# MADDE 239
Önalım Alım Geri Alım Hakları Devri
Resmi Kanun Metni
Aksine anlaşma olmadıkça, sözleşmeden doğan önalım, alım ve geri alım hakları devredilemez, ancak miras yoluyla geçer.
Bu hakların devredilebileceği sözleşmeyle kararlaştırılmışsa, devir işlemi hakkın kurulması için öngörülen şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 239. maddesi, bir sözleşmeden doğan üç önemli hakkın —önalım (öncelikli satın alma), alım (belirli şartlarda satın alma opsiyonu) ve geri alım (sattığı malı geri satın alma hakkı)— başkalarına devredilip devredilemeyeceğini düzenler. Maddenin ilk fıkrasına göre, kural olarak bu haklar devredilemez; ancak miras yoluyla mirasçılara geçebilir. Buradaki temel mantık, bu hakların genellikle kişiye özgü (şahsa bağlı) nitelikte olmasıdır. Sözleşmenin taraflarından biri, sahip olduğu önalım veya alım hakkını sözleşmedeki diğer tarafın rızası olmadan üçüncü bir kişiye satamaz veya devredemez. İkinci fıkra ise istisnayı getirir: Taraflar, sözleşme hükümlerine açıkça “bu hak devredilebilir” yazarlarsa, devir mümkün hale gelir. Ancak bu devir işlemi, hakkın kuruluşunda uygulanan şekil şartlarına (örneğin tapu işlemlerinde noter veya tapu dairesinde resmi şekil) uygun yapılmadıkça geçersizdir. Kısacası madde, hem şahsi hakların korunmasını hem de işlem güvenliği için şekil şartının istisnai devirlerde de aranmasını sağlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir iş yerinin kira sözleşmesinde kiracıya “3 yıl sonra bu taşınmazı satın alma (alım) hakkı” tanındığını düşünelim. Kiracı, bu hakkından vazgeçip, hakkı başka bir yatırımcıya satmak isterse, kira sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa bu devir geçersiz olur. Hak ancak kiracının mirasçılarına intikal edebilir. Eğer sözleşmede “kiracı bu alım hakkını dilediği üçüncü kişiye devredebilir” deniyorsa, devir işlemi tıpkı alım hakkının kurulmasındaki gibi resmi ve yazılı şekilde (örneğin noter onaylı ek sözleşme) yapılmalıdır. Aynı durum şirket hisselerinde de geçerlidir: Ortaklardan birine tanınan önalım hakkı (diğer ortağın hissesini satmadan önce öncelikle satın alma hakkı), sözleşmede izin yoksa devredilemez. Sicil ve tescil işlemlerinde bu ayrım kritiktir; ticaret sicilinde ortaklık yapısı değişirken, bu tür şahsi hakların devri iddiası varsa SicilAI tarafından hazırlanan rehberler, sözleşmenin ilgili hükmü ve noter onaylı devir belgesinin birlikte sunulması gerektiğini net biçimde ortaya koyar. Devir şekle uygun yapılmazsa tescil talebi reddedilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözlü veya adi yazılı devir girişimi: Sözleşmede devir hakkı açıkça tanınmış olsa bile, hakkın kuruluşundaki resmi şekle uyulmadan yapılan devirler mutlak butlanla geçersizdir. Noter veya tapu işlemi atlanmamalıdır.
- Sözleşmede devir yasağının göz ardı edilmesi: Taraflar aksini kararlaştırmadıkça devir yasaktır; bu nedenle sözleşmenin ilgili maddesinde “devredilebilir” kaydı aramadan hak devredilirse, devralan üçüncü kişi hiçbir hak elde edemez ve ödediği bedeli geri alamayabilir.
- Mirasçı haklarının küçümsenmesi: Bu hakların miras yoluyla geçmesi kanuni zorunluluktur; mirasçıların hakkı kullanmasını engellemeye yönelik sözleşme hükümleri geçersiz sayılabilir.
- Devir ile hakkın kullanılmasının karıştırılması: Hakkı doğuran sözleşmenin diğer tarafına karşı yöneltilen irade beyanı ayrı, hakkın üçüncü kişiye temliki ayrı hukuki işlemlerdir. Bu ayrım bilinmezse hatalı ihtarname ve dava süreçleri ortaya çıkar.
- Ticaret sicili ve tapu harcı eksikliği: Geçerli devirde bile, yapılmamış bildirim veya eksik harç ödemesi, sicil kaydının düzeltilmesine vesile olur ve işlem maliyetini artırır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.