# MADDE 28
Sözleşmelerde Aşırı Yararlanma Hakkı
Resmi Kanun Metni
Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 28, hukuki literatürde "gabın" olarak bilinen aşırı yararlanma kavramını düzenler. Bir sözleşmede tarafların karşılıklı edimleri arasında açık ve kabul edilebilir sınırların ötesinde bir dengesizlik varsa ve bu dengesizlik, taraflardan birinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden bilinçli olarak faydalanılmak suretiyle oluşturulduysa, zarar gören taraf iki seçenekli bir hak elde eder. Birinci seçenek, sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirerek verdiği edimin iadesini talep etmektir. İkinci seçenek ise sözleşmeye bağlı kalmakla birlikte edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini, yani dengenin kurulmasını istemektir. Bu hak belirli sürelere tabidir: Zarar gören, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği tarihten ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren ise her halde beş yıl içinde bu hakkını kullanmalıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Düşünün ki acil nakit ihtiyacı içindeki bir esnaf, normalde piyasa değeri 100.000 TL olan ticari aracını 50.000 TL'ye satmak zorunda kalıyor; alıcı da onun bu zor anından faydalanarak çok düşük bedelle aracı devralıyor. İşte bu noktada esnaf devreye Madde 28'i koyabilir. Pratikte en sık karşılaşılan örnekler arasında fahiş kira bedelleriyle yapılan kira sözleşmeleri, acil borç yapılandırma kapsamında imzalanan ağır cezalı sözleşmeler ve ticari işletme devirlerindeki çok düşük bedelli hisse satışları yer alır. Sicil işlemleri bağlamında ise, noterde tescil edilen bir şirket sözleşmesi veya pay devri senedi gibi işlemlerde de bu maddeye dayanılabilir; sicil kayıtlarındaki görünür dengesizlikler tespit edildiğinde, mağdur taraf mahkemeye başvurarak sözleşmenin geçersizliğini veya dengesizliğin giderilmesini dava edebilir. SicilAI olarak süreç takiplerinde bu sürelerin aşılmasının telafisi mümkün olmayan hak kayıpları doğurduğunu hatırlatır; bu nedenle şirket sahipleri ve esnaflar sözleşme imzalarken mutlaka bağımsız bir hukuki görüş almalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Bu hak, süresi içinde kullanılmazsa yalnızca zamanaşımı değil hak düşürücü süre nedeniyle tamamen ortadan kalkar; bu nedenle bir yıllık ve beş yıllık sürelerin kaçırılması sık karşılaşılan en büyük teknik hatadır.
- Zarar gören taraf, zor durumda olduğunu ve karşı tarafın bu durumdan bilinçli şekilde yararlandığını yazılı delillerle ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat sağlanamazsa madde hükümleri işletilemez.
- Madde 28 ile hile (aldatma) ve ikrah (tehdit) kavramları sıklıkla karıştırılır; gabında temel kriter edim dengesizliğinin varlığıdır, diğerleri farklı hükümlere tabidir.
- Açık oransızlığın sözleşme kurulduğu anda mevcut olması gerekir; sözleşme sonrası dönemde değer değişiklikleri bu madde kapsamında değerlendirilmez.
- Bu hak, ancak bir yıl dolmadan önce sözleşmeye karşı itiraz savunması olarak ileri sürüldüğünde geçerliliğini korur; doğrudan menfi tespit davası süreçlerinin doğru kurgulanmaması halinde dava reddedilebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.