# MADDE 560
Kıymetli Evrakta Havale Hükümleri
Resmi Kanun Metni
Kıymetli evraka bağlanmış alacağın, hâmile ödenmesi amacıyla yapılan yazılı havaleler hakkında, bu bölüm hükümleri uygulanır. Bu durumda havale ödeyicisi karşısında her hamil, havale alıcısı sayılır. Buna karşılık, havale eden ile havale alıcısı arasındaki ilişkiye özgü haklar, sadece alacağı devreden ile devralan arasında doğmuş olur.
Çekler ve poliçe benzeri havaleler hakkındaki özel hükümler saklıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 560. maddesi, kıymetli evraka bağlanmış alacakların hâmile ödenmesi amacıyla yapılan yazılı havaleleri düzenler. Bilindiği gibi havale; bir kimsenin (havale eden), borçlusuna (ödeyici) hitaben, alacaklısına veya bir üçüncü kişiye (havale alıcısı) ödeme yapması talimatını içeren yazılı bir işlemdir. Bu madde özel olarak, alacağın bir kıymetli evraka (örneğin bono, emre yazılı senet, tahvil) bağlanmış olduğu durumlarda, bu havalenin hâmile ödenmek üzere yapılmasını ele alır.
Maddenin getirdiği temel kural şudur: Havale ödeyicisi karşısında her hamil, havale alıcısı sayılır. Yani kıymetli evrakı elinde bulunduran ve ödemeyi talep eden kişi, havale alıcısı konumundadır; ödeyici bu kişiye ödeme yapmakla borcundan kurtulur. Buna karşılık, havale eden ile havale alıcısı arasındaki temel borç ilişkisinden doğan haklar (örneğin sözleşmenin iptali veya malın ayıplı olması gibi itirazlar) sadece alacağı devreden ile devralan arasında ileri sürülebilir. Ödeyici, bu iç ilişkideki def’ileri dinleyemez. Ayrıca madde, çekler ve poliçe benzeri havaleler hakkındaki özel hükümlerin saklı olduğunu belirtir; yani bu tür kambiyo senetleri kendi özel kanunlarına (örneğin TTK) tabidir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde, ticari hayatta özellikle tahvil, bono veya emre yazılı senetlerin devrinde sıkça karşımıza çıkar. Bir şirket, sahip olduğu bir bonoyu tedarikçisine veya finans kuruluşuna hâmiline havale yoluyla ödeme aracı olarak verebilir. Örneğin, (A) şirketinin (B) bankasından aldığı bir bonoyu, kendi borcu karşılığında (C) firmasına hâmile ödenmek üzere havale ettiğini düşünelim. (B) bankası, bonoyu ibraz eden (C) firmasına ödeme yapar ve bu ödeme ile (A) şirketine olan borcu sona erer. (A) ile (C) arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıklar, (B) bankasına karşı öne sürülemez.
Sicil ve ticaret işlemlerinde, teminat amaçlı devirlerde veya factoring şirketlerinin alacak devralma süreçlerinde bu madde belirleyici olur. SicilAI üzerinden yapılan değerlendirmelerde, özellikle kıymetli evrakın ciro zinciri ile havale arasındaki farkın doğru kurulması, uyuşmazlıkların önlenmesi açısından kritiktir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ciro ile havale karıştırılması: Kıymetli evrak ciro edilmişse TTK hükümleri uygulanır; TBK’daki havale hükümleri ancak yazılı havale söz konusu olduğunda devreye girer. Bu ayrımın gözetilmemesi, geçersiz bir işlem doğurabilir.
- Yazılı şekil şartının ihmal edilmesi: Madde kapsamındaki havalenin mutlaka yazılı yapılması gerekir. Sözlü veya zımni talimat, hukuki sonuç doğurmaz.
- Ödeyicinin yetkili hamil kontrolünü atlaması: Ödeyici, kendisine ibraz eden kişinin kıymetli evrakın meşru hamili olup olmadığını denetlemelidir. Aksi halde yaptığı ödeme, alacaklıya karşı geçersiz sayılabilir.
- İç ilişki def’ilerinin ödeyiciye karşı ileri sürülmesi: Havale eden ile alıcı arasındaki borç ilişkisinden doğan itirazlar, ödeyiciye karşı öne sürülemez. Bu kurala uymayan taraf, tazminat riskiyle karşılaşır.
- Çek ve poliçelere bu maddenin uygulanacağının sanılması: İkinci fıkra gereği çekler ve poliçe benzeri havalelerde özel hükümler saklıdır. Bu senetlerde kambiyo mevzuatına göre hareket edilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.