# MADDE 218
Satılan Malın Kısmen Zaptı Tazminatı
Resmi Kanun Metni
Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.
Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir. Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 218, satış sözleşmesinde "kısmi zapt" halinde alıcının başvurabileceği yolları düzenliyor. Kısaca açıklamak gerekirse: satın aldığınız malın tamamı değil de bir bölümü elinizden alınmışsa ya da mal, üzerinde önceden kurulmuş bir sınırlı ayni hakla (örneğin ipotek, rehin, intifa hakkı) yüklü çıkmışsa, satıcıya karşı doğrudan "tam bedel iadesi + tazminat" yerine yalnızca bu yüzden doğan zararınızı isteyebilirsiniz. Yani bu madde, kısmi el kaldırma hâlinde tazminat talebinin çerçevesini çiziyor.
Ancak maddenin ikinci fıkrası önemli bir esneklik tanıyor: Eğer bu durumu (malın elinizden kısmen alınacağını veya üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğunu) baştan bilseydiniz, o malı hiç satın almayacaktınız. Bunu objektif durum ve koşullardan anlamak mümkünse, hakimden sözleşmenin feshine karar verilmesini isteyebilirsiniz. Bu durumda malın elinizde kalan kısmını, elde ettiğiniz yararlarla birlikte satıcıya iade etmekle yükümlüsünüz. Yani fesih bir tür "iadeleşme" sürecini başlatır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir üretim firması, ikinci el bir CNC makinesi satın alır. Makinenin bir parçası üzerinde, satıcının eski borcundan dolayı başka bir alacaklının haczi vardır. Makine teslim edilir, ancak icra dairesi o parçayı haciz yoluyla el kaldırıp işletmeden alır. İşte bu durumda alıcı, makine tamamen elinden alınmadığı için tüm bedeli değil, kısmi zapttan doğan zararı talep eder. Üretimin durması, yedek parça temin edilememesi gibi kalemler bu zarara dahil edilebilir.
Ancak makinenin tamamı kullanım amacını yitirdiyse ve alıcı, bu haczi bilseydi makineyi kesinlikle almayacaksa, sözleşmenin feshini isteyebilir. Kalan parçaları iade eder, satıcı da ödediği bedeli geri verir. Sicil işlemlerinde bu durum, özellikle ticari işletme devralırken veya bir taşıt/ makine satışında karşımıza çıkar. SicilAI üzerinden yapılan araç rehin sorgulamalarında veya haciz kontrollerinde, bu madde kapsamında doğacak uyuşmazlıkların önüne geçmek için alıcının temkinli davranması gerekir. Alıcı baştan gerekli ön incelemeyi yapmazsa fesih hakkını yalnızca ağır koşullarda kullanabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Alıcılar sıklıkla "malın bir kısmı elimden alındıysa tüm sözleşmeyi feshedebilirim" yanılgısına düşer. Oysa madde, öncelikle tazminatı ve ancak ağır koşullarda feshi düzenler. Bu hukuki yanılgı, tazminat sürelerini kaçırmaya yol açar.
- Fesih talep edilirken "bilsem satın almazdım" şartı ispat yükü alıcıdadır. Soyut iddialar yeterli değildir; bu durumun biliniyor olması gerektiğini objektif delillerle ortaya koymak gerekir.
- Sınırlı ayni hak ile yüklü mal satışlarında, alıcının satıcıyı önceden uyarıp bu hakkın kaldırılmasını istememesi ve süresinde ihbarda bulunmaması, dava açma hakkını kaybettirebilir. Zira TBK genel hükümlerine göre zapt halinde alıcının satıcıya ihbar yükümlülüğü bulunur.
- Fesih hâlinde iade borcu yalnızca malın kendisiyle sınırlı değildir; alıcının o zamana kadar elde ettiği yararlar (örneğin kiraya verilmişse kira gelirleri) da satıcıya iade edilmelidir. Bu kalemler unutulup eksik iade yapılması yeni ihtilaflar doğurur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.