# MADDE 265
Vadeli satışta banka hesabına ödeme zorunluluğu
Resmi Kanun Metni
Ödeme süresi bir yıldan daha uzun veya belirsiz olan sözleşmelerde alıcı, ödemeleri sözleşmede belirtilen bir bankada kendi adına açılacak gelir getiren bir tasarruf veya yatırım hesabına yatırmakla yükümlüdür.
Banka, her iki tarafın çıkarlarını gözetmek zorundadır. Açılan hesaptan her iki tarafın rızasıyla ödeme yapılabilir. Bu rıza önceden verilemez.
Ödeme süresi bir yıldan daha uzun veya belirsiz olan sözleşmelerde alıcı, satılanın devrine kadar 269 uncu madde uyarınca sözleşmeden cayarsa satıcı, bu hesap üzerindeki bütün haklarını kaybeder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 265, ödeme süresi bir yıldan uzun veya belirsiz olan satış sözleşmelerinde alıcının, bedeli doğrudan satıcının hesabına değil; kendi adına açılmış gelir getiren bir banka hesabına yatırmasını zorunlu kılıyor. Yani para “havuzda” bekliyor ve bu havuz üzerinde ne alıcı ne satıcı tek başına söz sahibi olabiliyor. Banka, açılan bu hesabı yönetirken her iki tarafın çıkarlarını birden gözetmekle yükümlüdür. Hesaptan para çıkışı ancak hem alıcının hem satıcının aynı anda vereceği rıza ile mümkündür. Üstelik bu rıza, sözleşme imzalanırken peşinen alınamaz; her ödeme için ayrı ve sonradan verilmesi gerekir. Son fıkra ise alıcıyı ciddi biçimde korur: Satılan mal henüz alıcıya devredilmeden alıcı sözleşmeden cayarsa (TBK madde 269 uyarınca), satıcı bu hesaptan doğan bütün haklarını kaybeder. Bir başka deyişle satıcı, malı teslim etmediği sürece hesapta biriken parayı alamaz; alıcı cayarsa para alıcıya kalır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir makine üreticisi düşünün; 18 ay vadeli, 1.800.000 TL’lik bir satış yapıyor. Sözleşmede, alıcının her ay 100.000 TL’yi belirlenen bankada kendi adına açılacak bir yatırım hesabına yatırması gerektiği yazıyor. Alıcı bu hesabı açar, taksitleri yatırır. Satıcı makineyi teslim eder; ancak bankadan ödemeyi çekebilmek için alıcının onayı gereklidir. Alıcı, makinede bir ayıp görürse ya da taksitlendirme koşullarının değiştiğini düşünürse onay vermeyerek parayı bloke edebilir. Bu durumda satıcı alacağını tahsil etmek için ya alıcıyla anlaşmak ya da mahkemeye başvurmak zorundadır. Sürecin sağlıklı ilerlemesi için sözleşmede hesabın hangi bankada açılacağı, faizin kime ait olacağı ve cayma hâlinde iadenin nasıl yapılacağı net biçimde yazılmalıdır. SicilAI üzerinden satış sözleşmelerini takip eden şirketler, bu tür bloke hesapların vadesini ve tarafların rıza süreçlerini dijital ortamda hatırlatmalı; finans ve muhasebe birimleri bu paraları “serbest” değil “kısıtlı” olarak kaydetmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Rıza önceden verilemez; sözleşmeye “banka satıcının talimatıyla ödeme yapar” şeklinde konulan kayıtlar geçersizdir. Bu tip talimatlara dayanarak bankadan ödeme yapılırsa banka da zarardan sorumlu olur.
- Alıcı, taksitleri sözleşmede gösterilen banka dışında bir hesaba veya satıcıya elden öderse borcunu usulüne uygun ifa etmiş sayılmaz; satıcı bu ödemeyi kabul etse bile maddeye aykırılık nedeniyle temerrüt ve faiz riski doğabilir.
- Satıcı açısından en ağır risk, alıcının malın devrinden önce caymasıdır. Satıcı hesaptaki bütün haklarını kaybeder; hem malı teslim etmemiş hem de satış bedelini alamamış duruma düşebilir. Bu hükmü bertaraf eden cezai şartlar veya “cayma hakkı yoktur” anlaşmaları büyük ihtimalle geçersizdir.
- Hesap alıcı adına açıldığı için alıcının borçlarından dolayı haciz konulabilir. Satıcı, “bu para benim alacağımın karşılığıdır” diyerek haczin kaldırılmasını kolayca sağlayamaz; mutlaka yazılı teminat ve rehin düzenlemeleri yapılmalıdır.
- Banka, çift taraflı rıza aramaksızın tek taraflı talimatla ödeme yaparsa doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Bu nedenle taraflar her ödeme talimatında noter onaylı veya ıslak imzalı mutabakat belgesi istemelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.