# MADDE 564
Saklama Sözleşmesi Erken Geri Verme Hakkı
Resmi Kanun Metni
Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Ancak saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yapmış olduğu masrafları ödemekle yükümlüdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 564, saklama sözleşmesinin en kritik noktalarından birini düzenler: Süre kararlaştırılmış olsa bile saklatan (malını emanet bırakan kişi), dilediği anda malını geri isteyebilir. Saklayan (emaneti kabul eden kişi) bu talebi reddedemez; sözleşmede yazılı sürenin dolmasını bekleme hakkı yoktur. Üstelik saklayan, saklanan şeyi yalnızca teslim aldığı hâliyle değil, "bütün çoğalmalarıyla" birlikte geri vermekle yükümlüdür. Çoğalma kavramına malın doğal ve hukuki ürünleri girer: depolanan ticari malın getirisi, mevduat faizi, hayvanların yavruları, kira geliri gibi değer artışları bu kapsamdadır. Bu noktada kanun koyucu bilinçli olarak saklatanı güçlü konuma yerleştirmiştir; çünkü malın mülkiyeti ve ekonomik menfaati esas olarak saklatana aittir. Ancak hakkaniyet gereği tek bir sınır getirilmiştir: Saklayan, sürenin uzunluğunu dikkate alarak masraf yapmışsa — örneğin özel saklama ekipmanı kurmuşsa veya yıllık sigorta primi ödemişse — saklatan bu masrafları ödemek zorundadır. Aksi takdirde erken geri alma nedeniyle saklayanın zarara uğratılmaması amaçlanmıştır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu hüküm özellikle depoculuk, antrepo işletmeciliği, soğuk hava deposu hizmetleri, değerli eşya kasası ve belge arşivleme sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeleri yakından ilgilendirir. Bir örnekle somutlaştıralım: Tekstil esnafı, 200 bin TL değerindeki ürününü 6 aylık sözleşmeyle bir depocuya bırakmıştır. Sözleşmenin 3. ayında esnaf büyük bir ihracat siparişi alır ve ürünlerini acilen geri ister. Depocu, sözleşmede 6 ay yazdığını ileri sürerek teslimden kaçınamaz; ürünleri tüm çoğalmalarıyla birlikte derhâl iade etmek zorundadır. Bununla birlikte depocu, 6 aylık süreye göre hesapladığı özel raf sistemi veya peşin ödenen sigorta bedeli gibi belgelenebilir masraflarının makul kısmını esnaftan talep edebilir. Sicil ve ticaret hayatında bu madde, sözleşmelerdeki "süre" maddesinin tek başına kesin bir güvence sağlamadığını gösterir. Bu nedenle işletmelerin depolama sözleşmelerine erken çıkışta masraf paylaşımına ilişkin açık ve ölçülebilir hükümler koyması büyük önem taşır. SicilAI üzerinden yapılan sözleşme incelemelerinde de bu maddeye uygun erken fesih ve masraf düzeneklerinin kurulmasına özellikle dikkat edilmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Saklayan yönünden temerrüt riski: Süre dolmadan gelen geri isteme talebine rağmen malı teslim etmeyen saklayan, saklatanın uğradığı zararı tazmin etmek zorunda kalır; ayrıca gecikme faizi ve yargılama giderleriyle karşılaşabilir.
- Masraf iddiasının kötüye kullanılması: Saklayanın talep edebileceği masraflar, yalnızca belirlenen süre dikkate alınarak yapılmış ve fatura ya da makbuzla ispatlanabilen giderlerdir. Belgelenemeyen masraflar saklatandan istenemez.
- Çoğalmaların eksik teslim edilmesi: Saklanan mala bağlı getirilerin (kira geliri, faiz, ürün artışı) geri verme sırasında eksiksiz sunulmaması hâlinde saklayan, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumlu tutulabilir.
- Sözleşmeye "süre kesindir" kaydı eklenmesi: Saklama sözleşmesine sürenin kesin olduğu ve erken geri alınamayacağı yönünde konulan kayıtlar, TBK m.564 karşısında saklatanı bağlamaz ve uygulamada geçersiz kabul edilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.