# MADDE 254
Küçük ve Kısıtlılarda Taksitli Satış Rızası
Resmi Kanun Metni
Ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlı tarafından yapılmış olan taksitle satış sözleşmesinin geçerliliği, yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlıdır. Bu durumda rızanın, en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 254. maddesi, taksitle satış sözleşmelerinde irade açıklamasında bulunan kişinin küçük (18 yaşını doldurmamış) veya kısıtlı (mahkeme kararıyla fiil ehliyeti sınırlandırılmış) olması durumunda devreye giren özel bir geçerlilik şartı düzenler. Bu maddeye göre, ayırt etme gücüne (temyiz kudretine) sahip olmak tek başına yeterli değildir. Küçük veya kısıtlı, bizzat kendisi bir taksitle satış sözleşmesi kuracaksa, bu sözleşmenin hukuken geçerli olabilmesi için yasal temsilcisinin (veli, vasi veya kayyım) yazılı rızası zorunludur. Rıza açıkça verilmeli ve en geç sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olmalıdır. Sözleşme kurulduktan sonra verilecek bir onay (icazet) bu madde kapsamında sözleşmeyi geçerli hale getirmez.
Bu hükmün temel amacı, henüz tam anlamıyla ekonomik bilince sahip olmayan veya kısıtlılığı nedeniyle korunmaya muhtaç kişilerin, taksitlendirme neticesinde ağırlaşan borç yükümlülükleri altına kontrolsüzce girmesini engellemektir. Taksitle satış, malın teslimi ile bedelin ödenmesini zamana yaydığı için, sözleşme anında malı teslim alan küçük veya kısıtlının, gelecekte öngörülemeyen ödeme zorlukları yaşamaması için yasal temsilcinin süzgecinden geçmesi sağlanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir esnaf veya şirket sahibi olarak, taksitle satış yaptığınız müşterinizin yaşı küçükse veya kısıtlı olduğuna dair bir kayıt varsa (örneğin vasi atanmış bir kişi), doğrudan bu kişiyle yapacağınız taksitli satış sözleşmesi geçersiz sayılabilir. Bu durumda malı teslim etmiş olsanız da bedeli tahsil edemeyebilir veya sözleşme hiç kurulmamış gibi iade yükümlülüğüyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Uygulamada en sık karşılaşılan senaryo, 17 yaşında bir gencin bir mağazadan taksitle telefon ya da bilgisayar almak istemesidir. Eğer satıcı, yanında ebeveyni olmadan ve yazılı onayını almadan bu satışı gerçekleştirirse, ilerleyen süreçte ödemeler aksadığında şirketin hukuki koruması zayıf olur.
Bu nedenle perakende satış yapan işletmelerin, taksitli satış sözleşmesi imzalatmadan önce müşterinin kimlik bilgilerini kontrol etmesi ve reşit olmayan müşteri için yasal temsilcinin kimlik bilgisi ile birlikte açık ve yazılı bir muvafakatname alması kritik önem taşır. Bu muvafakatname, sözleşme dosyasında saklanmalı ve ileride doğabilecek ihtilaflarda delil olarak sunulabilmelidir. Sicil ve muhasebe süreçlerinde de bu tür bir satışın kayıt altına alınması sırasında rızanın varlığı, satışın geçerliliğinin ön koşulu olarak değerlendirilmelidir. Örneğin, muhasebe programınıza işlenen bir faturanın arkasında mutlaka yasal temsilcinin imzasının bulunduğu bir onay belgesi bulunmalıdır.
Bir diğer uygulama alanı ise noter veya resmi senetlerle yapılan işlemlerdir. Kısıtlı bir kişinin (örneğin bir trafik kazası sonrası vasi atanmış bireyin) taksitle araç alması gibi durumlarda, vasi tarafından verilecek yazılı iznin noter huzurunda veya işlemin yapıldığı resmi makamda ibrazı ve dosyaya eklenmesi gerekir. SicilAI olarak, bu tür işlemlerde sözleşme öncesi kontrol listesi oluşturmanızı ve rıza belgesinin eksiksiz olmasını öneriyoruz; aksi halde sözleşme butlanla malul olur ve tarafların edimleri geri verme yükümlülüğü doğar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözlü rızanın geçersizliği: Yasal temsilcinin telefonla veya yüz yüze sözlü olarak "tamam" demesi, kanunen geçerli bir rıza değildir. Rızanın açıkça yazılı olması şarttır ve ispat yükü satıcıdadır.
- Rızanın zamanlaması: Yasal temsilcinin rızası, sözleşme kurulmadan önce veya en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmelidir. Sonradan verilen rıza, bu madde kapsamında sözleşmeyi geçerli kılmaz; sözleşme baştan itibaren geçersizdir.
- Yalnızca küçüğün imzasının alınması: 18 yaşından küçük kişiyle yapılan satışta, yalnızca küçüğün sözleşmeyi imzalaması yeterli değildir. Velinin veya vasiyenin de ayrıca kendi adına imza atması veya noter onaylı muvafakatname vermesi gerekir.
- Kısıtlılık kaydının gözden kaçması: Müşterinin kısıtlı olduğu, vesayet kaydından anlaşılabilir. Satış anında bu kontrol yapılmazsa, sonradan vesayet makamının sözleşmeyi iptal etme riski doğar. Bu risk hem malın iadesini hem de ödenen bedelin iadesini zorunlu kılabilir.
- Rıza belgesinde eksik bilgiler: Rıza belgesinde yasal temsilcinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, küçük/kısıtlı ile ilişkisi (baba, anne, vasi, kayyım) ve hangi malın taksitle satışına rıza gösterildiği açıkça belirtilmelidir. Belirsiz ve genel ifadelerle düzenlenen rızalar ileride sorun yaratır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.