# MADDE 59
Ayırt Etme Gücü Kaybında Sorumluluk
Resmi Kanun Metni
Ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Ancak, ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse, sorumluluktan kurtulur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 59. maddesi, ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişinin, bu süre içinde verdiği zararlardan sorumlu olacağını düzenler. Ayırt etme gücü; kişinin davranışlarının hukuki sonuçlarını algılayabilme ve bu davranışlarını yönlendirebilme yeteneğidir. Geçici kayıp; bayılma, ani bir sağlık krizi, uyku hali, aşırı alkol veya uyuşturucu etkisi gibi durumlarda ortaya çıkabilir. Kural kısa ve nettir: Kişi, ayırt etme gücü geçici olarak ortadan kalktığı sırada üçüncü kişilere veya bir işletmeye zarar verirse, bu zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak getirilen önemli bir istisna vardır: Kişi, ayırt etme gücünü kaybetmede kusurunun bulunmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu düzenleme, kuralları “hak ve sınırlar” açısından ele alır; kusursuzluğunu ispat külfetini zarar veren kişiye yükleyerek mağduru korumayı amaçlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf açısından bu madde, en çok iş kazası, araç kullanımı ve müşteriye/üçüncü kişiye verilen zararlarda gündeme gelir. Örneğin bir kurye, motosikletiyle dağıtım yaparken geçirdiği sara krizi sonucu bir dükkâna girerse; kurye, krizin geleceğini bilmesine rağmen tedbir almadıysa "ayırt etme gücünü kaybetmede kusurlu" sayılır ve zararı tazmin eder. Buna karşılık tamamen bilinmeyen ve öngörülemeyen bir sağlık sorunu sonucu bayılan bir işçi, kusurunun olmadığını kanıtlarsa sorumlu tutulmaz. Şirket yöneticileri ve şahıs işletmesi sahipleri de toplantı ya da imza sürecinde benzer bir duruma düşebilir. Böyle bir olayda, zarar talebiyle karşılaşan işletmenin öncelikle olay anındaki tıbbi belgeleri, sağlık raporlarını ve varsa kamera kayıtlarını saklaması gerekir. SicilAI platformu olarak biz de işletmelere, bu tür sorumluluk taleplerinde ispat yükünün doğru yönetilmesinin tazminat miktarını doğrudan etkilediğini özellikle hatırlatıyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat yükü yanlış yönetiliyor: Kişi, ayırt etme gücünü kaybında kusuru olmadığını ispat edemezse doğan tüm zarardan sorumlu kalır. Geçici kayıp yaşayan kişinin mutlaka doktor raporu alması şarttır.
- Bilinçli risk almak: Alkol veya uyuşturucu etkisiyle, hekimi tarafından yasaklanmasına rağmen araç ya da makine kullanan kişi kusurlu kabul edilir ve sorumluluktan kurtulamaz.
- Önceden bilinen hastalığın gizlenmesi: Şirket çalışanı, rahatsızlığını işverenden veya işe alım sürecinde gizlerse, hem kendi hem de işveren açısından ağır hukuki sonuçlar doğabilir.
- Sigorta eksikliği: Taşıt, iş yeri ve genel sorumluluk sigortaları bu tarz geçici kayıp kaynaklı talepleri kapsayabilir; poliçe teminatlarının düzenli gözden geçirilmemesi büyük finansal kayıp riskidir.
- Delillerin zamanında toplanmaması: Olay sonrası kamera kaydı, sağlık kayıtları ve tanık ifadeleri toplanmazsa ispat süreci ciddi biçimde zedelenir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.