# MADDE 38
Korkutma Nedeniyle Sözleşme İptal Şartları
Resmi Kanun Metni
Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.
Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 38. maddesi, bir sözleşme kurulurken tarafın korkutulması (tehdit edilmesi) durumunda, bu korkutmanın hukuken ne zaman gerçekleşmiş sayılacağını belirler. Maddenin ilk fıkrası; korkutulan kişinin, içinde bulunduğu şartlara göre kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğacağına inanmakta haklı olmasını şart koşar. Burada zarar tehlikesi hem ciddi hem yakın olmalı ve mağdurun korkusu objektif olarak makul görülmelidir. İkinci fıkra ise bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağının açıklanması suretiyle sözleşme yapılması hâlini düzenler. Örneğin "icra takibi başlatacağım", "dava açacağım" veya "şikâyette bulunacağım" gibi ifadeler tek başına korkutma oluşturmaz. Ancak bu hakkını kullanacağını söyleyen taraf, karşı tarafın zor durumundan yararlanarak aşırı bir menfaat elde etmişse, hukuken korkutmanın varlığı kabul edilir. Dolayısıyla madde, sözleşme özgürlüğünün kötüye kullanılmasına karşı iradeyi korur ve korkutma altında kurulan sözleşmeyi iptal edilebilir hâle getirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket ortağının "hisse devrini imzalamazsan iflasınızı isterim" baskısıyla payını devretmesi ya da bir esnafın "vergi borcunuzu ihbar ederim" tehdidiyle aleyhine protokol imzalaması, bu maddenin tipik uygulama alanlarıdır. Ticaret sicili müdürlükleri, tescil başvurularında ibraz edilen evrakların şeklen geçerli olup olmadığını denetler; ancak tehditle alınmış bir imza veya karar, daha sonra mahkemede irade bozukluğu nedeniyle sözleşmenin veya tescilin iptali davasına konu olabilir. Örneğin limited şirkette bir ortak, diğer ortağın tehdidiyle şirket hissesini devir sözleşmesi imzalarsa; bu sözleşme TBK m.38 gereği korkutmaya dayandığı için iptal edilebilir. SicilAI rehberlerinde de vurgulandığı gibi, sicile sunulan belgelerin içeriğinden imza sahipleri hukuken sorumludur; tehdit altında atılan imzalar, hem ticaret sicilindeki ortaklık yapısını hem de üçüncü kişilerin güvenini olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden tehdit altında sözleşme imzalandığı anda, durumun tespiti için derhâl hukuki yardım alınmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Korkutma nedeniyle sözleşmeyi iptal hakkının kullanılması yasal süreye tabidir; süre kaçırılırsa sözleşme geçerli hâle gelir ve geriye dönüş imkânı kaybolur.
- Tehdidin varlığını ispat etmek genellikle zordur; yazışmalar, tanık beyanları veya ses kayıtları gibi delillerin en baştan toplanması gerekir.
- Kanuni bir hakkın kullanılacağının söylenmesi tek başına korkutma değildir; aşırı menfaat sağlanmamışsa sözleşmeye bu gerekçeyle itiraz edilemez.
- Ticaret siciline tescil edilmiş bir devir veya ana sözleşme değişikliği işleminin iptali için ayrıca sicil kaydının terkininin (silinmesinin) mahkemeden istenmesi gerekebilir; doğrudan geçersizlik ileri sürülemez.
- Salt ekonomik zorluk veya pazarlık gücünün dengesizliği korkutma değildir; bu durumların tehdit ile desteklenmesi ve aşırı yarar sağlanması hâlinde madde uygulanabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.