# MADDE 274
Açık Artırma Satışın Tanımı ve Şartları
Resmi Kanun Metni
Açık artırma yoluyla satış; yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 274. maddesi, açık artırma yoluyla satışın hukuki çerçevesini çizer. Bu maddeye göre bir satışın "açık artırma" sayılabilmesi için üç temel şartın gerçekleşmesi gerekir. Birincisi; satışın yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenmelidir. Bu şartlar belirlenmemişse, yapılan satış açık artırma hükmünde sayılmaz ve doğurduğu sonuçlar farklılık gösterir. İkincisi; teklifler "hazır olanlar" arasından alınır. Hazır bulunma şartı, artırmanın yapıldığı ortamda fiziksel olarak bulunmayı ifade eder; ancak önceden ilan edilmişse telefon, video konferans veya elektronik ortam üzerinden katılım da "hazır olma" kapsamında değerlendirilebilir. Üçüncüsü; satış, en yüksek bedeli öneren kişi ile yapılır. Teklifler artırma süreci boyunca geçerliliğini korur ve ihale sonunda en yüksek teklif, satıcının onayı ile birlikte bağlayıcı bir satış sözleşmesine dönüşür.
Bu madde bir "Kanun" hükmü olduğu için temel hakları ve sınırları belirler. İş dünyası açısından bilinmesi gereken en kritik nokta, açık artırmada satıcının her teklifi kabul etmek zorunda olmadığı ama ilan edilen koşullara uymakla yükümlü olduğudur. İhaleye katılan taraf ise verdiği en yüksek teklifin kabul edilmesi hâlinde sözleşmeyi yapmış sayılır ve bu sözleşmeden tek taraflı olarak dönemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir esnaf veya şirket sahibinin açık artırmayla karşılaşmasının en yaygın yolu icra marifetiyle yapılan satışlardır. Örneğin; borcundan dolayı haczedilen bir iş makinesi, icra dairesi tarafından açık artırmayla satılır. Satış ilânında makinenin yeri, satış saati, muhammen bedeli, artırma miktarı ve katılma şartları önceden belirtilir. Alıcı durumundaki bir işletme sahibi, ilânı okuyup şartları öğrendikten sonra ihaleye katılır ve en yüksek teklifi verirse sözleşme o anda kurulur.
İşletmenin kendi mal varlığındaki bir taşınır veya taşınmazı da açık artırma ile satması mümkündür. Bu durumda satıcı, Kamu İhale Kurumu mevzuatına veya ilgili özel kanunlara tabi olmadıkça, satışın zamanını ve yerini belirleyerek ilân etmek zorundadır. Satıştan elde edilen bedel şirketin kasasına girer; ancak mal üzerinde rehin bulunuyorsa, rehinli alacaklının öncelik hakkı gözetilir. Sicil kayıtlarında yer alan rehin şerhi veya haciz kaydı, artırma sonrası kaldırılmak üzere ilgili sicil müdürlüğüne bildirilir. Bu süreçte hak sahipliğinin düzenli takip edilebilmesi için şirket sahiplerinin sicil bilgilerini güncel tutması büyük önem taşır. SicilAI platformu, işletmenin güncel tescil ve terkin kayıtlarını izleyerek açık artırma sonrası yapılacak bildirimlerde hatalı veya eksik bilgi kullanılmasını önlemeye yardımcı olur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İlân şartlarını okumadan teklif verme: Açık artırmanın yeri, zamanı, artırma oranı, depozito tutarı ve ödeme vadesi önceden belirlenmiştir. Bu koşulları bilmeden verilen teklif, ihale sonrasında ciddi maddi kayıplara yol açabilir.
- Tek taraflı cayma riski: En yüksek teklifi veren kişi, ihale sonucunun onaylanmasının ardından sözleşmeden dönemez. Cayma hâlinde depozito gelir kaydedilir ve fark bedel talep edilme riski doğar.
- Katılım şeklinin önceden ilân edilmemesi: Madde metninde "hazır olanlar" ifadesi geçer. Uzaktan katılım veya elektronik teklif yöntemi satış ilânında belirtilmemişse, bu şekilde yapılan teklifler geçersiz sayılır ve hak kaybına neden olur.
- Malın durumunu incelemeden alım: Açık artırmalarda satıcının ayıba karşı sorumluluğu özel olarak sınırlandırılabilir. Özellikle "olduğu gibi" satışlarda alıcı, malı önceden görme ve inceleme yükümlülüğünü yerine getirmezse sonradan ayıp iddiasında bulunamaz.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.