# MADDE 212
Ticari Satışta Satıcı Temerrüdünde Haklar
Resmi Kanun Metni
Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır.
Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.
Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Türk Borçlar Kanunu’nun 212. maddesi, ticari satışlarda malın zilyetliğinin devri için belirli bir süre kararlaştırılmışsa ve satıcı bu sürede teslimi gerçekleştirmezse ortaya çıkan durumu düzenler. İlk fıkra, satıcının temerrüde düşmesi hâlinde genel borçlu temerrüdü kurallarının uygulanacağını söyler; asıl özel kural ise ikinci ve üçüncü fıkradadır.
Ticari satışta belirli bir teslim süresi varsa ve satıcı gecikirse, Kanun şöyle bir karine öngörür: Alıcı, satılan malın devrini istemekten vazgeçmiş ve sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istemiş sayılır. Başka bir deyişle, alıcı sessiz kalırsa satıcıya “ben malı artık istemiyorum, sadece tazminat istiyorum” demiş kabul edilir. Ancak alıcı gerçekten malın teslimini istiyorsa, belirlenen sürenin bittiği anda bu niyetini satıcıya derhâl bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa malı isteme hakkı kaybedilir ve tazminat sürecine geçilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir toptancı, perakendeci müşterisine “20 Mart’a kadar 2.000 adet ürünü deponuza teslim edilecektir” vaadiyle satış sözleşmesi yaptı. Satıcı bu tarihte ürünleri teslim etmezse, alıcı perakendeci isterse sözleşmeden doğan zararını (kâr kaybı, fırsat maliyeti gibi) tazmin edebilir. Bunun için ayrıca “sözleşmeden dönüyorum” demesine gerek yoktur; çünkü Kanun, alıcının bu yönde irade gösterdiğini varsayar. Ancak perakendeci o ürünleri hâlâ satış sezonunda kullanacaksa, 20 Mart geçer geçmez satıcıya yazılı olarak “ürünlerin devrini talep ediyoruz” bildirimini yapmalıdır. Bu bildirimde geç kalınması, teslim talebinden vazgeçilmiş sayılmasına yol açar.
Sözleşmeleri ve teslim tarihlerini düzenli takip etmek bu noktada kritiktir. SicilAI, ticari sözleşme süreçlerinin ve ihtar tarihlerinin kayıt altında tutulması konusunda şirket sahiplerinin işini kolaylaştıran pratik bir rehber olarak öne çıkar; çünkü ispat yükü, doğru ve zamanında yapılmış bildirimlerle büyük ölçüde kolaylaşır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Süre bittikten sonra sessiz kalmak: Alıcı, “hemen bildirim” yükümlülüğünü yerine getirmezse malı isteme hakkını kaybeder ve sadece tazminat talep edebilecek duruma düşer.
- Bildirimi süre dolmadan yapmak: Belirlenen teslim tarihi henüz gelmeden devir talebinde bulunulması, maddenin öngördüğü “sürenin bitiminde hemen bildirim” şartını karşılamayabilir.
- Yazılı delil bırakmamak: Telefonla veya sözlü olarak “malı istiyoruz” demek, uyuşmazlık hâlinde ispat açısından yetersiz kalır; e-posta, KEP veya noter ihtarnamesi gibi izlenebilir kanallar kullanılmalıdır.
- Sözleşmede “belirli süre” bulunmaması: Madde 212’deki özel varsayım, yalnızca açıkça belirlenmiş bir teslim süresi olan ticari satışlarda uygulanır. Genel satışlarda farklı hükümler devreye gireceği için tek başına bu maddeye güvenilmemelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.