# MADDE 349
Aile Konutu Kira Sözleşmesi Eş Rızası
Resmi Kanun Metni
Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir.
Kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 349. maddesi, aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmazlarda eşin korunmasını amaçlar. Kural oldukça basittir: Bir kiracı, evli olduğu eşinin açık rızası olmadan kira sözleşmesini feshedemez. Buradaki temel mantık, bir eşin tek başına karar verip ailenin yaşadığı evi kaybettirerek diğer eşi ve varsa çocukları zor durumda bırakmasının önüne geçmektir. Eşin rızasının alınması mümkün değilse ya da eş bu rızayı haklı bir sebep olmaksızın vermekten kaçınırsa, kiracı bu kez konuyu hâkime taşıyabilir. Hâkim, koşulları değerlendirerek feshe izin verebilir. Ayrıca madde, kira sözleşmesinde taraf olmayan eşe de özel bir hak tanır: Eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir. Böyle bir durumda kiraya veren, tüm fesih bildirimlerini ve ödeme ihtarlarını hem kiracıya hem de eşine ayrı ayrı bildirmekle yükümlü olur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde yalnızca konut kiralayan bireyleri değil, aynı zamanda şirket sahibi veya esnafın kendi adına kiraladığı ve aile konutu olarak kullandığı taşınmazları da ilgilendirir. Örneğin bir esnaf, eşiyle birlikte yaşadığı evi kira sözleşmesiyle tutmuşsa ve işlerinin bozulması nedeniyle bu evi boşaltmak istiyorsa, sözleşmeyi tek başına feshedemez. Eşinin yazılı veya sözlü açık rızası şarttır. Rıza yoksa mahkemeye başvurarak fesih izni isteyebilir. Öte yandan, eşin kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmeye taraf olması durumunda, ev sahibinin göndereceği ihtarnameleri ve tahliye taleplerini iki kişiye ayrı ayrı yöneltmesi gerekir. Bu, özellikle işyeri adresinin değiştirilmesi, vergi dairesi kayıtları veya SicilAI gibi platformlarda yapılan güncellemelerde adres bilgisi teyidi sırasında dikkate alınmalıdır. Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin bu hakkını kullanıp kullanmadığı, kiralanan yerin hukuken boşaltılması gerektiğinde ciddi bir prosedür farkı yaratır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Eşin açık rızası alınmadan yapılan fesih geçersiz sayılabilir: Kiracı, sözleşmeyi feshettiğini iddia etse bile eşin rızası yoksa fesih hukuken sonuç doğurmaz ve kira ilişkisi devam eder.
- Rızanın ispat edilememesi: Rıza sözlü verildiyse ve sonradan inkar edilirse, kiracı zor durumda kalır. Bu nedenle eş rızasının yazılı belgeye bağlanması veya noter onaylı bir beyanla alınması çok daha güvenlidir.
- Hâkim kararı olmadan tahliye girişimi: Eşin rıza vermemesi durumunda doğrudan tahliye yoluna gidilmesi, karşı tarafa tazminat ve dava hakkı doğurabilir.
- Kiraya verenin eşe bildirim yükümlülüğünü atlaması: Eş sözleşmeye taraf olduktan sonra, fesih ihtarı yalnızca kiracıya gönderilirse, bu ihtar eş açısından geçersiz olur ve süreç uzar.
- Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin hak kaybı: Eş, bildirimde bulunmayı bilmediği için sözleşmeye taraf olamaz ve evden çıkarılma kararına itiraz edemeyebilir. Bu nedenle eşlerin haklarını öğrenmesi ve gerekli bildirimi zamanında yapması kritiktir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.