# MADDE 407
Ücretlerin Bankadan Ödenmesi ve Takas Yasağı
Resmi Kanun Metni
Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde ödenenlerin özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri unsurları dikkate alarak iş sahiplerini zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabî tutulan iş sahipleri, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Her ödeme döneminde, işçiye hesap pusulası verilir. İşçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer ûsul ve esaslar, anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.[5]
İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.
Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi, aslında işçi ücretlerinin nasıl ödeneceğine dair önemli bir koruma kalkanı kurar. Maddenin ilk fıkrası; Cumhurbaşkanlığı'na, ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakların, bankada işçi adına özel olarak açılan hesaplara yatırılmasını zorunlu kılma yetkisi verir. Bu yetki kullanılırken işverenin vergi mükellefiyeti, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı ve işyerinin bulunduğu şehir gibi ölçütler dikkate alınır. Karar çıktıktan sonra işverenin ücreti elden veya farklı bir kanaldan ödeme lüksü ortadan kalkar; ayrıca her ödeme döneminde işçiye hesap pusulası verilmesi mecburidir. İkinci fıkra ise işverenin gücünü sınırlar: İşveren, işçiden olan alacağını, işçinin açık rızası olmadıkça ücret borcuyla takas edemez. Bunun tek istisnası, işçinin kasten verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacakların, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilmesidir. Son fıkra da ücretin işveren lehine kullanılacağına dair anlaşmaları peşinen geçersiz sayar; yani işverene borçlanma, işverenin ürününü zorunlu satın alma gibi kayıtlar hiçbir hüküm doğurmaz.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örneğin İstanbul'da 18 işçi çalıştıran bir imalat atölyesi düşünün. Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca bu işletme, ücretleri bankaya yatırmakla yükümlü hale gelmiş olsun. İşveren, ay sonunda işçisine ücretini elden verdiği anda hem yasal yükümlülüğünü ihlal eder hem de sosyal güvenlik ve vergi matrahını eksik göstermiş olur. Uygulamada doğru süreç şudur: Önce bordro düzenlenir, ardından ücret işçinin özel banka hesabına yatırılır ve her işçiye bir hesap pusulası teslim edilir. SicilAI platformunda yaptığımız incelemelerde, işletmelerin personel giderlerini sağlıklı belgeleyebilmesi için bordro, banka dekontu ve hesap pusulasının birbiriyle uyumlu olması gerektiğini sıklıkla vurguluyoruz. Takas konusunda ise şu senaryo yaşanabilir: İşçinin işverene kişisel bir borcu vardır ve işveren, işçinin maaşını kesmek ister. İşçinin yazılı rızası yoksa bu kesinti hukuka aykırıdır. Ancak işçinin kasten makineye zarar verdiği kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabitse ve zarar, maaşın haczedilebilir oranını aşmıyorsa işveren bu tutarı ücretten mahsup edebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Elden ücret ödemek: Bankadan ödeme zorunluluğu kapsamındaki bir işverenin elden ödeme yapması; idari para cezası, vergi/SGK matrah farkı cezaları ve ispat güçlüğü gibi ciddi sonuçlar doğurur.
- Hesap pusulası ihmal etmek: Her ödeme döneminde işçiye hesap pusulası verilmemesi, ücretin ödendiğinin ispatını zorlaştırır ve işçiyle ihtiyaç duyulmayan uyuşmazlıklara zemin hazırlar.
- Rızasız takas yapmak: İşçinin açık rızası olmadan maaştan kesinti yapmak, maddeye doğrudan aykırılık oluşturur; işçi bu durumda iş sözleşmesini haklı feshederek kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir.
- Kesinleşmiş yargı kararı olmadan zarar kesintisi yapmak: "İşçi bir zarara sebep oldu" gerekçesiyle mahkeme kararı ve rıza yokken takas yoluna gitmek, ücretin işverence kötü niyetle alıkonulması anlamına gelir ve faiziyle geri ödeme riski taşır.
- İşveren lehine ücret kullanımı içeren sözleşmeler: "Ücretim işverendeki borcuma mahsup edilir" veya "ücretimle işverenin malını almak zorundayım" gibi hükümler geçersizdir; geçersizliği bilerek sözleşmeye koymak güven kaybına ve ek dava masraflarına yol açar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.