# MADDE 536
Komisyoncu Veresiye Satış Zarar Sorumluluğu
Resmi Kanun Metni
Komisyoncu, vekâlet verenin izni olmaksızın malı veresiye satar veya malı teslim almadan bedelini öderse, bundan doğan zarara katlanmak zorundadır. Ancak, vekâlet veren yasaklamadıkça, malı satış yerindeki ticari teamüle göre veresiye de satabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 536, bir komisyoncunun (sizin adınıza mal alıp satan aracı) yetkilerini aşarak yaptığı iki riskli işlemden doğan sorumluluğu düzenler. Birincisi, komisyoncunun malı peşin satması gerekirken, size sormadan veresiye (vadeli) satmasıdır. İkincisi ise, malı henüz teslim almadan (yani malı görmeden, fiziken teslim etmeden) satıcıya bedelini peşin ödemesidir. Eğer komisyoncu bu işlemleri sizin açık izniniz olmadan yaparsa ve bu yüzden bir zarar doğarsa (örneğin alıcı borcunu ödemeden ortadan kaybolursa), bu zarar doğrudan komisyoncunun cebinden çıkar. Ancak kanun, ticari hayatın gerçeklerini de gözetmiştir: Eğer siz (vekâlet veren) açıkça "veresiye satma" dememişseniz ve bulunduğunuz piyasada ticari teamül gereği veresiye satış yapmak olağansa, komisyoncu bu satışı yapabilir ve doğacak zarardan siz sorumlu olursunuz. Burada denge, komisyoncunun aşırı risk almasını engellemek ile ticari örfün gerekliliklerine uyum sağlamak arasında kurulmuştur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir tekstil firmasısınız ve ürünlerinizi satmak üzere bir komisyoncu ile anlaştınız. Komisyoncu, müşteri buldu ve malları teslim etti. Ancak müşteriye 90 gün vadeli ödeme tanıdı çünkü sektörde bu yaygın. Siz komisyoncuya "sakın veresiye satma" demediyseniz ve tekstil sektöründe bu tür vadeli satışlar teamül ise, komisyoncu bu satışı yapmakta haklıdır. Müşteri iflas ederse, zarara katlanmak zorunda kalırsınız. Öte yandan, komisyoncu size danışmadan malları peşin alması gereken bir anlaşmada malı "veresiye" sattıysa ve tahsil edemediyse, oluşan zararı komisyoncu karşılamak zorundadır. Bu madde, özellikle aracılık sözleşmelerinde tarafların yazılı talimatlarının önemini ortaya koyar. SicilAI olarak önerimiz: Vekâlet verenler, komisyoncuya vereceğiniz yetki sınırlarını (peşin satış şartı, veresiye yasağı vb.) mutlaka yazılı bir sözleşmeyle netleştirin. Aksi halde "ticari teamül" kavramı, ispat açısından ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir. Mahkemede teamülü ispat etmek, çoğu zaman sözlü anlaşmadan daha zordur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İzinsiz veresiye satış: Komisyoncuya yazılı yetki verilmediği halde vadeli satış yapılırsa, doğan tahsil edilememe riski komisyoncuya aittir; ancak bu durumun ispatı için "açık izin" belgesi veya sözleşme şartı bulunmalıdır.
- Teamül tuzağı: Vekâlet veren olarak "veresiye satılmasın" demediyseniz, komisyoncu ticari teamüle dayanarak satış yapabilir. Bu nedenle sözleşmede "teamül ne olursa olsun veresiye satış yasaktır" ibaresi koymak en güvenli yoldur.
- Bedelin erken ödenmesi: Komisyoncu, malı teslim almadan satıcıya avans öderse ve mal sonradan gelmezse, bu zararı komisyoncu üstlenir. Bu durumda komisyoncunun ödeme yapmadan önce malın fiziken mevcut olduğunu doğrulaması gerekir.
- İspat yükü: Uyuşmazlık halinde ticari teamülün varlığını ispat etmek komisyoncuya düşer. Bu nedenle komisyoncular, sektördeki uygulamayı gösteren oda kayıtları veya meslek birliklerinden belge bulundurmalıdır.
- Sözleşme boşluğu: Vekâlet sözleşmesinde yetki sınırları açıkça düzenlenmemişse, mahkeme teamüle göre karar verebilir. Tarafların bu boşluğu önceden doldurması, hem zamandan hem de maliyetten tasarruf sağlar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.