# MADDE 289
Taşınır Bağışında Teslim Şartı
Resmi Kanun Metni
Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun bağışlama sözleşmesine ilişkin hükümlerinden biridir. Bir taşınırın (taşınabilir malın) elden bağışlanması, yani bir kişinin diğerine herhangi bir bedel almaksızın bir eşya vermesi ve bu eşyanın teslim edilmesiyle bağış kurulmuş olur. Madde metninde geçen "elden bağışlama" ifadesi, bağışlama vaadinden farklıdır. Burada bağışlayan, taşınırı bugün için ve doğrudan teslim ederek malvarlığından çıkarır. Hukuki sonuç doğurması için tarafların anlaşması değil, aynı zamanda eşyanın fiilen bağışlanana verilmesi gerekir. Dolayısıyla salt "sana şu makineyi hediye ediyorum" demek, teslim gerçekleşmeden bağışı tamamlamaz.
Ticari hayatta bu durum, özellikle şirket malvarlığının devredilmesi veya şahıslar arası eşya aktarımında sıkça karıştırılır. Bağış yapan taraf, sözlü beyanın bağışlama için yeterli olduğunu zanneder. Ancak madde, taşınırın zilyetliğinin devredilmiş olmasını arar. Bu da bağışın kurulması için teslim şartını kanuni zorunluluk hâline getirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi, envanterinde bulunan bir makineyi karşı firmaya bağışlamak istediğini düşünelim. Mülkiyetin geçmesi için makinenin karşı tarafa teslim edilmesi gerekir. Teslim edilmediği sürece, taraflarca imzalanan bir protokol veya niyet mektubu olsa dahi bağışlama hukuken tamamlanmaz. İşte bu noktada teslimin ispat edilebilmesi için bağışlama konusu taşınırın bir tutanakla veya devir belgesiyle karşı tarafa teslim edildiği kayıt altına alınmalıdır.
Esnaflar arasında sıklıkla yapılan bir diğer uygulama, kullanılmış bir aracın veya iş makinesinin hediye edilmesi durumudur. Motorlu araç gibi tescil gerektiren taşınırlar için ayrıca trafik tescil kayıtlarında devir işlemi yapılması şarttır. Bu halde elden teslim tek başına yeterli olmayabilir; ilgili idari kayıtların da güncellenmesi gerekir. SicilAI olarak önerimiz, tüm bağışlama işlemlerinin yazılı belgeye bağlanması ve taşınırın tesliminin açıkça şahitler veya teslim tutanağı ile ispat edilmesidir. Ayrıca şirketlerde yapılacak bağış işlemlerinin yönetim kurulu kararına bağlanması ve muhasebe kayıtlarında doğru şekilde gösterilmesi, ileride doğabilecek vergi ve hukuk uyuşmazlıklarının önüne geçer.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Bağışlama konusu taşınır teslim edilmeden sözleşme yapılırsa, bu işlem "bağışlama vaadi" olarak kabul edilir; vaat ise yazılı şekil şartına tabidir. Yazılı yapılmayan vaat geçersiz olabilir.
- Bağışlayanın ölümü hâlinde teslim edilmemiş taşınır bağışı, mirasçılar tarafından yerine getirilmeyebilir. Bu nedenle ciddi bir gecikme ve belirsizlik riski doğar.
- Şirket malvarlığından yapılan bağışlarda, bağışın genel kurul veya yetkili yönetim kurulu kararı olmadan yapılması hâlinde şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir; bu işlem şirket sözleşmesine aykırı sayılabilir.
- Bağışlanan taşınır üzerinde üçüncü kişilerin haciz veya rehin hakkı varsa, teslim sonrası bu haklar bağışlanan malı takip edebilir; bu da bağışlananın beklentisini boşa çıkarabilir ve malı kaybetme riski doğurur.
- Elden bağışlamada noter veya resmi şekil aranmadığından ispat güçlüğü sıkça yaşanır; bu yüzden "bağış" mı yoksa "satış" mı olduğu uyuşmazlık konusu olabilir ve vergi idaresi tarafından sorgulama başlatılabilir.
- Karşılıklı edim içeren işlemler bağış değildir; hukuki nitelendirme hatası, tarafları beklenmedik vergi yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.