# MADDE 394
Hizmet Sözleşmesi Şekil Serbestisi Geçersizlik Sonuçları
Resmi Kanun Metni
Hizmet sözleşmesi, kanunda aksine bir hüküm olmadıkça özel bir şekle bağlı değildir.
Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş de işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır.
Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 394. maddesi, hizmet sözleşmelerinin kuruluşunda geçerli olan temel ilkeleri düzenler. Maddenin ilk fıkrasına göre, hizmet sözleşmeleri kural olarak şekil serbestisine tabidir. Yani bir işçi ile işveren arasındaki anlaşmanın yazılı yapılması zorunlu değildir; sözlü anlaşma, hatta zımni kabul dahi sözleşmeyi kurabilir. Ancak kanunda açıkça yazılı şekil öngörülen istisnai durumlar saklıdır (örneğin bazı süreli sözleşmelerde olduğu gibi).
İkinci fıkra ise önemli bir karine getirir: Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi, belli bir zaman için görür ve işveren de bu işi kabul ederse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu, özellikle yazılı sözleşme yapılmayan durumlarda işçinin korunmasını sağlar; ücret ödenmese bile işin niteliği ve fiili çalışma, sözleşmenin varlığını kabul için yeterlidir.
Üçüncü fıkra ise geçersiz sözleşmelerin sonuçlarını düzenler. Eğer hizmet sözleşmesinin geçersizliği sonradan anlaşılırsa (örneğin şekil şartına uyulmaması veya kanuna aykırılık nedeniyle), bu geçersizlik, hizmet ilişkisi sürdüğü müddetçe sözleşmeyi ortadan kaldırmaz. İlişki devam ettiği sürece, geçerli bir sözleşmenin tüm hüküm ve sonuçları doğar. Yani işçi, çalıştığı dönem için ücret ve diğer haklarını talep edebilir; işveren de işçinin sadakat borcunu isteyebilir. Geçersizlik ancak hizmet ilişkisi sona erdirildikten sonra ileri sürülebilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir esnaf veya şirket sahibi, yanında çalıştırdığı kişiyle yazılı sözleşme yapmamış olabilir. Örneğin, bir restoran işletmecisi garsonu sözlü olarak işe alır ve her ay elden ücret öder. Bu durumda maddenin ikinci fıkrası gereği, garsonun fiilen çalışması ve işverenin bunu kabul etmesiyle geçerli bir hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır. İşveren, "aramızda sözleşme yok" diyerek ücret ödemekten kaçınamaz. Tersi durumda, işe aldığı kişinin hiç çalışmadan ücret talep etmesi de söz konusu olamaz; çünkü işin görülmesi ve kabulü şarttır.
Sicil ve muhasebe işlemlerinde bu madde, kayıt dışı çalıştırmanın hukuki sonuçlarını anlamak açısından kritiktir. Bir işçi, SGK'ya bildirilmemiş olsa bile, iş mahkemesinde çalıştığını tanıkla ispat ederek kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir. Maddenin üçüncü fıkrası da işverenin "sözleşme geçersizdi, o yüzden hiçbir hak doğmadı" savunmasını engeller. Hizmet ilişkisi sürdüğü sürece, sözleşme geçerliymiş gibi işlem görür. SicilAI olarak önerimiz; şirket sahiplerinin işe alım süreçlerinde yazılı sözleşme yapmayı ihmal etmemesi, ancak yazılı sözleşme yapılmamış olsa bile işçinin fiilen çalıştığı dönemler için tüm yasal yükümlülüklerin (ücret, sigorta, vergi) eksiksiz yerine getirilmesidir. Aksi halde geçersizlik iddiası işvereni korumaz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözlü sözleşmelerde ispat sorunu: Yazılı sözleşme olmadığında, işin niteliği, ücret miktarı ve çalışma süresi gibi konular uyuşmazlık halinde tanık beyanlarına kalır. İşveren, ücreti bankadan ödemişse veya puantaj kaydı tutmuşsa elini güçlendirmiş olur; aksi halde aleyhine sonuçlar doğabilir.
- Geçersizlik iddiasının kötüye kullanılması: Bazı işverenler, işçiyi işten çıkarmak istediklerinde sözleşmenin geçersiz olduğunu öne sürerek tazminat ödemekten kaçınmaya çalışabilir. Ancak maddenin üçüncü fıkrası, bu tür bir savunmanın hizmet ilişkisi devam ederken dinlenemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır.
- Ücret karinesinin göz ardı edilmesi: Bir işin "ücret karşılığı yapılabilecek nitelikte" olmasına rağmen ücretsiz çalıştırma girişimleri, madde kapsamında sözleşmenin varlığını engellemez. İşveren, emek karşılığında ödeme yapmadığı takdirde işçi tarafından dava edilebilir.
- Şekil şartına tabi sözleşmelerin ihmal edilmesi: Kanunda yazılı şekil öngörülen bazı hizmet sözleşmeleri (örneğin belirli süreli sözleşmelerde süre şartı) geçersiz olabilir. Bu durumda işçi, belirsiz süreli sözleşmeyle çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatına hak kazanabilir; işveren bu riski göz önünde bulundurmalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.