# MADDE 502
Vekalet Sözleşmesi Tanımı Kapsamı ve Ücret
Resmi Kanun Metni
Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.
Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 502, Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesinin temelini atar. Bir kişinin (vekil), başka bir kişinin (vekalet veren) bir işini görmeyi veya bir işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanır. Bu tanım oldukça geniştir; bir avukatın davayı takip etmesi, bir muhasebecinin defter tutması, bir emlakçının satış için aracılık yapması, hatta bir arkadaşınızın bankada size ait bir faturayı yatırması bile vekâlet sözleşmesine örnektir. Temel iki unsur vardır: bir işin görülmesi ve bu işin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun olarak yapılmasıdır. Maddenin ikinci fıkrası çok kritiktir: Kanunda ayrıca düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de vekâlet hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Yani bu madde, sadece kendi adıyla anılan sözleşmeleri değil, bir iş görme borcu doğuran ancak özel olarak düzenlenmemiş onlarca farklı ticari ilişkiyi de kapsar. Üçüncü fıkra ise vekilin ücret hakkını düzenler: Vekil, ancak sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa veya teamül (yerleşik iş geleneği) varsa ücrete hak kazanır. Türk hukukunda vekâlet sözleşmesi kural olarak ivazsızdır, yani ücret ödenmesi kararlaştırılmadıkça vekil ücret isteyemez. Bu nedenle iş dünyasında ücret şartının yazılı olarak netleştirilmesi büyük önem taşır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünün; limited şirketinin kuruluş işlemlerini, vergi dairesi kayıtlarını veya bir gayrimenkul alım satımını bir avukata veya mali müşavire emanet etmiştir. Bu ilişki kural olarak bir vekâlet sözleşmesidir. Şayet taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoksa veya ücret miktarı belirtilmemişse, vekil yaptığı iş karşılığında ücret talep edemez; ancak işin gereği ve teamül ücret ödenmesini gerektiriyorsa ücret istenebilir. Örneğin, bir noterde vekâletname düzenlenmesi ve avukatın bu vekâletnameyle şirket adına bir ticaret sicil işlemi yürütmesi durumunda, avukatın mesleki teamül gereği ücrete hak kazanacağı kabul edilir. Sicil işlemlerinde bu madde sıklıkla karşımıza çıkar: Şirket yetkilileri, üçüncü kişilere imza yetkisi verdiklerinde aslında bir vekâlet ilişkisi kurarlar. SicilAI olarak şirket sahiplerine önerimiz; münferit imza yetkisi, ortak temsil veya özel vekâletname düzenlemelerinde mutlaka yetkinin kapsamını ve süresini açıkça yazmalarıdır. Vekâletnameye dayanarak işlem yapan kişi, yetki sınırını aşarsa veya iş sahibinin talimatı dışına çıkarsa, hem hukuki hem cezai sorumluluk doğabilir. Bu nedenle ticari hayatta, maddenin kapsamını bilmek ve vekâlet sözleşmesini yazılı hale getirmek; sözleşmede işin tanımı, ücret, yetki sınırları ve fesih şartlarının netçe belirtilmesi esastır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ücretin yazılı belirlenmemesi: Sözleşmede veya teamülde ücret öngörülmemişse vekil yaptığı onca işe rağmen ücret alamaz. Sözlü anlaşmalara güvenmek yerine ücretin yazılı olarak kararlaştırılması veya mümkünse ilk ödemeye ilişkin kayıt tutulması şarttır.
- Vekâlet kapsamının belirsizliği: Vekile verilen yetkinin sınırları açıkça çizilmezse, vekil iş sahibini bağlayan ancak iş sahibinin hiç istemediği işlemlere imza atabilir. Bu durumda vekâlet veren, yapılan işlemi öğrendiğinde icazet vermezse sorumluluk doğabilir.
- Talimatlara uyulmaması: Vekil, vekâlet verenin talimatlarına uymak zorundadır. Talimat dışına çıkılması halinde vekil, doğan zararlardan sorumlu olur. Ancak acil durumlarda vekâlet verenin menfaatine uygun düşecek şekilde talimat dışına çıkılabilir; bu durumda dahi vekil durumu derhal bildirmelidir.
- Güven ilişkisinin kötüye kullanılması: Vekâlet sözleşmesi güven esasına dayanır. Vekilin sadakat ve özen borcunu ihlal etmesi, özellikle vekâlet verenin bilgisi olmadan kendi veya üçüncü kişi lehine işlem yapması halinde vekâlet veren durumu öğrendikten itibaren sözleşmeyi feshedebilir ve tazminat isteyebilir.
- Tek taraflı fesih riski: Vekâlet sözleşmesi her zaman taraflarca tek taraflı feshedilebilir (TBK 512). Bu, işverenin güvenini kaybeden vekilin işi yarıda bırakmasına veya vekâlet verenin işin ortasında vekili azletmesine neden olabilir. Sözleşmede böyle bir fesih durumunda ödenecek cezai şart veya tazminat kararlaştırılmamışsa, zararın ispatı zorlaşır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.