# MADDE 356
Kiracının Ölümü Halinde Kira Sözleşmesinin Devamı
Resmi Kanun Metni
Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi, kiracının vefat etmesi durumunda kira ilişkisinin akıbetini düzenler. Bu madde sayesinde kira sözleşmesi, kiracının ölümüyle birlikte kendiliğinden sona ermez; belirli kişilere sözleşmeyi sürdürme imkânı tanınır. Bu kişiler üç grupta toplanabilir: İlk olarak, ticari bir kira sözleşmesinde ölen kiracının ortakları; ikinci olarak, bu ortakların aynı meslek ve sanatı icra eden mirasçıları; üçüncü olarak ise konut kirasında ölen kiracıyla birlikte aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri veya diğer sakinlerdir. Bu kişilerin sözleşmeyi sürdürebilmesi, hem kira sözleşmesinin şartlarına hem de kanunun emredici hükümlerine uyma koşuluna bağlıdır. Maddenin özünde, kiracının ölümüyle mağdur olabilecek ticari işletme ortakları ve aile bireyleri korunmak istenmiştir. Önemli olan şudur: Bu kişiler sözleşmeyi sürdürmek zorunda değildir; bu bir haktır. Dilerlerse sözleşmeyi feshedip daireyi veya dükkânı boşaltabilirler, dilerlerse kaldıkları yerden devam ederler. Bu seçim, miras hukukundan doğan hakları ortadan kaldırmaz; ayrı bir hukuki imkândır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket ortağı veya esnaf, kiraladığı işyerinde hayatını kaybettiğinde; mirasçıları arasında bu işi devam ettirmek isteyen bir kişi varsa, kiralayan (mal sahibi) bu kişinin kira sözleşmesini sürdürmesine engel olamaz. Örneğin, bir lokanta işletmesinde iki ortak vardır ve kira sözleşmesi yalnızca ölen ortağın adına düzenlenmiştir. Ölen ortağın oğlu da aşçıdır ve aynı lokantada çalışmaya devam etmek isterse, kanun ona "aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçı" sıfatıyla sözleşmeye taraf olma hakkı verir. Sicil işlemlerinde ise bu durum özellikle veraset ilâmı, ticaret sicili kayıtları ve imza sirküleri ile belgelendirilmelidir. Yeni taraf sıfatı kazanan kişi, kira kontratının tadil edilmesi ve noter huzurunda yeni bir protokol imzalanması sürecinde mal sahibiyle anlaşmak durumundadır. SicilAI olarak, bu tür devir süreçlerinde evrak takibi yapılırken, veraset belgesinin tamamlayıcı mirasçılık belgesiyle birlikte ibraz edilmesi ve mesleki yeterliliği gösteren vergi levhası gibi belgelerin eksiksiz hazırlanmasının kritik olduğunu hatırlatmak isteriz. Konut kiralarında aynı konutta ikamet eden aile üyeleri de bu haktan yararlanır; fakat burada ölüm anında birlikte yaşama şartı aranır, sonradan taşınmak yeterli değildir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Birlikte oturma şartının ispatı: Konut kiralarında, "aynı konutta birlikte yaşama" durumunun ölüm tarihi itibarıyla somut belgelerle (ikametgâh kaydı, elektrik-su faturası vb.) ispatlanamaması hâlinde hak kaybı yaşanabilir.
- Mesleği devam ettirmeme riski: Mirasçının veya ortağın, ölen kişinin mesleğini fiilen icra ettiğini gösterememesi durumunda mal sahibi sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda ihtarname süreleri ve tahliye davası süreci gündeme gelir.
- Süresi dolan kira sözleşmeleri: Sözleşme süresi bitmemiş olmalı ya da yenileme hükümleri işletilmelidir; aksi takdirde madde korumasından yararlanılamaz.
- Mirasçılar arası anlaşmazlık: Birden fazla mirasçı aynı hakkı talep ettiğinde veya ortaklar farklı yönlerde karar verdiğinde, kira sözleşmesinin tek elden yürütülmesi için ortak irade gereklidir; aksi hâlde mal sahibi sözleşmeyi sürdürmeye yanaşmayabilir.
- Ticaret sicili ve yetki belgeleri: Şirket ortaklığında ölen ortağın hisseleri henüz devredilmemişse veya temsil yetkisi sirkülerle güncellenmemişse, kira sözleşmesinin devri hukuken geçersiz sayılabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.