaklıların her ödemede borçlu sıfatını açıkça saklı tutması gerekir.
- Sözlü anlaşmaların hukuki güvencesizliği: Uygulamada sözlü olarak yapılan iç üstlenme anlaşmaları ispat zorluğu doğurur; sözleşmenin yazılı yapılması ve alacaklıya yazılı bildirimde bulunulması en sağlıklı yoldur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.