# MADDE 271
Ön Ödemeli Taksitlerde Temerrüt Hakları
Resmi Kanun Metni
Alıcı bir veya daha çok ön ödemede temerrüde düşerse satıcı, ancak vadesi gelmiş olan ödemeleri isteyebilir. Bununla birlikte, toplam alacağın en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen iki ön ödemenin veya toplam alacağın en az dörtte birini oluşturan bir tek ön ödemenin ya da sonuncu ön ödemenin vadesi gelmişse satıcı, ayrıca alıcıya tanıyacağı bir aylık ödeme süresinin geçmesinden sonra sözleşmeden dönme hakkına sahip olur.
Satıcı, ödeme süresi bir yıl veya daha az olan sözleşmeden dönerse, 260 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. Süresi bir yılı aşan sözleşmelerde satıcı, ancak 269 uncu maddenin ikinci fıkrasında öngörülen cayma parasını ve alıcıya ödenmesi gereken ortalama banka mevduat faizini aşan zararlarının giderilmesini isteyebilir.
Bir yıldan daha uzun süreli sözleşmelerde temerrüde düşmüş olan alıcının malın devrini istemesi hâlinde satıcı, yasal anapara faizi ile birlikte, devir isteminden sonra malın değerinde oluşacak eksilmelerin giderilmesini isteyebilir. Ceza koşulu öngörülmüşse miktarı, satış bedelinin yüzde onunu geçemez.
Satılanın devredilmiş olduğu hâllerde, dönme konusunda 260 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, ön ödemeli taksitle satışlarda alıcının ödemeleri aksatması hâlinde satıcının hangi haklara sahip olduğunu düzenler. Kural olarak satıcı, alıcı birkaç taksiti kaçırdı diye hemen sözleşmeyi feshedemez; yalnızca vadesi gelmiş taksitlerin tahsilini isteyebilir. Ancak üç ağır durumda satıcıya ek bir yetki tanınmıştır: Toplam borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen iki taksitin ödenmemesi, toplam borcun en az dörtte birini oluşturan tek bir taksitin ödenmemesi veya satış bedelinin son taksitinin vadesinde ödenmemesi. Bu durumlarda satıcı, alıcıya bir ay süre verip bu sürenin boşuna geçmesini bekledikten sonra sözleşmeden dönebilir. Yani kanun, tüketiciyi/alan tarafı koruyan bir "bekleme süresi" öngörür; satıcı bu süre dolmadan fesih yapamaz.
Ödeme süresi bir yıl veya daha kısa olan sözleşmelerde dönme, taksitli satış hükümlerine (260. madde) benzer şekilde sonuç doğurur. Süre bir yılı aşıyorsa satıcının tazminat talebi sınırlandırılmıştır: Satıcı ancak cayma parası ile ortalama banka mevduat faizini aşan gerçek zararını isteyebilir, bu da alıcıyı orantısız taleplere karşı korur. Mal henüz alıcıya devredilmemişse ve alıcı malın devrini isterse, satıcı yasal anapara faizi ve devir sonrası değer kaybını talep edebilir. Ceza koşulu varsa bu, satış bedelinin yüzde onunu aşamaz. Mal zaten devredilmişse dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak aldıklarını iade eder.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir iş makinesi satıcısı düşünelim: 1.200.000 TL bedelli bir ekskavatörü, 24 ay vadeli ve aylık 50.000 TL ön ödemeli taksitlerle sattı. Alıcı üç ay boyunca taksitlerini ödemedi. Üç aylık toplam gecikme 150.000 TL olup toplam bedelin onda birinden fazladır; ancak taksitler birbirini izleyen iki ödeme olarak değerlendirildiğinde satıcı önce alıcıya bir aylık ödeme süresi tanımalı, bu süre içinde ödeme gelmezse sözleşmeden dönebilir. Bu süreçte satıcının noter veya iadeli taahhütlü yazıyla ihtar çekmesi, ispat açısından kritiktir. Sicil, sicil kayıtlarında rehin veya mülkiyeti saklı tutma şerhi bulunan makinelerde yapılacak işlemlerde bu maddenin uygulamasını doğrudan etkiler; sözleşmeden dönme hâlinde SicilAI üzerinden yapılan tescilli bildirimler, taraflara hukuki güvence sağlar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Bir aylık ödeme süresi vermeden doğrudan fesih kararı almak; bu hâlde yapılan dönme geçersiz sayılabilir ve satıcı kötü niyetli duruma düşebilir.
- Vadesi gelmemiş taksitler için takip başlatmak; madde gereği satıcı yalnızca muaccel taksitleri talep edebilir, erken talep haksız icra riski doğurur.
- Ceza koşulunu satış bedelinin yüzde onunu aşacak şekilde belirlemek; aşan kısım için mahkeme indirim yapabilir, dava masraflarıyla karşılaşılır.
- Malın devrinden sonra dönme hâlinde 260. maddenin birinci fıkrasındaki iade yükümlülüğünü göz ardı etmek; taraflar arasında sebepsiz zenginleşme uyuşmazlıkları doğar.
- Tek taksit tutarının toplam borcun dörtte birine ulaşıp ulaşmadığını veya son taksit niteliğini yanlış hesaplamak; bu oranlar sağlanmadan yapılan fesih yetkisizdir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.