# MADDE 296
Bağışlama sözünden dönme şartları
Resmi Kanun Metni
Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir:
1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa.
2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse.
3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa.
Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, birine bağış yapacağını söz veren kişinin (bağışlayanın), hangi durumlarda bu sözünden cayabileceğini ve malı teslim etmekten kaçınabileceğini düzenler. Bir söz vermiş olmak, her koşulda bağlayıcı değildir. Özellikle bağışlama gibi karşılıksız işlemlerde kanun koyucu, bağışlayanın mağdur olmaması için bazı istisnalar getirmiştir. Maddeye göre bağışlayan; (1) daha önce elden bağışladığı bir malı geri isteyebileceği sebepler (örneğin bağışlanan kişinin ağır nankörlük veya suç teşkil eden davranışı) varsa, bağışlama sözünü de yerine getirmeyebilir. (2) Sonradan mali durumu olağanüstü kötüleşen bağışlayan, bu borcu ödemekten kaçınabilir. (3) Söz verdikten sonra evlenme, çocuk sahibi olma gibi yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa veya mevcut yükümlülükleri önemli ölçüde artmışsa da ifadan kaçınma hakkı doğar. Ayrıca borç ödeme güçsüzlüğü tespit edilen veya iflasına karar verilen bağışlayanın ifa yükümlülüğü tamamen ortadan kalkar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf, bir yakınına ya da başka bir işletmeye dükkân, araç, makine gibi bir malı bağışlayacağını noterde veya yazılı sözleşmeyle taahhüt etmiş olabilir. Diyelim ki şirket sahibi, bağış sözü verdikten birkaç ay sonra büyük bir müşterisini kaybetti ve ciddi borca girdi; ayrıca bakmakla yükümlü olduğu yeni bir aile ferdi oldu. Bu durumda, sözleşme imzalamış olsa bile bu maddedeki olağanüstü mali zorluk ve yeni aile yükümlülüğü gerekçelerine dayanarak malı teslim etmekten kaçınabilir. Ancak bu tek taraflı bir karar değildir; bağışlanan kişi itiraz ederse durumu mahkeme kanıtlamak gerekir. Benzer şekilde, bağışlayan şirket hakkında iflas kararı verilirse, bağışlanan kişi alacaklılar arasına girip malı isteyemez; ifa yükümlülüğü kendiliğinden düşer. SicilAI platformu üzerinden yapılan güncel mevzuat taramaları ile bu tür bir bağış sözü verilmeden önce olası risklerin değerlendirilmesi, esnafın ve şirket sahibinin beklenmedik bir dava ile karşılaşmasını önleyebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözü tutmamak için sadece "pişmanım" demek yeterli değildir; maddi durumun kötüleştiği veya yeni aile yükümlülüğü doğduğu somut belgelerle kanıtlanmalıdır. Aksi hâlde bağışlanan kişi tazminat veya ifa davası açabilir.
- Elden bağışlanan bir malın geri istenebilmesi için yalnızca bağışlananın nankörlüğü (örneğin bağışlayana veya ailesine ağır suç işlemesi) gibi geçerli bir yasal sebep olmalıdır; bu sebep yoksa sözden dönülemez.
- Bağışlama sözünün geçerliliği usule tâbidir; taşınmaz bağışı noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Eksik evrak veya şekil hatası, dönme hakkını dahi etkisiz bırakabilir.
- Borç ödeme güçsüzlüğü veya iflas hâlinde, bağış sözünden dönme kararı yazılı olarak bağışlanana bildirilmeli ve varsa icra ya da iflas süreciyle koordineli hareket edilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.