# MADDE 245
Taşınır Satışında Hasarın Geçişi ve Yazılı Şekil Şartı
Resmi Kanun Metni
Satılanın tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle bir süre belirlenmişse, onun yarar ve hasarı, alıcıya teslimle geçer. Bu hüküm, alıcının satılanı teslim almada temerrüde düşmesi durumunda da uygulanır.
Bu sözleşmenin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 245, Türk Borçlar Kanunu'nda taşınır (menkul) bir malın satışında, malın kazandığı değer ile malda oluşabilecek zararın (hasarın) hangi tarafta olduğunu belirleyen temel bir kuralı düzenler. “Yarar” maldan beklenen ekonomik faydayı, “hasar” ise malın kaybolması, çalınması, bozulması veya değer kaybetmesi gibi riskleri ifade eder. Kural şudur: Taraflar, satılan malın tapu veya trafik tescilinden sonra belirli bir günde alıcı tarafından teslim alınmasını sözleşmede kararlaştırmışsa, malın yarar ve hasarı ancak alıcıya fiilen teslim edildiği anda alıcıya geçer. Yani tescil işlemi tamamlanmış olsa bile, mal henüz alıcının elinde değilse risk satıcıda kalmaya devam eder. İkinci cümle ise önemli bir istisna getirir: Alıcı, sözleşmede belirlenen günde veya sürede malı teslim almak için gelmezse ve bu yüzden teslim gerçekleşmezse, artık yarar ve hasar alıcıya geçmiş sayılır. Son fıkra da bu tür bir teslim süresi içeren sözleşmenin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmasını zorunlu kılar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünelim: Yeni bir iş makinesi satın aldı ve noterde satış sözleşmesi yapıldı, makine şirket adına tescil edildi. Ancak makine, satıcının deposunda kalmaya devam ediyor ve taraflar, makinenin 15 gün sonra nakliye firmasıyla gönderilmesini kararlaştırdı. Bu 15 gün içinde depoda yangın çıkarsa, mal kimin üzerinde yanar? İşte Madde 245 bu sorunun cevabını verir: Teslim gerçekleşmediği için risk hâlâ satıcıdadır. Sicil kaydı alıcı adına dönmüştür ama malın zilyetliği satıcıdadır. Alıcı, bu sürede malın yeniden satılması veya hasarlanması hâlinde satıcıya yeni bir mal teslim etmesi ya da tazminat ödemesi için başvurabilir. Ancak alıcı, belirlenen günde malı teslim almadıysa ve bu temerrüt sebebiyle teslim gerçekleşmediyse, hasar kendisine geçer. Üretim araçlarında, lüks tüketim mallarında veya sıfır araç tedarikinde bu madde çok kritiktir. Sözleşmede teslim tarihi açıkça yazılmadıysa veya sözlü olarak kararlaştırıldıysa, hasarın geçişi konusunda delil sıkıntısı yaşanır. Ticari hayatta şirketlerin sigorta poliçelerini ve tacir sıfatıyla yaptıkları sözleşmeleri bu açıdan kontrol etmesi gerekir. Bu noktada SicilAI olarak önerimiz, satış sözleşmelerine “Teslim tarihi yazılmalı ve taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye bağlanmalıdır” şerhi koymanızdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmenin yazılı yapılmaması hâlinde Madde 245 uygulanmaz; bu durumda hasar kuralı kararlaştırılmamışsa, malın zilyetliğinin devrine kadar risk satıcıda kalır ve yazılı süre de ispat edilemez.
- Alıcının teslim almadaki temerrüdü, otomatik olarak hasarın geçmesi için yeterli değildir. Satıcının alıcıya bildirimde bulunması, ihtarname çekmesi veya ifa süresi vermesi gerekir.
- Süre belirlenirken yalnızca takvim günü yazılması, tatil günlerine denk gelmesi veya “teslim ayının sonuna kadar” gibi muğlak ifadeler risk oluşturur; teslim günü açık ve net olmalıdır.
- Hasarın geçişi sigorta ile karıştırılmamalıdır. Teslim sonrası hasar alıcıya geçse bile, malın hâlâ satıcının deposunda olması hâlinde satıcının sorumluluğu, saklama yükümlülüğü çerçevesinde devam eder.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.