# MADDE 256
Taksitle Satışta Peşinat Ödeme Koşulları
Resmi Kanun Metni
Alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin olarak, satış bedelinin geri kalan kısmını da sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödemekle yükümlüdür.
Cumhurbaşkanı, satılanın türüne göre peşinat miktarı ile yasal ödeme sürelerini yarıya kadar indirebileceği gibi, iki katına kadar çıkartabilir.[1]
Kanunda belirlenen asgari peşinatı tamamen almaksızın, satılanı alıcıya devreden satıcı, peşinatın ödenmeyen kısmı üzerinde istem hakkını kaybeder.
Peşinattan vazgeçilmesi karşılığında, satış bedelinde yapılacak artırma hükümsüzdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 256. maddesi, taksitle satış sözleşmelerindeki ödeme düzenini belirler. Bu hüküm, alıcının (tüketici veya tacir fark etmeksizin) satış bedelinin en az onda birini (peşinat) malı teslim aldığı anda ödemesini zorunlu kılar. Kalan tutarın ise sözleşmenin kurulmasından itibaren en geç üç yıl içinde tamamen ödenmesi gerekir. Bu, kanuni bir sınırdır ve taraflar aksini kararlaştıramaz; aksi yöndeki anlaşmalar geçersizdir.
Cumhurbaşkanına tanınan yetki ise dikkat çekicidir: Satılan malın türüne bağlı olarak peşinat oranını ve ödeme süresini yarıya kadar indirme veya iki katına kadar çıkarma imkânı vardır. Yani devlet, piyasa koşullarına göre bu sınırları esnetebilir.
Son fıkralar ise satıcıyı koruyan değil, cezalandıran hükümler içerir: Peşinatın tamamını almadan malı teslim eden satıcı, ödenmeyen peşinat kısmını sonradan talep edemez. Ayrıca, "peşinattan vazgeçelim ama satış bedelini artıralım" şeklindeki dolanlı işlemler de hükümsüzdür.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir beyaz eşya mağazası düşünelim. Müşteri, 100.000 TL'lik bir ürünü taksitle satın almak istiyor. Kanunen, mağaza en az 10.000 TL peşinat almak zorundadır ve kalan 90.000 TL'yi en geç 36 ay içinde tahsil etmelidir. Mağaza sahibi "Müşteri güvenilir, ben 5.000 TL peşinatla veririm" derse, bu durumda satıcı o 5.000 TL'yi asla mahkeme yoluyla bile isteyemez. Çünkü kanun, "Asgari peşinatı tamamen almadan malı devreden,peşinatın ödenmeyen kısmındaki istem hakkını kaybeder" demektedir.
Ticari hayatta bu madde özellikle perakende sektöründe (mobilya, elektronik, otomotiv, makine satışı) büyük önem taşır. Özellikle bayi ve distribütörlerin, kendi alt bayilerine taksitle mal satarken bu sınırlara uyması gerekir. Ayrıca sözleşme hazırlanırken ödeme planının bu üç yıllık tavan süreyi aşmamasına dikkat edilmelidir. SicilAI olarak önerimiz; sözleşmenizde yer alan ödeme tablosunu, kanuni sınırlar içinde kaldığını doğrulamak için satış öncesi mutlaka gözden geçirmenizdir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Peşinatın altına düşmek: Satıcının, kanuni asgari peşinatın (1/10) altında bir tutarla malı teslim etmesi, ödenmeyen kısım için dava açma hakkını tamamen ortadan kaldırır. Bu, satıcının alacağının bir kısmını silmesi anlamına gelir.
- Üç yılı aşan vade: Sözleşmede taksit süresinin 36 ayı aşması durumunda, süreye ilişkin hüküm değil, kanuni faiz ve temerrüt hükümleri devreye girebilir; ayrıca sözleşmenin o kısmı geçersiz sayılabilir.
- Peşinattan vazgeçme karşılığında fiyat artırma: "Peşinat istemeyelim ama ürün fiyatını %15 artıralım" gibi uygulamalar tamamen hükümsüzdür. Bu durumda satıcı, hem artırılan bedeli isteyemez hem de peşinat hakkını kaybeder.
- Yetki sınırlarının takibi: Cumhurbaşkanı'nın çeşitli mal grupları için (örneğin otomotiv) belirlemiş olduğu güncel peşinat oranlarını takip etmemek. Bu oranlar zamanla değişebilir; güncel mevzuat kontrolü yapılmadan sözleşme düzenlenmesi risklidir.
- Senet ve çekle peşinat tahsilinde ispat sorunu: Peşinatın elden veya banka havalesiyle alındığının belgelenememesi durumunda, ileride "peşinat alınmadı" iddiasıyla karşılaşılabilir. Bu nedenle ödemenin izlenebilir kanallardan yapılması kritiktir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.