# MADDE 390
Odunc Verenin Teslimden Kacinma Hakki
Resmi Kanun Metni
Ödünç alan, ödünç sözleşmesinin kurulmasından sonra ödeme güçsüzlüğüne düşerse ödünç veren, ödünç konusunun tesliminden kaçınabilir.
Ödünç veren, ödünç alanın sözleşmenin kurulmasından önce ödeme güçsüzlüğüne düşmüş olduğunu daha sonra öğrenmişse, aynı hakka sahiptir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 390, ödünç (karz) sözleşmelerinde ödünç veren kişiye önemli bir koruma sağlar. Ödünç sözleşmesinin kurulması (tarafların anlaşması) ile ödünç konusunun teslimi (paranın veya eşyanın karşı tarafa verilmesi) farklı anlardır. Ödünç alan kişi, sözleşme yapıldıktan sonra ödeme güçlüğüne düşerse (iflas, haciz, malvarlığının borçlarını karşılayamaması gibi), ödünç veren kişi ödünç konusunu teslim etmekten kaçınabilir. İkinci fıkra ise sözleşme kurulmadan önce ödeme güçlüğünün var olduğunu öğrenememiş ve bunu daha sonra fark etmişse, ödünç verenin yine teslimden kaçınma hakkı olduğunu düzenler. Bu madde, sözleşme yapılmış olsa dahi, borçlunun mali durumunun bozulması halinde ödünç verenin zarara uğramasını engellemeyi amaçlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünün: Bir tedarikçiye veya iş ortağına 500.000 TL ödünç vereceğini taahhüt etti, ancak teslim gününden önce borçlunun banka hesaplarına haciz konulduğunu, çeklerinin karşılıksız kaldığını veya konkordato ilan ettiğini öğrendi. İşte bu durumda ödünç veren, sözleşme kurulmuş olsa bile parayı teslim etmeyebilir. Uygulamada bu madde, verilen taahhütlerin her zaman kesin olmadığını, karşı tarafın mali durumunun bozulması halinde cayma hakkının doğduğunu gösterir. Sicil işlemleri açısından da önemlidir: Bir şirketin sicil kayıtlarında iflas, konkordato veya haciz şerhi görünüyorsa, bu madde kapsamında ödünç veren konumundaki kişi, sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçınabilir. SicilAI platformu olarak, bu tür mali risklerin tespiti için şirketlerin güncel sicil kayıtlarını ve ödeme güçlüğü işaretlerini takip etmelerini öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat yükü: Ödünç veren, ödeme güçsüzlüğünü ispat etmek zorundadır. Subjektif bir gerekçeyle teslimden kaçınmak, karşı tarafa karşı tazminat sorumluluğu doğurabilir.
- Zamanlama hatası: Ödeme güçsüzlüğünün sözleşme kurulmadan önce mi sonra mı oluştuğunun doğru tespiti kritiktir. Bu ayrımın yapılmaması, hak kaybına yol açabilir.
- Temerrüt riski: Teslimden kaçınma hakkının gereksiz veya haksız kullanılması, ödünç verenin kendisini temerrüde düşürebilir ve karşı taraf sözleşmeden dönme hakkı kazanabilir.
- Taşınmaz rehni: Ödünç işlemi bir taşınmaz ipoteğiyle güvence altına alınmışsa, maddenin uygulanması daha karmaşık hale gelir; sadece mali durum değil, teminatın değeri de değerlendirilmelidir.
- Ön araştırma yapılmaması: Ödünç verenin, sözleşme öncesinde borçlunun mali durumunu araştırmayı ihmal etmesi, madde kapsamındaki haklarını kullanmasını güçleştirebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.