# MADDE 267
Vadeli Satış Bedeli Ödeme Şartları
Resmi Kanun Metni
Ödeme süresi bir yıldan daha uzun veya belirsiz olan sözleşmelerde satış bedelinin, satılanın devri anında tamamen ödenmiş olması gerekir. Satılanın devredilmesini isteyen alıcı, hesabındaki bakiyeden, satış bedelinin en çok üçte birlik kısmını satıcı lehine serbest bırakabilir. Ancak, sözleşmenin kuruluşu sırasında buna ilişkin taahhütte bulunulamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 267, satış sözleşmelerinde ödeme süresinin bir yıldan uzun veya belirsiz olduğu durumları özel olarak düzenler. Bu tür satışlarda temel kural şudur: Satıcı, malı veya hakkı alıcıya devrettiği anda satış bedelinin tamamı ödenmiş olmak zorundadır. Başka bir deyişle, malın teslimi ile paranın tamamının ödenmesi aynı ana denk getirilir. Ancak alıcıya bir esneklik tanınmıştır: Alıcı, kendi adına bankada tutulan bloke hesaptaki satış bedelinin en fazla üçte birini, satıcı lehine serbest bırakabilir. Bu, satıcının devirden önce bir miktar avans alabilmesini sağlar. Fakat oranın üçte biri aşması mümkün değildir ve daha da önemlisi, sözleşmenin kuruluş anında alıcı, bu üçte birlik kısmı satıcıya ödeyeceğine dair bir taahhütte bulunamaz. Yani “peşinat olarak üçte bir vereceğim” şeklinde bir sözleşme hükmü geçersizdir; ancak devir aşamasında alıcı bu ödemeyi yapabilir. İş dünyası için bu madde, özellikle vadeli satışlarda nakit akışının ve ödeme planının kanuni sınırlara uygun kurgulanması gerektiğini gösterir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir şirket sahibi, 2 yıl vadeli olarak 3 milyon TL değerinde bir iş makinesi satın almayı planlıyor. Satıcı ile sözleşme imzalandığı anda, alıcı makinenin teslim edilmesini isterse satış bedelinin tamamını teslim anında ödemek zorundadır. Ancak alıcı, satıcıya güvence vermek istiyorsa, kendi banka hesabındaki bloke paradan 1 milyon TL’yi (bedelin üçte biri) satıcıya devir öncesinde gönderebilir. Kalan 2 milyon TL ise makine teslim edildiği sırada ödenmelidir. Uygulamada bu işlem genellikle banka aracılığıyla, noter veya tapu müdürlüğü huzurunda yapılan ödeme belgeleriyle belgelenir. Eğer satış, bir şirketin malvarlığının devri şeklinde gerçekleşiyorsa ve ticaret siciline tescil gerekiyorsa, sicil müdürlüğü bedelin tamamen ödendiğine dair belge isteyebilir. SicilAI olarak önerimiz, bu tür sözleşmelerde ödeme planının değil, devir anında tam ödeme kuralının esas alınması; bloke hesap talimatının ise sözleşme imza anında değil, devir sürecinde verilmesidir. Aksi halde işlem geçersizlik riskiyle karşı karşıya kalabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşme kurulurken alıcının üçte birden fazla avans ödemeyi taahhüt etmesi, bu taahhüdün geçersiz olmasına ve ileride uyuşmazlık yaşanmasına yol açar.
- Satış bedelinin tamamının devir anında ödenmesi gerekirken, satıcı malı teslim edip bedelin bir kısmını sonraya bırakırsa, alacağın tahsil edilememe riski doğar; bu durumda yasal faiz ve icra takibi gündeme gelse de mal kaybı yaşanabilir.
- Vadenin belirsiz olması hali sıkça gözden kaçar; “peşinat sonrası kalanı ne zaman istersem öderim” gibi ifadeler belirsiz süreli kabul edilerek madde kapsamında değerlendirilebilir.
- Bankadaki bloke hesap yerine elden veya senetle yapılan ödemelerde, ispat yükü zorlaşır ve “devir anında bedel ödenmiştir” kanısı oluşmaz; bu da tapu veya noter işlemlerinde aksaklık yaratır.
- Alıcı, üçte birlik kısmı satıcı lehine serbest bıraktıktan sonra satıcının malı devretmekten kaçınması halinde, ödenen tutarın iadesi ancak mahkeme kararıyla mümkün olabilir; bu nedenle devir sürecinin bir uzman eşliğinde yürütülmesi gerekir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.