# MADDE 389
Ödünç Teslim Talebinde Altı Ay Zamanaşımı
Resmi Kanun Metni
Ödünç alanın, ödünç konusunun teslimine ve ödünç verenin de bu şeyin teslim alınmasına ilişkin istemleri, diğer tarafın bu konuda temerrüde düşmesinden başlayarak altı ayın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 389. maddesi, ödünç (karz veya kullanım ödüncü) ilişkisinde tarafların birbirlerine karşı sahip olduğu teslim ve teslim alma taleplerini belirli bir süreye bağlar. Ödünç veren, ödünç konusunu teslim etmemişse; ödünç alan, bu malın teslimini talep edebilir. Ya da ödünç alan, sözleşmeye rağmen ödünç konusunu teslim almaktan kaçınıyorsa; ödünç veren, malı teslim almasını talep edebilir. Ancak bu taleplerin kullanılabilmesi için karşı tarafın o konuda temerrüde düşmesi gerekir. Temerrüt, borcun muaccel olmasına rağmen ihtarla birlikte yerine getirilmemesi durumudur. İşte temerrüt anından itibaren işlemeye başlayan süre yalnızca 6 aydır. Bu süre içinde talep hakkı dava yoluyla veya başka hukuki yollarla kullanılmazsa, hak zamanaşımına uğrar ve artık ileri sürülemez. Madde, tarafların belirsizlik içinde süresiz beklemesini engelleyerek hukuki güvenlik sağlamayı amaçlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir inşaat firması, başka bir taşeron firmaya bir iş makinesini ödünç verdi. Sözleşmeye göre makinenin teslim tarihi belli, ancak taşeron firması o tarihte makineyi teslim almadı. Bu durumda ödünç veren firma, makinenin teslim alınması için taşerona ihtarname çeker. İhtarnameyle birlikte taşeron temerrüde düşer. Eğer ödünç veren firma, ihtarnamenin ardından 6 ay içinde teslim talebini dava ya da icra takibiyle ileri sürmezse, bu talep hakkı zamanaşımına uğrar. Aynı şekilde ödünç alan taraf, ödünç verenin malı teslim etmemesi durumunda temerrütten itibaren 6 ay içinde teslim davası açmalıdır. Ticari hayatta bu süre çok kısadır ve işletmelerin hukuki takip takvimlerinde özel olarak izlenmesi gerekir. Sicil işlemleri açısından da, ticaret siciline tescil edilen ödünç sözleşmeleri veya benzeri kayıtlarda bu zamanaşımı süresi göz ardı edilmemelidir. SicilAI platformu, şirket sahiplerinin ve esnafın bu tür kritik süreleri kaçırmaması için dijital hatırlatıcılar ve hukuki süreç takibi konusunda rehberlik eder.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- En sık yapılan hata, temerrüt tarihinin doğru belirlenmemesidir. Temerrüt, kural olarak ihtarname ile başlar; bu tarih yanlış tespit edilirse 6 aylık süre hesaplanamaz ve hak kaybı yaşanır.
- Yazılı sözleşme veya ihtarname bulunmadığında zamanaşımı süresinin başlangıcı ispat edilemeyebilir. Bu nedenle noter ihtarnamesi veya e-tebligat gibi izlenebilir yollarla temerrüt oluşturulmalıdır.
- 6 aylık süre içinde sadece arabuluculuk başvurusu yapmak zamanaşımını durdurabilir; ancak bu süreç uzarsa dava açma süresi kaçırılabilir. Arabuluculuk sürecinin sonunda anlaşma sağlanamazsa, iki haftalık dava açma süresi de ayrıca takip edilmelidir.
- Genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl veya 1 yıllık sürelerle karıştırılması riski vardır. Buradaki süre özel ve kısadır; hiçbir genel hükme dayanılarak 6 aylık süre aşılmamalıdır.
- Zamanaşımı itirazı, mahkemede resen değil ancak karşı tarafın ileri sürmesiyle dikkate alınır. Yine de süresi geçirilmiş bir talepte icra takibi başlatılırsa, borçlu zamanaşımı itirazında bulunarak takibi durdurabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.