# MADDE 542
Komisyoncu Mal Satış Yetkisi Mahkeme Kararı
Resmi Kanun Metni
Komisyoncuya verilen malın satılamaması veya satış emrinden cayılması durumunda vekâlet veren, malı geri almakta ya da o malla ilgili başka işlem yapmakta aşırı ölçüde gecikirse komisyoncu, malı bulunduğu yer mahkemesinden karar alarak açık artırmayla sattırabilir. Ancak, mal borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak masrafa oranla değeri azsa, hâkim satışın başka bir yolla yapılmasına da karar verebilir.
Malın bulunduğu yerde vekâlet veren ya da temsilcisi hazır bulunmazsa, satış kararı vekâlet veren dinlenmeksizin de verilebilir.
Malın hızla değer kaybetmesi hâli dışında, artırmanın yer ve zamanının mahkemece vekâlet verene bildirilmesi zorunludur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 542. maddesi, komisyoncu ile vekâlet veren (mal sahibi) arasındaki ilişkide, malın satılamaması veya satıştan cayılması durumunda ortaya çıkan bir uyuşmazlığı düzenler. Diyelim ki bir üretici veya tüccar, ürününü satması için bir komisyoncuya emanet etti. Komisyoncu malı satamadı veya mal sahibi satış emrinden vazgeçti. Mal sahibi, bu malı geri almak yerine uzun süre ortadan kaybolursa veya malı teslim almakta aşırı gecikirse, komisyoncu mağdur durumda kalır. Mal elinde kalmıştır; depolama masrafı yapar, malın değeri düşebilir. İşte bu madde, komisyoncuya bir kurtuluş yolu sunar: Komisyoncu, malın bulunduğu yer mahkemesine başvurarak satış kararı alabilir ve malı açık artırmayla sattırabilir. Eğer mal borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da malın değeri satış masraflarına oranla çok düşükse, hâkim açık artırma yerine daha pratik bir satış yöntemine de karar verebilir. Bu düzenleme, hem komisyoncunun elinde kalan maldan kurtulmasını sağlar hem de mal sahibinin malına keyfi olarak sahip çıkmaması durumunda doğacak zararları önler.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde özellikle acente, komisyoncu veya konsinye satış yapan tüccarlar için kritik öneme sahiptir. Gerçek hayattan bir senaryo ile anlatalım: Bir tekstil üreticisi, sezonluk kumaşlarını bir komisyoncuya satması için verir. Sezon biter, ürünler satılamaz. Üreticiye "malınızı geri alın" denir; ancak üretici iflasın eşiğindedir veya depo kirası ödemek istememektedir. Mal aylarca komisyoncunun deposunda bekler. Bu durumda komisyoncu, üreticinin bulunduğu yere gitmek zorunda değildir. Kendi bulunduğu yer mahkemesinden (örneğin İstanbul Ticaret Mahkemesi'nden) satış kararı alarak malı açık artırmayla sattırabilir. Böylece komisyoncu, depolama masrafından kurtulur ve alacağını tahsil etme imkânı bulur. Maddenin ikinci fıkrası ise işleyişi hızlandırır: Mal sahibi veya temsilcisi o yerde yoksa, hâkim onu dinlemeden de satış kararı verebilir. Bu, kötü niyetli mal sahibine karşı komisyoncuyu koruyan bir düzenlemedir. Ancak üçüncü fıkra önemli bir güvence sunar: Malın hızla değer kaybetme riski yoksa, artırmanın yeri ve zamanı mahkemece mal sahibine bildirilmek zorundadır. Yani komisyoncu, "hâkim kararı var" deyip malı gizlice satamaz; mal sahibinin satıştan haberi olması gerekir. Bu madde, SicilAI olarak takip ettiğimiz ticari uyuşmazlıklarda, özellikle taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan durumlarda sıkça gündeme gelir ve uygulamada ihtiyati tedbir kararlarıyla birlikte değerlendirilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yetkisiz satış riski: Komisyoncu, mahkeme kararı almadan kendi başına satış yaparsa, vekâlet sözleşmesine aykırı davranmış olur ve tazminat ödemekle yükümlü hale gelir. Mahkeme kararı şarttır.
- Bildirim yükümlülüğünün ihmal edilmesi: Mal hızla değer kaybetmiyorsa, artırma tarihi ve yeri mal sahibine bildirilmeden yapılan satış usulsüz sayılabilir ve iptal edilebilir. Bu da komisyoncu için ciddi bir hukuki risktir.
- Değer tespiti hatası: Komisyoncu, malın değerini düşük gösterip satış yaparsa, mal sahibi zarara uğrar ve aradaki farkı komisyoncudan talep edebilir. Satış bedelinin emsal değere uygun olduğu ispatlanmalıdır.
- Süreç yönetimi: "Aşırı ölçüde gecikme" kavramı her somut olayda farklı yorumlanabilir. Gecikmenin makul süresini iyi hesaplamak gerekir; aksi halde açılan dava reddedilebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler büyük önem taşır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.