# MADDE 263
Taksitle Satış Ödünç Sözleşmesi Uygulaması
Resmi Kanun Metni
Taksitle satışa ilişkin hükümler, aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere de uygulanır.
Bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmelerinde satıcının, mülkiyeti saklı tutma kaydı ile birlikte veya bundan bağımsız olarak satış bedeli alacağını ödünç verene devretmesi veya satıcı ile ödünç verenin başka surette anlaşarak, alıcının satış bedelini daha sonra taksitler hâlinde ödemek üzere malın teslimini sağlamaları durumunda, taksitle satışa ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Ödünç sözleşmesinde, taksitle satış sözleşmelerine konulması zorunlu olan hususların yer alması şarttır. Ancak, bunlardan peşin satış bedeli ile toplam satış bedeli yerine, ödünç alınan miktar ile ödünç verene ödenecek toplam ödünç miktarı gösterilir.
Peşin satışla bağlantılı taksitle ödünç sözleşmelerinde, ödünç verene, yasal asgari peşinatın ödenmiş ve peşin satış bedelinin ödünç sözleşmesinin yapılması sırasında herhangi bir ilave yapılmaksızın tamamen karşılanmış olması hâlinde, taksitle satışa ilişkin hükümler uygulanmaz.
Alıcının tacir sıfatıyla hareket ettiği veya malın bir ticari işletmenin ihtiyacı için ya da meslekî amaçlarla satın alınması durumunda, taksitle satışa ilişkin hükümlerden sadece 259 uncu maddenin ikinci fıkrası, 260 ıncı maddenin birinci fıkrası ve 261 inci maddesi hükümleri uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 263, kanunun taksitle satışa ilişkin düzenlemelerinin kapsamını genişletiyor. Görünüşte bir kredi veya ödünç sözleşmesi olsa bile, işin ekonomik amacı bir taşınır malı taksitle satın almak olduğunda, taksitle satış kuralları devreye girer. Özellikle satıcının, satış bedeli alacağını bir finansman kuruluşuna devrettiği veya satıcı ile ödünç verenin anlaşarak alıcıya malı teslim ettiği, alıcının da bedeli sonradan taksitler hâlinde ödediği durumlarda bu madde uygulanır.
Sade bir dille ifade etmek gerekirse: Bir mağazadan taksitle mal almak yerine, mağazanın anlaşmalı olduğu bankadan kredi çekip malı “peşin” alıyorsanız, bu işlem de taksitle satış gibi değerlendirilebilir. Kanun koyucu burada tüketiciyi korumayı amaçlamıştır. Çünkü aksi hâlde satıcılar, taksitle satışa ilişkin zorunlu bilgilendirme ve sözleşme şartlarından kaçınmak için her zaman kredi yöntemini kullanabilir.
Ancak bu koruma sınırsız değildir. Eğer gerçekten peşin bir satışa bağlı olarak ödünç veriliyor, yasal asgari peşinat ödeniyor ve peşin satış bedeli ödünç sözleşmesi sırasında hiçbir ek ödeme olmaksızın tamamen karşılanıyorsa, artık taksitle satış hükümleri uygulanmaz. Bu durumda klasik bir kredi ilişkisinden söz edilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Madde 263’ün son fıkrası ticari hayat açısından belirleyicidir. Alıcı tacir sıfatıyla hareket ediyorsa veya mal bir ticari işletmenin ihtiyacı için ya da meslekî amaçla satın alınıyorsa, taksitle satışa ilişkin hükümlerin tamamı değil; yalnızca 259 uncu maddenin ikinci fıkrası, 260 ıncı maddenin birinci fıkrası ve 261 inci maddesi uygulanır. Diğer bir deyişle esnaf ve şirketler, tüketicilere tanınan geniş korumadan yararlanamaz.
Örneğin bir esnaf dükkânına endüstriyel bir fırın almak istesin. Satıcı, anlaşmalı finansman şirketi üzerinden kredi kullandırarak ürünü teslim edeceğini söylesin. Bu işlemde esnaf, tıpkı bireysel tüketici gibi cayma hakkına veya taksitle satışa ilişkin tüm şekil şartlarına güvenemez. Yalnızca madde metninde sayılan sınırlı hükümler koruma sağlar. Bu ayrım, sözleşme kurulurken tarafların hak ve borçlarını doğru belirlemesi açısından kritiktir.
SicilAI olarak önerimiz; ticari sözleşmelerde satıcının dayattığı kredi veya ödünç yapısını incelerken mutlaka bu maddeyi göz önünde bulundurmanızdır. Özellikle alacağın devri ve mülkiyetin saklı tutulması gibi kayıtlar, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda sözleşmenin niteliğini doğrudan etkiler.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kredi ile yapılan bir mal alımının, taksitle satış sayılmayacağını düşünmek en büyük hatadır. Madde 263, aynı ekonomik amacı taşıyan işlemleri taksitle satış kapsamına alır.
- Ödünç sözleşmesinde taksitle satış sözleşmesinde bulunması zorunlu hususlara yer verilmemesi, sözleşmenin geçerliliği açısından sorun oluşturabilir. Özellikle peşin bedel ve toplam bedel yerine ödünç alınan miktar ve toplam ödünç miktarı doğru yazılmalıdır.
- Tacir sıfatıyla yapılan alımlarda tüketici haklarına güvenmek risklidir. Maddenin son fıkrası gereği yalnızca belirtilen maddeler uygulanır; bu nedenle sözleşme metni çok dikkatli incelenmelidir.
- Yasal asgari peşinat ödenmeden yapılan işlemlerde üçüncü fıkradaki istisnadan yararlanılamaz. Bu durum, işlemin taksitle satış hükümlerine tabi kalmasına yol açar.
- Satıcılar, mülkiyeti saklı tutma kaydıyla birlikte alacağı ödünç verene devrederken gerekli bildirim ve tescil yükümlülüklerini ihmal etmemelidir. Aksi hâlde sözleşmeden doğan hakların ispatı zorlaşır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.