# MADDE 436
İşveren Ödeme Güçsüzlüğünde İşçi Feshi
Resmi Kanun Metni
İşverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi hâlinde işçi, sözleşmeden doğan hakları uygun bir süre içinde işveren tarafından güvenceye bağlanmazsa, sözleşmeyi derhâl feshedebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 436. maddesi, işçiyi koruyan önemli bir düzenlemedir. Bu maddeye göre, işverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi hâlinde işçi, sözleşmeden doğan haklarının (ücret, ikramiye, tazminat gibi alacaklarının) işveren tarafından uygun bir süre içinde güvenceye bağlanmasını talep edebilir. Eğer işveren bu talebe rağmen söz konusu hakları güvence altına almazsa, işçi sözleşmeyi derhal feshetme hakkına sahiptir. Yani işçi, işverenin iflas veya ödeme aczi içinde olması durumunda gelecekteki alacaklarının tehlikeye girdiğini düşünüyorsa, önce teminat isteyebilir; teminat verilmezse iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirebilir. Bu, işçinin alacağını tahsil edememe riskine karşı getirilmiş bir güvence mekanizmasıdır. İş dünyası açısından bu madde, işverenin mali durumunun bozulmasının yalnızca borçlarını değil, iş ilişkisinin devamlılığını da doğrudan etkileyebileceğini gösterir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünü düşünelim: Çekleri karşılıksız çıkmış, hacizler gelmiş, maaşlar gecikmiş olabilir. Böyle bir ortamda çalışan bir işçi, işverenin kendisine olan ücret ve tazminat yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğinden endişe eder. İşte bu madde devreye girer. İşçi, işverenden sözleşmeden doğan haklarını güvence altına almasını ister. Bu güvence, banka teminat mektubu, ipotek, rehin veya müşterek borçlu ve müteselsil kefil gösterilmesi gibi araçlarla sağlanabilir. İşveren bu güvenceyi uygun bir süre içinde veremezse, işçi derhal fesih hakkı kazanır. Bu durum işveren için ciddi bir risktir; zira işçi derhal fesih yaptığında kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanır. Üstelik bu hak sadece tek bir işçi için değil, aynı durumdaki tüm işçiler için söz konusu olabilir. Şirketlerin ödeme güçlüğü yaşadığı dönemlerde bu maddeyi dikkate almayan işverenler, toplu işçi fesihleriyle karşılaşabilir ve mali yükleri daha da ağırlaşabilir. Bu nedenle işverenlerin mali yapılarını şeffaf biçimde yönetmesi, çalışanların haklarını koruyacak önlemleri alması kritik önemdedir. Bu tür hukuki süreçlerde güncel bilgiye erişmek için SicilAI platformundan yararlanabilirsiniz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İşverenin ödeme güçsüzlüğünün yalnızca geçici bir likidite sıkıntısı mı yoksa gerçek bir acziyet mi olduğu doğru tespit edilmelidir; her mali zorluk bu madde kapsamında değildir.
- İşçinin güvence talebi yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılmalıdır; sözlü talepler ispat sorunu yaratır.
- İşveren tarafından sunulacak güvence, işçinin tüm sözleşmesel alacaklarını kapsayacak nitelikte olmalıdır; eksik teminat, işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz.
- "Uygun bir süre" kavramı somut olaya göre belirlenir; bu sürenin makul olup olmadığı yargı tarafından değerlendirilir, işveren keyfi süre uzatmalarından kaçınmalıdır.
- İşçinin derhal fesih hakkını kullanmakta gecikmesi, hakkın kötüye kullanımı sayılabilir veya hakkın kaybına yol açabilir.
- İşverenin bu maddeyi bilmemesi veya hafife alması, aynı anda birden fazla işçinin dava açmasına ve şirketin mali itibarının daha da zedelenmesine neden olabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.