# MADDE 319
Kiracı Ayıp Giderme ve Gösterme Yükümlülüğü
Resmi Kanun Metni
Kiracı, kiralananın ayıplarının giderilmesine ya da zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmakla yükümlüdür.
Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.
Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır.
Kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 319. maddesi, kiralanan taşınmazda (dükkan, mağaza, depo, ofis vb.) yapılacak zorunlu bakım ve onarım çalışmaları sırasında kiracı ile kiraya verenin karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenler. Özetle şunları söyler:
- Çalışmalara katlanma zorunluluğu: Kiracı, kiralanandaki ayıpların (örneğin çatı akıntısı, elektrik tesisatı arızası, su sızıntısı veya binayı etkileyen yapısal bir hasar) giderilmesi ya da zararın büyümesini önleyecek tedbirler için yapılan çalışmalara izin vermek ve bu sürece katlanmak zorundadır.
- Gezip görmeye izin: Kiraya veren, kiralananı satmak veya yeni kiracı bulmak isterse ya da zorunlu bakım için inceleme gerekirse, kiracı uygun saatlerde mülkün gösterilmesine müsaade etmekle yükümlüdür.
- Önceden bildirim şartı: Kiraya veren, bu çalışma veya gösterimleri uygun bir süre önce kiracıya haber vermek zorundadır. Bu bildirim süresi, işin aciliyetine göre makul olmalıdır; aynı gün habersiz gelen ekip veya alıcı talebi kural olarak kabul edilmez.
- Kiracının yararını gözetme: Çalışmalar sırasında kiracının ticari faaliyetini aşırı engelleyecek yöntemlerden kaçınılmalıdır. Örneğin işyeri çalışırken duvar kırılması veya dükkanın kapatılmasını gerektiren uygulamalar ancak zaruri ise yapılabilir.
- Hakların saklı kalması: Bu süreçte kiralananın kullanımı kısıtlanırsa kiracı kira bedelinden indirim talep edebilir; ayrıca doğan zararını (örneğin iş kaybı, eşya hasarı) kiraya verenden isteyebilir.
Bu düzenleme, kiraya verenin mülkünü koruma hakkı ile kiracının işini kesintisiz sürdürme hakkı arasında denge kurar. Kanun, kiracının keyfi engel çıkarmasını önlerken; kiraya verenin de keyfi ve habersiz müdahalesine sınır getirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf olarak şu senaryoyu düşünün: Kiraladığınız depoda tavan izolasyonu bozulmuştur ve yağmur suyu emtialarınıza zarar vermektedir. Malik, tadilat için işçi göndermek ister. Bu maddeye göre siz işçileri kabul etmekle yükümlüsünüz. Ancak tadilatın yapılacağı günlerde depoyu tamamen boşaltmanız gerekiyorsa ve bu durum ürün sevkiyatınızı aksatacaksa, kiraya veren bunu en az birkaç gün önceden size bildirmeli ve onarımı mümkünse mesai saatleri dışında veya bölüm bölüm yürütmelidir.
Öte yandan, işyerinizi satın almak isteyen bir yatırımcı gelirse, emlak danışmanıyla birlikte kiralananı gezip görme talebi geldiğinde, iş sırlarınızı veya müşteri yoğunluğunuzu olumsuz etkilemeyecek şekilde belirli bir gün ve saat aralığı önererek bu talebi karşılamanız gerekir. Gösterme izni vermemeniz halinde, kiraya veren bu maddeye dayanarak ihtar çekebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda, SicilAI üzerinden kira sözleşmenizi ve ilgili yazışmaları kayıt altına almanız, hem hak kaybını önler hem de sürecin izlenebilmesini sağlar.
Ancak bu yükümlülük sınırsız değildir. Kiracı, mülkün bakımı için yapılmayan ve tamamen dekoratif ya da lüks iyileştirme amaçlı çalışmalara katlanmak zorunda değildir. Örneğin; mağaza cephesinin sırf görünüm değişikliği için yenilenmesi, işyerinin kapanmasını gerektiriyorsa bu durumda kiracı buna izin vermeyebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözlü bildirimlere güvenme: Kiraya verenin "yarın usta geliyor" şeklindeki telefondaki talebine uyup işyerini kapatırsanız; sonradan iş kaybınızı ispatlamak zorlaşır. Bildirimleri mutlaka yazılı (WhatsApp, e-posta, ihtarname) yapın ve muhafaza edin.
- "Olduğu gibi teslim" bahanesiyle bakımdan kaçınmak: Bazı kiracılar, sözleşmede "kiralanan olduğu gibi kabul edilmiştir" ifadesi olduğunu öne sürerek zorunlu onarımlara direnir. Oysa ayıptan kaynaklanan tehlike (örneğin yangın riski veya yapısal çökme) söz konusuysa bu madde uyarınca çalışmalara izin vermek zorunludur; aksi halde kusurlu sorumluluk doğar.
- Çalışma sırasında işyerini korumamak: Onarım yapılırken ürünlerinizin toz altında kalmasına veya kırılmasına göz yumarsanız, zararı sonradan talep etmek için durumu aynen tespit ettirmeniz gerekir. Çalışma başlamadan önce fotoğraflarla ve varsa tutanakla mevcut durumu belgeleyin.
- Gösterim sırasında iş sırrı veya tesis güvenliği zaafiyeti: Alıcı adaylarına depoyu gezdirmeniz, raf düzeninizi ve ürün fiyat etiketlerinizi göstermeniz anlamına gelir. Bu bilgilerin üçüncü kişilere sızması halinde kiraya veren sorumlu tutulabilir mi? Sözleşmenizde gizlilik kaydı yoksa risk sizde kalır.
- Kira indirimi hakkını kullanmamak: Onarım nedeniyle işyeri 3 gün tamamen kapalı kalmışsa ve siz kiracı bedelin tamamını ödemişseniz, sonradan dava açana kadar süre uzayabilir. İndirim talebini (varsa kiraya verenle mutabakat sağlayarak) hemen o ayki kira ödemesinden mahsup etmeniz veya noter ihtarıyla bildirmeniz en doğrusudur.
- İzin vermeme ısrarıyla tahliye riski: Kiracı, haklı bir gerekçe olmaksızın zorunlu onarım çalışmalarına sürekli engel olursa, bu durum kira sözleşmesinin ihlali sayılabilir ve gecikmiş tahliye davasına zemin hazırlar. Bu nedenle "katlanma" ile "sınırsız talep" arasındaki ince çizgiye dikkat ediniz.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.