# MADDE 406
İşçi ücret ödeme zamanı ve avans
Resmi Kanun Metni
Aksine âdet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir.
Daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmamışsa veya aksine âdet yoksa, aracılık ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, işlemlerin yapılması altı aydan daha uzun bir süre gerektirdiği takdirde, aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırılmışsa, yazılı anlaşmayla ödeme daha ileri bir tarihe bırakılabilir.
Asıl ücrete ek olarak üretilenden pay verilmesi öngörülen hâllerde, ürün payı belirlenir belirlenmez, cirodan veya kârdan pay verilmesi kararlaştırılan hâllerde ise payın, hesap dönemini izleyen en geç üç ay içinde belirlenerek ödenmesi şarttır.
İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 406. maddesi, işçinin ücretinin ne zaman ödeneceğini ve hangi şartlarda avans talep edebileceğini düzenler. Kural olarak, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa bir ödeme süresi (örneğin haftalık veya on beş günlük) kararlaştırılabilir. Bu, işçi lehine bir esneklik sağlar. Buna karşılık, kanunda işçinin aleyhine olacak şekilde aylık süreden daha uzun bir ödeme periyodu, ancak işçi yararına bir âdet varsa veya sözleşmede açıkça kabul edilmişse mümkün olabilir.
Aracılık ücretleri de aynı kurala tabidir; aksine âdet veya sözleşme yoksa her ayın sonunda ödenmelidir. Ancak işlemlerin tamamlanması altı aydan uzun sürüyorsa ve aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırılmışsa, yazılı bir anlaşma ile ödeme daha ileri bir tarihe bırakılabilir. Bu istisna, ancak yazılı belgeyle mümkündür; sözlü anlaşma geçerli sayılmaz.
Asıl ücrete ek olarak üretilen üründen pay verilmesi öngörülen hâllerde, ürün payı belirlenir belirlenmez ödenmelidir. Cirodan veya kârdan pay verilmesi kararlaştırılmışsa, bu payın hesap dönemini izleyen en geç üç ay içinde belirlenerek ödenmesi şarttır. Bu süre emredici niteliktedir.
Son fıkra ise işverene bir yükümlülük getirir: İşçinin zorunlu bir ihtiyacı ortaya çıkarsa ve işveren ödeyebilecek durumdaysa, işçiye hizmetiyle orantılı olarak avans vermek zorundadır. Bu hüküm, işçinin acil nakit ihtiyacı karşısında işverenin keyfi davranmasını engeller.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde, özellikle satış temsilcisi, komisyoncu veya acente çalıştıran şirketler için kritik önem taşır. Örneğin bir şirket, ihracat pazarlaması için anlaştığı satış danışmanına “satış bedeli üzerinden %5 komisyon” ödeyeceğini taahhüt etmişse, bu komisyonun her ay sonunda ödenmemesi durumunda şirket doğrudan temerrüde düşer. Satış danışmanı, ihtar çekerek ödeme talep edebilir ve icra takibi başlatabilir. Eğer işlemlerin tamamlanması altı aydan uzun sürüyorsa, ancak yazılı bir sözleşme ile ödeme ertelenebilir; aksi halde her ay sonu ödeme yapılması gerekir.
Bir başka yaygın durum, çalışanlara prim veya kâr payı verilmesidir. Şirket sahipleri, personeline yıl sonunda kârdan pay vereceklerini sözlü olarak belirtir ve ödemeyi sürekli erteler. Oysa madde, kâr payının hesap dönemini izleyen üç ay içinde belirlenerek ödenmesini zorunlu tutar. Bu süre aşılırsa işçi, sözleşmeyi haklı fesihle sona erdirip kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir.
Avans yükümlülüğü de sıkça göz ardı edilir. Örneğin işçinin ailesinde acil bir ameliyat masrafı doğarsa ve işveren bu duruma rağmen avans vermeyi reddederse, işçi İş Mahkemesi’ne başvurabilir. SicilAI olarak, sözleşmelerde ödeme periyotlarını ve avans koşullarını açıkça düzenlemenizi; bu sayede uyuşmazlık çıkmadan tarafların haklarını güvence altına almanızı öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ücretlerin “üç ayda bir” veya “yılda iki kez” ödeneceğine dair yazılı sözleşme hükmü koymak, kanundaki emredici aylık ödeme kuralına aykırılık oluşturabilir; mahkemede işçi lehine yorumlanır.
- Aracılık ücretlerinde ödeme ertelemesi sözlü yapılırsa geçersizdir. Mutlaka yazılı sözleşme ile ve “asıl ücrete ek olarak” komisyon kararlaştırıldığının belgelenmesi gerekir.
- Ciro veya kârdan pay ödemelerinde hesap dönemi kapanışını takip eden üç aylık sürenin kaçırılması, işçiye hem dava hakkı hem de sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisi verir.
- İşverenin, işçinin zorunlu ihtiyacını ve kendi ödeme gücünü dikkate almaksızın avans talebini reddetmesi, kötü niyetli davranış sayılabilir ve manevi tazminat talebine yol açabilir.
- Ücretin mutad ödeme gününün iş sözleşmesinde açıkça belirtilmemesi hâlinde, kanunun “ay sonu” kuralı devreye girer; ancak uygulamada ödeme günü konusunda ihtilaf çıkarsa işçi lehine yorum yapılacağı unutulmamalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.