# MADDE 198
Borç üstlenmede rehin kefalet şartı
Resmi Kanun Metni
Borçlu değişmiş olsa bile, alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı hakları saklı kalır.
Bununla birlikte borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 198, borçlunun değişmesi (borcun üstlenilmesi) durumunda alacaklının elindeki güvencelerin akıbetini düzenler. Türk Borçlar Kanunu’nun bu hükmü, temel bir ilke getirir: Borçlu şahıs değişse bile, alacaklının borçlunun kişiliğine bağlı olmayan hakları (örneğin, faiz, temerrüt faizi, sözleşmeden dönme, tazminat isteme gibi haklar) aynen saklı kalır. Borçlu değişmiştir ama borcun kapsamı ve alacaklının çekmecesindeki senetler, ipotekler, hapis hakları gibi imkânlar kural olarak varlığını sürdürür.
Ancak maddenin asıl kritik ikinci fıkrası, iş dünyası için belirleyicidir. Eğer borcun güvencesi olarak bir üçüncü kişi (borçlunun dışında biri) malını rehin etmişse veya bir kefil imza atmışsa, borçlunun değişmesi bu kişilerin sorumluluğunu otomatik olarak sona erdirir. Bunun tek istisnası vardır: Rehin veren veya kefil, borcun üstlenilmesini yazılı olarak açıkça rıza gösterirse sorumluluk devam eder. Aksi takdirde, borç yeniden yapılandırıldığında veya şirket devrinde borç üstlenildiğinde, bu güvence verenler “borçtan kurtulur” ve alacaklının elindeki teminat etkisiz hale gelir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Düşünün ki bir şirket, bankadan kredi kullanmıştır. Kredinin güvencesi olarak şirket ortağı kefil olmuş ve ayrıca şirketin makinesine ipotek (rehin) konulmuştur. Şirket daha sonra tüm borçlarıyla birlikte başka bir şirkete devredilir (borcun üstlenilmesi). Banka bu durumda otomatik olarak eski kefile ve ipoteğe güvenemez. Yeni şirket borçlu sıfatını alsa bile, bankanın eski kefilden alacağı, ancak kefilin yazılı onayı varsa tahsil edilebilir. Aynı şekilde, şirketin makinesindeki ipotek de rehin veren üçüncü kişinin (şirketin) yazılı rızası olmadan devam etmez; çünkü bu şirket artık borçlu olmayan üçüncü kişi konumundadır.
Ticari hayatta özellikle şirket devirlerinde, birleşme ve devralmalarda veya borcun yeniden yapılandırılmasında (taksitlendirme, ödeme planı değişikliği değil; borçlunun değişmesi hâlinde) bu madde devreye girer. Taraflar sözleşme hazırlarken, “işbu borcun üstlenilmesini ve mevcut kefalet/rehin güvencelerinin devamını kabul ediyorum” şeklinde ayrı bir yazılı onay almalıdır. Sicil işlemlerinde, özellikle ticaret siciline tescil edilen devir sözleşmelerinde, bu onayların eksiksiz olması ileride doğacak ihtilafları önler. SicilAI olarak bu tür sözleşmelerde güvence verenlerin imzalarının mutlaka sürece dâhil edilmesini öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Otomatik kurtulma yanılgısı: Borçlu değiştiğinde kefil veya rehin verenin sorumluluğunun devam ettiğini varsaymak en büyük hatadır. Yazılı onay alınmazsa teminatlar sessizce ortadan kalkar.
- Zımni kabul geçersizdir: Kefilin veya rehin verenin borç üstlenimini öğrenip ses çıkarmaması, onay anlamına gelmez. Rıza açık ve yazılı olmalıdır.
- Eski borçlu ile yeni borçlu arasındaki iç anlaşmalar: Şirketler arası devirde, eski borçlunun yeni borçluyu ibra etmesi veya zarara karşı koruma sözü vermesi, alacaklının haklarını etkilemez; ancak güvence verenlerin durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
- Kefalet sözleşmesindeki sınırlar: Kefil, yalnızca yazılı onay verdiği tutarla ve süreyle sınırlı sorumludur. Onay metninde “tüm borçlar” gibi geniş ifadeler, kefilin sorumluluğunu aşırı genişletebilir; bu da geçersizlik riski doğurur.
- Rehinli malın devri: Borçlu değişmesi sırasında rehinli mal da el değiştiriyorsa, rehin hakkının sürdürülebilmesi için hem yeni malikin hem de rehin verenin yazılı rızası gerekir; aksi hâlde rehin hakkı kaybedilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.